1
Andolsun (kâfirlerin ve zalimlerin canlarını) , ta içlerine dalıp çökerek ve acıyla sökerek çıkaran (görevlilere) ,
2
(Mü’min ve müttakilerin ruhlarını ise) Yumuşacık çekip alan (meleklere) ,
3
Yüzdükçe yüzerek akıp gidenlere, (tesbih ve tenzih ederek yükselenlere, muhteşem yıldız kümelerine ve galaksilere…)
4
Öncü olarak yarışıp (hayırda ileri) geçenlere,
5
Böylece (hizmet, devlet ve ümmet) işi (ni tedbir edip) bir düzen ve disiplin içinde evirip çevirenlere! (Ayrıca, Kâinat ve tabiat kanunlarımızı, Bizim emrimizle yerine getirip yürüten meleklere yemin olsun ki;)
6
O (şiddetli) depremin (Dünya’yı) sarsacağı (korkunç) gün (gelecektir) .
7
Arkasından onu diğer (dehşetli) bir sarsıntı (daha) izleyecektir.
8
O gün yürekler (dehşet içinde) çarpıp titreyecektir.
9
Gözler zillet içinde (kayıp baygın) düşecektir.
10
(Buna rağmen kâfirler hâlâ:) "Biz (kabirde) çukurda iken, gerçekten biz mi yeniden (diriltilip) döndürülecekmişiz?" demektedirler.
11
"Biz çürüyüp dağılmış kemikler olduğumuz zaman mı (dirilip hesaba çekilecekmişiz? Bu asılsız ve imkânsız bir şeydir.) "
12
(Ve yine kâfirler) Derler ki: "Şu durumda, (eğer diriliş ve hesaba çekiliş doğruysa, bu da yine mü’minlerin) zararına bir dönüştür. (Çünkü bizler, yine zenginler ve izzetliler olarak kalkıp diriltileceğiz. Aksi halde büyük bir hüsrana düşeceğiz!) "
13
Oysa (çok uzak ve imkânsız gördükleri) bu (kıyamet) , yalnızca tek bir (külli) iradenin buyruğuyla (oluşacak) haykırıştan ibarettir.
14
(Ardından) O vakit bir de bakarsın ki onlar, (hepsi tekrar dirilmiş ve) yerin üstüne çıkarılıvermişlerdir.
15
(Ey Habibim!) Musa’nın haberi Sana gelmedi mi?
16
Hani o vakit Rabbi ona, kutsal vadi Tuva’da (şöyle) seslenmişti:
17
Firavun’a git; çünkü o, (tek kişilik keyfi yönetim tarzıyla) tağutlaşıp iyice azgınlaşıverdi.
18
Ona de ki: " (Küfür ve kötülükten) Temizlenmek ister misin?”
19
“Ki seni Rabbine yönelteyim, böylece (O’na karşı) haşyet (ve hürmet) eder hale gelirsin” (demişti) .
20
Derken (Musa) ona büyük mucizeyi (de) göstermişti.
21
Fakat o, (yine) yalanlamış ve isyan etmişti.
22
Sonra (şeytani yönde) çaba harcayıp (gururla) arkasını dönerek gitmişti.
23
Sonunda (yardımcı güçlerini) toplamış (onlara şöyle) seslenmişti;
24
(Firavun kibir ve cehaletle:) “Sizin en yüce rabbiniz benim! (Hayat sisteminizi tanzim ve sizi dilediğim gibi yönlendirip terbiye ediciyim) ” demişti.
25
Bu yüzden Allah onu, ahiret ve dünya azabıyla yakalamış (ve zulüm saltanatını yıkmış) tır.
26
Gerçekten bunda ’içi titreyerek korkacak’ kimse için elbette bir ibret (dersi) vardır.
27
(Ey kâfirler, müşrikler, dinsizler ve Darwinistler, söyleyin!) Yaratılmak bakımından siz mi daha çetin ve zorsunuz, yoksa (hayretle bakıp durduğunuz) gök (yüzü) mü? (Bakınız, Allah) Onu bina edip (böyle mükemmel ve muhteşem yapmıştır) .
28
(Göklerin) Boyunu (tavanını) yükseltmiş, ona belli bir düzen verip (Güneş Sistemini ayarlamıştır) .
29
(Böylece kendi ekseni ve Güneş’in etrafında dönen Dünya’nın) Gecesini karartmış, kuşluğunu ağartıp açığa-çıkarmıştır.
30
Ardından (bunun yanında) yeryüzünü serip döşeyerek (yaşama uygun şartları hazırlamıştır) .
Sonraki 16 ayet →