Ana SayfaMealler › Abdullah-Ahmet Akgül
AA

Abdullah-Ahmet Akgül

Abdullah-Ahmet Akgül meali ile okumaya başla
Kıyame 1 / 40
1
Kuşkusuz (bütün ölenlerin diriltileceği) kalkış (kıyamet) gününe kasem (yemin) ederim ki...
A.Ahmet Akgül 75:1
2
Ve yine gerçekten (keyfine ve şeytani dürtülere kapılarak düşünce ve davranışlarını kontrol altına alamayıp kötülüğe kaymaları, böylece ibadet ve hizmetten kaytarmaları nedeniyle) sürekli ve çok içtenlikli (olarak) kendini kınayıp duran (vicdanını uyaran) nefse (sorumlu ve şuurlu kimseye) de kasem ederim (ki: Hataları, günahları ve haksızlıkları nedeniyle; pişmanlık duyarak ve vicdanına kulak asarak kendisini suçlayıp sorumlu tutan kimseler, doğru istikamettedir ve bu tavır kişisel olgunlaşmanın ilk basamağı ve işaretidir.)
A.Ahmet Akgül 75:2
3
(Gafil ve kâfir) İnsan, Bizim onun kemiklerini kesinlikle (tekrar diriltip) bir araya getirmeyeceğimizi mi zan ve hesap etmektedir?
A.Ahmet Akgül 75:3
4
Bilakis, Biz onun (her insanın asla bir başkasına benzemeyen ve taklit edilmeyen imzası bilinen) parmak uçlarını dahi derleyip (yeniden ve aynen) düzene koyarak eski haline getirmeye Kâdiriz (ve bunu gerçekleştireceğiz) .
A.Ahmet Akgül 75:4
5
Ancak (maalesef çoğu) insan (sonunun kötü olacağını bile bile) , önündeki (kalan ömür günlerini) fısk-u fücurla (günah ve ahlâksızlıkla) sürdürmek istemektedir.
A.Ahmet Akgül 75:5
6
(Bunlar; hadi canım!) "Kıyamet günü de ne vakit (gelecekmiş?) ” diye (alay ederek) sorup (gafletine devam etmektedir) .
A.Ahmet Akgül 75:6
7
Ama (ölüm ve kıyamet gelip çattığı, böylece) göz ’kamaşıp da (korkudan) kaydığı,’
A.Ahmet Akgül 75:7
8
Ay karardığı,
A.Ahmet Akgül 75:8
9
Güneş ve Ay birleştirilip (eski halini, nur ve enerji şeklini aldığı) zaman;
A.Ahmet Akgül 75:9
10
İşte insan o gün: "Kaçış nereye (kime sığınabilirim) ?" diyerek (acizliğini ve çaresizliğini görecektir) .
A.Ahmet Akgül 75:10
11
Oysa hayır, (Allah’ın dışında) sığınacak herhangi bir yer (ve kimse) mevcut değildir.
A.Ahmet Akgül 75:11
12
O gün, ’sonunda varılıp karar kılınacak yer (müstekar) ’ yalnızca Rabbinin katıdır. (Herkes hesap vermek üzere mecburen O’nun huzuruna toplanacaktır.)
A.Ahmet Akgül 75:12
13
O gün insana, önceden takdim ettikleri ve erteledikleri şeyler, (yaptığı ibadet ve hizmetleri, yerine getirmesi gerektiği halde terk ettikleri) hepsi (bir bir) kendisine haber verilecektir.
A.Ahmet Akgül 75:13
14
Aslında gerçek şu ki; insan, kendi nefsine karşı bir basirettir. (Hesap günü birtakım mazeretler belirtse de, nefsinin kötülüklerine bizzat kendisi şahittir, herkes kendi ayarını ve amacını bilmektedir.)
A.Ahmet Akgül 75:14
15
(Ahirette) Kendi mazeretlerini ortaya atması (birtakım yalan bahanelere sığınması) bile (gaflet ve cehaletinin ve Allah’ı takdir edememenin bir neticesidir) .
A.Ahmet Akgül 75:15
16
(Ey Nebim, Cebrail Sana vahiy getirdiğinde) Onu (Kur’an’ı kavrayıp ezberlemek için) aceleye kapılıp dilini onunla hareket ettirip-durman (yersizdir) .
A.Ahmet Akgül 75:16
17
Çünkü şüphesiz, Onu (Kur’an’ı kalbinde) toplamak ve Onu (Sana) okutmak Bize ait (bir iş) tir.
A.Ahmet Akgül 75:17
18
Şu halde, Biz Onu (doğrudan veya Cebrail vasıtasıyla vahyedip) okuduğumuz zaman, Sen de (önce) Onun (Sana vahyolunup) okunuşunu (dikkatle) izle.
A.Ahmet Akgül 75:18
19
Sonra muhakkak Onu açıklamak Bize ait (bir iş) tir.
A.Ahmet Akgül 75:19
20
Hayır, siz peşini ve çarçabuk geçeni (dünya nimetlerini) seviyorsunuz.
A.Ahmet Akgül 75:20
21
Ve ahireti terk edip-bırakıyorsunuz.
A.Ahmet Akgül 75:21
22
O gün (ahirette) nice yüzler vardır ki (nurlanmıştır ve) güzelliği ile parıldayacaktır.
A.Ahmet Akgül 75:22
23
(Onlar sevinç ve saadetle) Rablerine (Allah’ın tecelli cemaline) bakıp duracak (ve tarifsiz mutluluğa ulaşacak) lardır.
A.Ahmet Akgül 75:23
24
Ama o gün, öyle yüzler de vardır ki kararmış (utanç ve pişmanlıktan suratları) ekşiyip (şekli kaymıştır) .
A.Ahmet Akgül 75:24
25
Artık kendisine, bel kemiklerini kıracak (dayanılmaz) işlerin (ve işkencelerin) yapılacağını anlamıştır.
A.Ahmet Akgül 75:25
26
Hayır, hayır! (Maalesef gerçek şu ki: Ömür bitip hayat tıkandığı ölüm anında) Can, köprücük kemiğine gelip dayandığı zaman, (insan şaşkınlaşıp kalacaktır.)
A.Ahmet Akgül 75:26
27
(Ona: Haydi görelim şimdi tedavi için) "Son müdahaleyi yapacak kimdir?" (En güvendiğin hekiminiz, sahte şeyhiniz ve şöhretliniz nerededir?) diye (hatırlatılacaktır) .
A.Ahmet Akgül 75:27
28
Artık gerçekten, (o can çekişen kişinin) kendisi de (mecburen bu dünyadan ve tüm sahip olduklarından son ve kesin) bir ayrılık olduğunu anlamıştır.
A.Ahmet Akgül 75:28
29
(Ölüm korkusundan) Ayaklar birbirine dolaşmaktadır.
A.Ahmet Akgül 75:29
30
O gün sevk (kaçınılmaz gidiş) , sadece ve kesinlikle Rabbine olacaktır.
A.Ahmet Akgül 75:30