Ana SayfaMealler › Abdullah-Ahmet Akgül
AA

Abdullah-Ahmet Akgül

Abdullah-Ahmet Akgül meali ile okumaya başla
Nebe 1 / 40
1
(Cahil ve gafil insanlar) Birbirlerine neyi sorup tartışıvermektedirler?
A.Ahmet Akgül 78:1
2
O büyük (nübüvvet, kıyamet ve ahiret) haberinden mi (sual etmektedirler) ?
A.Ahmet Akgül 78:2
3
(Halbu) ki kendileri bu konuda (ahiret hakkında) anlaşmazlık (ihtilaf) içindedirler.
A.Ahmet Akgül 78:3
4
Hayır; yakında (daha dünyada iken Allah’ın kahrını ve intikamını bizzat yaşayıp) bileceklerdir.
A.Ahmet Akgül 78:4
5
Yine kesinlikle hayır; daha sonra, ileride (hesap ve ahiret hayatında da onu) bilecekler (ve gerçeği görecekler) dir.
A.Ahmet Akgül 78:5
6
(Hele bir düşünün!) Sizin için Arz’ı (Dünya’yı) bir beşik gibi (döşeyip yaşamaya müsait) kılmadık mı?
A.Ahmet Akgül 78:6
7
Dağları bir kazık (gibi yapıp Dünya’nın dengesini sağlamadık mı?)
A.Ahmet Akgül 78:7
8
(Dikkatle bakıp anlayın!) Sizleri çift çift (dişi-erkek eşler halinde) yarattık.
A.Ahmet Akgül 78:8
9
Uykunuzu bir dinlenme (süreci) yaptık. (Yani uyku dinlenecek ve yetecek kadardır, fazlası zarar ve ziyandır.)
A.Ahmet Akgül 78:9
10
Geceyi bir örtü kıldık (ve üzerinize bir) elbise gibi sardık.
A.Ahmet Akgül 78:10
11
Gündüzü geçim zamanı yaptık.
A.Ahmet Akgül 78:11
12
Üstünüzde yedi (kat) sağlam (gök) bina edip kurguladık.
A.Ahmet Akgül 78:12
13
(Güneş’i) Parıl parıl yanan (ve sizi aydınlatıp ısıtan) bir lamba kıldık.
A.Ahmet Akgül 78:13
14
(Üst üste yığılıp) Sıkışan (bulut) lardan ’bardaktan boşanırcasına su’ indirip (yağmurları yağdırdık) .
A.Ahmet Akgül 78:14
15
Bununla (yeryüzünde) taneler ve bitkiler bitirip-çıkaralım diyedir.
A.Ahmet Akgül 78:15
16
Ve (ağaçlarının dalları) birbirine sarmaş-dolaş bahçeleri de (yetiştirmişizdir) .
A.Ahmet Akgül 78:16
17
Şüphesiz o hüküm (kıyamet ve mahşerdeki fasl-ayrışma) günü, (tarafımızdan) belirlenmiş bir vakittir.
A.Ahmet Akgül 78:17
18
(Haşir ve neşir için) Sur’a üfürüleceği gün, artık siz dalga dalga (ve hepiniz peşine takıldığınız rehber takımınızla hesaba ve huzura) geleceksiniz.
A.Ahmet Akgül 78:18
19
O sırada gök açılmış ve ardından kapılar oluşmuş (farklı âlemlerin sırları anlaşılmış) vaziyettedir.
A.Ahmet Akgül 78:19
20
Dağlar (yerinden sökülüp) yürütülmüş, artık bir serap oluvermişlerdir.
A.Ahmet Akgül 78:20
21
Kesinlikle cehennem, (suçluları) gözetleyip beklemektedir.
A.Ahmet Akgül 78:21
22
(Orası) Azgınların ve sapkınların varacağı yerdir.
A.Ahmet Akgül 78:22
23
Orada (devirler boyu) süresiz kalıp (azap göreceklerdir) .
A.Ahmet Akgül 78:23
24
Orada ne tadabilecekleri serinlik, ne de bir içecek (bulabileceklerdir) .
A.Ahmet Akgül 78:24
25
Kaynar sudan ve irinden başka (bir şey verilmeyecektir) .
A.Ahmet Akgül 78:25
26
(Dünyada yaptıklarına) Uygun karşılık olarak (böyle hareket edilecektir. Herkesin ve her kesimin amellerine karşılık, işledikleri suçun cinsinden) muvafık (uygun ve denk) bir ceza verilecektir. (“Cezaen vifaka;” -işledikleri kötülük ve nankörlüklere- uygun ve denk -muvafık- bir ceza-karşılık demektir.)
A.Ahmet Akgül 78:26
27
Doğrusu onlar, (böyle) hesaba çekileceklerini (hiç) ummuyorlardı.
A.Ahmet Akgül 78:27
28
Bizim ayetlerimizi (kısmen veya tamamen) yalanlayabildikleri kadar (pervasızca) yalanlıyorlardı.
A.Ahmet Akgül 78:28
29
Oysa Biz, her şeyi (ve herkesin amelini) bir kitapta yazıp (kayıt altına almış ve) saymışızdır.
A.Ahmet Akgül 78:29
30
(Kur’an’ın bir hükmünü dahi gereksiz ve geçersiz gören kâfirlere denilecek ki:) Şimdi tadın (bakalım) . Size artık azaptan başkasını arttırmayacağız;
A.Ahmet Akgül 78:30