Ana SayfaMealler › Abdullah-Ahmet Akgül
AA

Abdullah-Ahmet Akgül

Abdullah-Ahmet Akgül meali ile okumaya başla
Gaşiye 1 / 26
1
(Ey Resulüm, her tarafı yaygın olarak kuşatacak ve dehşeti tüm Dünya’yı kaplayacak olan) Kıyametin haberi Sana geldi mi? (Artık görevin insanlara duyurmak ve onları uyarmaktır.)
A.Ahmet Akgül 88:1
2
O gün, öyle yüzler vardır ki, ’zillet içinde aşağılanmış (ve utanç kaplamış) tır.’
A.Ahmet Akgül 88:2
3
Kimisi de (dünyada iken çok) çalışıp çabalamış (ama niyeti halis, ameli salih olmadığından) boşuna yorulmuş (olacaktır) .
A.Ahmet Akgül 88:3
4
(Böyleleri küfrü ve kötülüğü yüzünden) Kızgın bir ateşe (cehenneme) atılıp yakılacaktır.
A.Ahmet Akgül 88:4
5
(Hiddet ve şiddetle) Kaynayan (boğazı ve iç organları yakıp kavuran) bir kaynaktan içmeye (mecbur kalacaklardır) .
A.Ahmet Akgül 88:5
6
Onlar için (zehirli olan) sert, sivri ve kuru dikenden başka bir yiyecek yoktur (olmayacaktır) .
A.Ahmet Akgül 88:6
7
(Bu ise) Ne doyurup beslenmesine yarayacak, ne de açlıktan kurtulmasını sağlayacaktır.
A.Ahmet Akgül 88:7
8
(Ama mü’minlerden) O gün öyle (nurlu ve onurlu) yüzler de vardır ki, nimette (engin bir mutluluk içinde) bahtiyardır.
A.Ahmet Akgül 88:8
9
(Dünyada Hakk yolunda harcadıkları samimi, sürekli ve teslimiyetli) Çabalarından dolayı razı ve hoşnut (kılınmışlardır) .
A.Ahmet Akgül 88:9
10
Yüksek bir cennet içinde (gerçek izzet ve lezzet ortamındadırlar.)
A.Ahmet Akgül 88:10
11
Orada anlamsız (ve huzur kaçırıcı) bir söz duymayacaklardır.
A.Ahmet Akgül 88:11
12
Orada (cennet yurdunda) ’durmaksızın akan’ bir kaynak (pınarlar) vardır.
A.Ahmet Akgül 88:12
13
Orada yükseklerde kurulmuş tahtlar ve koltuklar da (olacaktır;)
A.Ahmet Akgül 88:13
14
(Hazırlanıp) Yanı başlarına konulmuş (içecek dolu) kaplar (ve kadehler bulunacaktır) ,
A.Ahmet Akgül 88:14
15
Dizi dizi yastıklar (sıralanmıştır) ,
A.Ahmet Akgül 88:15
16
Ve serilmiş nefis yaygılar. (Kıymetli halılar vardır, hepsi mü’min, müttaki ve mücahit kullarındır.)
A.Ahmet Akgül 88:16
17
(Gafiller ve kâfirler hiç ibretle ve dikkatle) Bakmıyorlar mı o deveye; ki nasıl (ve ne mükemmel) yaratılmıştır?
A.Ahmet Akgül 88:17
18
Göğe (de baksınlar) ki; nasıl yükseltilip (ayarlanmıştır?)
A.Ahmet Akgül 88:18
19
Dağlara (bakmazlar mı) ; nasıl oturtulup (sağlam) kurulmuş (durumdadır?)
A.Ahmet Akgül 88:19
20
Yerküreye (bakıp da ibret almazlar mı) ; nasıl yayılıp-döşenmiş (tarıma uygun hale getirilmiş bulunmaktadır?)
A.Ahmet Akgül 88:20
21
Artık Sen, öğüt verip-hatırlat. (Çünkü) Sen, sadece bir öğüt verici-bir uyarıcısın.
A.Ahmet Akgül 88:21
22
Sen, onlar üzerine (tahakküm ve baskı kullanacak) bir zorlayıcı değilsin. (Çünkü dinde zorlama olmayacaktır.)
A.Ahmet Akgül 88:22
23
Ancak (her) kim (Kur’an’dan) yüz çevirir ve (Onun hüküm ve haberlerini) inkâr ederse (onlar sonunda pişman ve perişan olacaklardır) .
A.Ahmet Akgül 88:23
24
Allah, onu (inkârcı ve isyancı kulunu) en büyük azap ile azaplandıracaktır.
A.Ahmet Akgül 88:24
25
Şüphesiz onların (bütün insanların) dönüşleri ancak Bizedir. (Kimse elimizden kurtulamayacaktır.)
A.Ahmet Akgül 88:25
26
Sonra onları hesaba çekmek de elbette Bize aittir. (Herkes hak ettiğine kavuşacaktır.)
A.Ahmet Akgül 88:26
Gaşiye suresi tamamlandı