Ana SayfaMealler › Abdullah-Ahmet Akgül
AA

Abdullah-Ahmet Akgül

Abdullah-Ahmet Akgül meali ile okumaya başla
Mutaffifın 1 / 36
1
Vay haline, ölçüde ve tartıda (ve her türlü alış-veriş konusunda) hile ve haksızlık yapanların! (İmalat ve inşaat işlerinde eksik ve düşük malzeme kullananların, insanların hak ve hukuklarını çalanların ve ülkede sistem kurarken Kur’ani ve Nebevi prensipleri esas almayanların; ki nasıl da gerçeği çarpıtıp saptırırlar ve kul hakkını hiçe sayarlar?)
A.Ahmet Akgül 83:1
2
Ki onlar, insanlardan ölçüp (kendi haklarını) aldıkları zaman, tam olarak alırlar.
A.Ahmet Akgül 83:2
3
Fakat onlara (başkalarına verilmek için) kendileri bir şey ölçüp tartarken eksiltme yaparlar.
A.Ahmet Akgül 83:3
4
Yoksa onlar, öldükten sonra diriltileceklerini (ve her şeyden sorguya çekileceklerini) hiç zannetmiyorlar (ve bunu hesaba katmıyorlar) mı?
A.Ahmet Akgül 83:4
5
(Şiddeti ve dehşeti azametli olan) O büyük günde (kıyamette mahkeme edileceklerini düşünmüyorlar mı?)
A.Ahmet Akgül 83:5
6
(Peki) İnsanların, âlemlerin Rabbi (ne hesap vermek) için (diriltilip) kalkacakları (ve divana duracakları) günde (nasıl olacaklardı?)
A.Ahmet Akgül 83:6
7
Hayır (onlar aldanmaktadır, çünkü) ; facir (isyankâr ve günahkâr) olanların kitabı (dosyası) şüphesiz "Siccîn" (aşağı cehennem hapishanesin) dedir.
A.Ahmet Akgül 83:7
8
"Siccîn"in ne olduğunu sana öğreten nedir? (Söyleyeyim:)
A.Ahmet Akgül 83:8
9
(O, suç dosyaları ve ceza hesapları tek tek rakamlanıp kayda alınmış) Yazılı bir kitaptır (amel sicilidir) .
A.Ahmet Akgül 83:9
10
O gün, (Kur’an’ı ve mizanı) yalanlayanların (kul hakkını ve devlet malını çalanların) vay haline (ki başlarına neler gelecektir!)
A.Ahmet Akgül 83:10
11
Ki onlar, (dünyada iken) din gününü (hesap ve ceza hükmünü) yalanlamakta (ve yokmuş gibi davranmakta) dırlar.
A.Ahmet Akgül 83:11
12
Oysa onu, (mahşerin vuku bulmasını; haksızlık ve ahlâksızlıklarının cezasız kalmasını isteyen) ’azgın, saldırgan ve aşırı’ günahkâr olandan başkası yalan (saymayacaktır.)
A.Ahmet Akgül 83:12
13
Ona (haddini aşana ve her günaha bulaşana) ayetlerimiz okunduğu zaman demişti ki: (Bunlar) “Geçmişlerin masalları (asılsız uydurmaları) dır.”
A.Ahmet Akgül 83:13
14
Hayır ve asla! Gerçek şu ki, onların işleyip kazandıkları (kötülükler nedeniyle) kalpleri üzerinde (günahlar) pas bağlamış (ve ruhları kararmış) tır.
A.Ahmet Akgül 83:14
15
Hayır, doğrusu bunlar o günde (mahşerde ve ahirette) Rableri (olan Allah’ın tecellisini görmek) den perdelenip mahcup bulunacaklardır. (Günah kirleriyle gözleri ve gönülleri perdelenip körlendiğinden, onlar Cemâlullah’tan mahrum kalacaklardır.)
A.Ahmet Akgül 83:15
16
Sonra onlar, kuşkusuz cehenneme atılacaklardır.
A.Ahmet Akgül 83:16
17
Ve sonra kendilerine “işte yalanladığınız gerçek budur” denilecektir.
A.Ahmet Akgül 83:17
18
Amma; ebrar (iman ve iyilik ehli) olanların kitabı ise kesinlikle "İlliyîn"dedir.
A.Ahmet Akgül 83:18
19
"İlliyîn"in ne olduğunu sana öğreten nedir (söyleyeyim mi) ?
A.Ahmet Akgül 83:19
20
O (salih ve halis davranışlar kayıtlı) yazılı bir kitaptır (hayırlı amel sicilidir) .
A.Ahmet Akgül 83:20
21
(Allah’ın emriyle mü’min kuluna mukarreb melek olarak) Yakınlaştırılmış olanlar da ona şahitlik edecek (kaydettikleri belgeleri gösterecek) lerdir.
A.Ahmet Akgül 83:21
22
Gerçekten ebrar kimseler (iyilik ehli olan salih ve sadık mü’minler) artık nimet (ve saadet) içindedirler.
A.Ahmet Akgül 83:22
23
(Cennette taht gibi konforlu) Koltuklar üzerinde oturup (etrafını hayranlık ve mutlulukla) bakıp seyrederler.
A.Ahmet Akgül 83:23
24
(Sen onların) Yüzlerinde (sonsuz saadet ve) nimete ermenin (ve cennete girmenin) sevinç parıltılarını fark edip sezersin.
A.Ahmet Akgül 83:24
25
Onlara (mü’minler için özel ambalajlanıp) mühürlenmiş halis cennet şarabından içirilir.
A.Ahmet Akgül 83:25
26
Ki sonrası misktir (insanı sonsuz mutluluklara iletecektir) . İşte (en nefis nimet ve faziletler için) imrenip yarışanlar (fani ve fena olan şeyler uğrunda değil) bunlar için heveslenip yarışıvermelidirler.
A.Ahmet Akgül 83:26
27
Onun (misk şurubunun) karışımı "tesnim"dendir. (Kokusu ve lezzetiyle en rahatlatıcı ve ferahlatıcı bir şerbettir.)
A.Ahmet Akgül 83:27
28
(Öyle temiz ve leziz) Bir kaynak ki (sadece Rabbine) yakınlaştırılmış (mukarreb) olanlar ondan içeceklerdir.
A.Ahmet Akgül 83:28
29
(Oysa dünyada iken) O suçlu günahkârlar (müşrik ve mücrim takımı) , gerçekten iman edenlere (küçümseyerek) gülüp geçerlerdi.
A.Ahmet Akgül 83:29
30
(Mü’minler onlara uğradıkları ve) Yanlarına vardıkları zaman, (alay etmek ve küçümsemek için) birbirlerine kaş-göz ederlerdi.
A.Ahmet Akgül 83:30