Ana SayfaMealler › Abdullah-Ahmet Akgül
AA

Abdullah-Ahmet Akgül

Abdullah-Ahmet Akgül meali ile okumaya başla
Müddessir 1 / 56
1
Ey (cübbesine) örtünüp bürünen! (Ve uzlet köşesine çekilen, âlemlere rahmet Peygamberim!)
A.Ahmet Akgül 74:1
2
(Artık) Kalk da uyarıver! (Yakın çevrenden başlayarak insanları İslam’a davet ederek, inanmayanları başlarına geleceklerle korkut ve Kur’ani gerçekleri açıklamak üzere uğraş ve yorul.)
A.Ahmet Akgül 74:2
3
Sadece Rabbini tekbir edip yücelt! (Ve O’nun İlahi sıfatlarını anlatıp duyur.)
A.Ahmet Akgül 74:3
4
(Bu tebliğ vazifesini yaparken de) Elbiseni, (bineğini, çevreni, dış görünüş ve halini daima) tertemiz tut! (Aleyhinde konuşacak ve bahane arayacak tipleri böylelikle sustur!)
A.Ahmet Akgül 74:4
5
(Her çeşit zahiri kirden) Pislikten ve çirkinlikten (şirkten, kötülükten, menfaatperestlikten, kalbi ve beyni çürümüş tiplerden ve sistemlerden hicret ederek) kaçınıp uzak dur! (Haksızlık ve ahlâksızlıkta inat edenlerle, hakikat aşkına Sana biat ve itaat edenleri tanıyıp ayırmaya bak; cahiliye toplumundan ayrı ve farklı bir cemaat ve çekirdek kadro oluştur!..)
A.Ahmet Akgül 74:5
6
(Ey Nebim! Sakın karşılığında) “Daha fazla istekte bulunmak (ve başa kakmak) için iyilik yapma!” (Yaptığın hizmeti, çektiğin zahmeti ve yüklendiğin külfeti; “bunları başkaları yapamaz, kimse altından kalkamaz, bu iyiliklerimin karşılığı bulunmaz” diye, ibadet ve iyilikleri gözünde büyütme, insanlara minnet etme, onlara sıkıntı verme, az bir şey verip, karşılığında çok şey istemek, Dinen ve vicdanen uygun mudur?!)
A.Ahmet Akgül 74:6
7
(Ey Nebiyyi Zişan!) Rabbin için sabret. (Ki; çok zor, zahmetli ve uzun vadeli bir imtihan sürecine girmiş oluyorsun, kâinat çapında önemli ve azametli bir inkılâp dönemine erişmiş ve kutsal elçilik görevine getirilmiş bulunuyorsun. Bütün düşman çevrelere ve şeytani güçlere karşı en büyük dayanağın ve kuvvet kaynağın, sabır, metanet ve dirayettir. İşte bu yüzden Allah yolundaki sıkıntılara göğüs gerip dayanıver ki, zafere ve Rıza-i İlahi’ye ulaşmanın yegâne çaresi ve reçetesi budur.)
A.Ahmet Akgül 74:7
8
Çünkü o boruya (Sur’a) üfürüldüğü zaman (kıyamet koptuğu ve tekrar diriltilip insanların mahşere koştuğu süreç anlatılmaktadır) ,
A.Ahmet Akgül 74:8
9
İşte o gün, çok zorlu bir gün (olacaktır) ;
A.Ahmet Akgül 74:9
10
(Ve hele) Kâfirler içinse (kıyamet ve mahşer) hiç kolay değildir. (Bunu başlarına gelince anlayacaklardır.)
A.Ahmet Akgül 74:10
11
(Ey Nebim!) Kendisini tek olarak (ve yapayalnız) yarattığım (kabirde de tek başına bırakacağım şu adamı) Bana bırak;
A.Ahmet Akgül 74:11
12
Ki Ben ona, ’alabildiğine geniş kapsamlı bir mal’ (servet kılıp) lütfettim.
A.Ahmet Akgül 74:12
13
Göz önünde (çevresinde) hazır (mutluluk kaynağı) çocuklar (verdim) .
A.Ahmet Akgül 74:13
14
Ve sayısız imkân ve fırsatları önüne serdim.
A.Ahmet Akgül 74:14
15
Sonra, daha da arttırmam için tamah eder (doyumsuz istekler dilenirdi) .
A.Ahmet Akgül 74:15
16
Hayır (bu tıynetteki kimse rahmetime layık değildir) ; çünkü o, Bizim ayetlerimize karşı "kesin bir inatçı ve itirazcı” kesilmiştir.
A.Ahmet Akgül 74:16
17
(Artık) Onu alabildiğine sarp bir yokuşa süreceğim. (Hidayet ve inayetime ulaşmayı zorlaştırıvereceğim.)
A.Ahmet Akgül 74:17
18
Çünkü o (azıtmış kişiler ve onun gibiler) kesinlikle, düşündü taşındı ve (Kur’an’a ve vicdanına ters) bir ölçü ve düzen (tayin ve) takdir edip (uydurdu) .
A.Ahmet Akgül 74:18
19
Katlolup kahrolası, nasıl da (bozuk ve bâtıl) bir ölçü (ve ayar) koydu!?
A.Ahmet Akgül 74:19
20
Sonra o boynu kopası (Allah’ın hükmü kendisine hatırlatılmasına rağmen hâlâ) nasıl (böyle İslamiyet’e ve insaniyete aykırı) bir ölçü-düzen koyup (savundu) !?
A.Ahmet Akgül 74:20
21
Sonra (kendisini Hakka ve hayra çağıran Nebime ve davetçiye şöyle yukarıdan kibirle) bir baktı.
A.Ahmet Akgül 74:21
22
Sonra kaşlarını çattı ve yüzünü ekşitip (kalktı) .
A.Ahmet Akgül 74:22
23
Sonra da sırt çevirip (uzaklaştı) ve büyüklük taslayıp (müstekbir tavrı takındı) .
A.Ahmet Akgül 74:23
24
Ardından; "Bu sadece, (eskiden beri birbirine) ’aktarılarak öğrenilen’ bir büyüdür" diyerek (Peygamberin davetini hafife aldı ve inanmadı) .
A.Ahmet Akgül 74:24
25
"Bu, (uydurulmuş) bir beşer sözünden başkası değildir" (diyerek imandan kaçındı) .
A.Ahmet Akgül 74:25
26
Ben de onu, cehenneme sürükleyip-atacağım.
A.Ahmet Akgül 74:26
27
Cehennem (sakar) nedir, Sen bilir misin? (Anlatayım.)
A.Ahmet Akgül 74:27
28
(O, insanları) Ne (öldürüp) ortadan kaldırır, ne de (serbest) bırakır. (Kâfirler ve zalimleri sürekli azapla kıvrandırır.)
A.Ahmet Akgül 74:28
29
(O cehennem, inkârcı ve nankör) Beşere delicesine susamıştır. (Hiç durmadan derileri yakıp kavurmaktadır.)
A.Ahmet Akgül 74:29
30
Onun üzerinde (cehennem azaplarıyla görevli) on dokuz (âmir melek) vardır.
A.Ahmet Akgül 74:30