Ana SayfaMealler › Abdullah-Ahmet Akgül
AA

Abdullah-Ahmet Akgül

Abdullah-Ahmet Akgül meali ile okumaya başla
Hakka 1 / 52
1
’Elbette gerçekleşecek olan’ (kıyamet ve ahiret mutlaka gelecektir) .
A.Ahmet Akgül 69:1
2
Nedir o ’muhakkak gerçekleşecek olan?’ (ki Allah’ın takdiridir) .
A.Ahmet Akgül 69:2
3
(Ey Resulüm!) O gerçekleşecek olanı (Allah) Sana bildirmezse (Sen nereden bileceksin?)
A.Ahmet Akgül 69:3
4
(Bunların kavranması için hatırlat ki:) Semud ve Ad (toplumları) , Karia’yı (yürekleri kavuracak ve kapılarını çalacak olayı) yalan sayıvermişlerdi.
A.Ahmet Akgül 69:4
5
Bu nedenle Semud (halkı) korkunç bir sesle helak edildi.
A.Ahmet Akgül 69:5
6
Ad (halkın) a gelince; onlar da, uğultu yüklü, azgın bir kasırga ile yıkılıp gitmişlerdi.
A.Ahmet Akgül 69:6
7
(Allah) Onu, (korkunç kasırgayı) yedi gece ve sekiz gün, aralık vermeksizin üzerlerine musallat etmişti. Öyle ki, (orada bulunsan) o kavmin, bir süre zarfında sanki içi kof hurma kütükleriymiş gibi çarpılıp yere yıkıldıklarını görecektin.
A.Ahmet Akgül 69:7
8
Şimdi hiç onlardan arta kalan (bir şey) görebilmekte misin?
A.Ahmet Akgül 69:8
9
Firavun (kavmi) , ondan öncekiler ve yerle bir olan şehirler (halkı da hep) o hata ile (dünyada sürekli kalıverecekleri ve hiç hesaba çekilmeyecekleri düşüncesiyle tarih sahnesine) gelmiş (ve gitmişler) di.
A.Ahmet Akgül 69:9
10
Böylece Rablerinin Elçisine isyan etmişlerdi. Bu yüzden onları, şiddeti gittikçe artan bir azapla yakalayıvermiştik.
A.Ahmet Akgül 69:10
11
Gerçek şu ki, su taştığı (ve deniz) kabardığı zaman (Nuh tufanında bile) , o gemide (aslında) sizleri taşıyan Bizdik.
A.Ahmet Akgül 69:11
12
Öyle ki, onu sizlere bir ibret (hatırlatma ve öğüt) kılalım. ’Gerçeği belleyip kavrayabilen’ kulaklar (ın sahibi olanlar) da onu ‘öğrenip hatırlasın’ (diye bunları belirtiriz) .
A.Ahmet Akgül 69:12
13
Artık Sur’a tek bir üfürülüşle üfürüleceği,
A.Ahmet Akgül 69:13
14
Yeryüzü ve dağlar yerlerinden oynatılıp söküleceği, ardından (korkunç bir hızla) tek bir çarpma ile birbirlerine çarpılıp un ufak edileceği vakit;
A.Ahmet Akgül 69:14
15
İşte o gün, vâkıa (bir gerçek olan kıyamet olayı) artık vuku bulmuş (gerçekleşmiş) olacaktır.
A.Ahmet Akgül 69:15
16
(Bu durumda) Gök de yarılıp-çatlamıştır; artık o gün (gökler) ’sarkmış-zayıflamış ve çökmeye başlamıştır.’
A.Ahmet Akgül 69:16
17
Melek (ler) ise, onun çevresi üzerinde (göklerin dört yanındadır) . O gün, Rabbinin Arş’ını, meleklerin üst tabakasından sekiz (melek) taşıyacaktır.
A.Ahmet Akgül 69:17
18
Siz o gün (amelleriniz ve kayıtlı hayat CD’nizle Allah’a) arz olunacaksınız; sizden yana hiçbir sır (öyle) gizli kalmayacaktır.
A.Ahmet Akgül 69:18
19
Artık kitabı sağ-eline verilen (bahtiyar) kişi: "Alın, kitabımı okuyun!" (İşte karnem budur) diye (sevinç çığlıkları atacaktır.)
A.Ahmet Akgül 69:19
20
"Çünkü ben, gerçekten hesabıma kavuşacağıma (zaten inanmış ve) kesin kanaatle (hazırlanmıştım" diye ferahlanacaktır.)
A.Ahmet Akgül 69:20
21
Artık o (her bakımdan) razı (memnun ve hoşnut) olacağı bir yaşam ortamındadır.
A.Ahmet Akgül 69:21
22
Yüksek bir cennette (bulunmaktadır) .
A.Ahmet Akgül 69:22
23
(Cennetin) Devşirilecek (meyve ve eşsiz ürün) leri (zahmetsiz ulaşacakları kadar) pek yakındır.
A.Ahmet Akgül 69:23
24
"Geride kalan günlerde (dünyada geçen sürenizde) , ’peşin olarak sunduklarınıza (iman ve ihlasla yaptığınız hizmet ve hazırlıklarınıza) karşılık olmak üzere,’ afiyetle yiyin ve için" (diye kutlanacaklardır) .
A.Ahmet Akgül 69:24
25
Kitabı sol eline verilen ise; o da: “Keşke kitabım bana hiç verilmeseydi” diye (hayıflanacaktır) .
A.Ahmet Akgül 69:25
26
“Hesabımı hiç bilmeseydim.” (Keşke bu yüz kızartıcı ve azaplandırıcı amellerimle karşılaşmasaydım.)
A.Ahmet Akgül 69:26
27
“Keşke o (ölüm her şeyi) kesip bitirseydi (ve beni yokluğa atsaydı) .”
A.Ahmet Akgül 69:27
28
(Çünkü bak!) “Onca malım (ve makamım) bana hiçbir yarar sağlayamadı,”
A.Ahmet Akgül 69:28
29
“Saltanatım, güç ve kudretim yok olup gitti, hepsi elimden alındı" diyerek (helak olup duracaktır) .
A.Ahmet Akgül 69:29
30
(İmtihanı kaybeden ve dinine-davasına hıyanet edenler için, Allah) "Onu yakalayıp tutuklayın, hemen sıkıca bağlayın!" (buyuracaktır.)
A.Ahmet Akgül 69:30