Ana SayfaMealler › Abdullah-Ahmet Akgül
AA

Abdullah-Ahmet Akgül

Abdullah-Ahmet Akgül meali ile okumaya başla
Tegabun 1 / 18
1
Göklerde ve yeryüzünde olanların tümü Allah’ı tesbih etmekte (yaratılış görevlerini yerine getirmekte) dirler. Mülk (Kâinat ve Saltanat) O’na aittir, hamd (övgü) de O’nun içindir. O, her şeye güç yetirendir.
A.Ahmet Akgül 64:1
2
Sizi yaratan O’dur; (ama) buna rağmen sizden kiminiz kâfirdir, kiminiz mü’mindir; Allah, (her an ve bütün) yaptıklarınızı Görendir.
A.Ahmet Akgül 64:2
3
Gökleri ve yeri Hakk olmak üzere (hikmet ve adalet ölçüleriyle ve imtihan gayesiyle) yarattı ve size (dengeli) bir biçim (şekil) verdi; (bütün sistemlerinizi mükemmel) suretlerinizi de güzel yapıp düzenledi. Dönüş ancak O’nadır. (Sonunda hepinizi huzuruna toplayıp hesaba çekecektir.)
A.Ahmet Akgül 64:3
4
Göklerde ve yeryüzünde olanları (bütün yarattıklarını elbette) bilir, gizlediğiniz ve açığa vurduğunuz şeyleri de bilir. Allah, göğüslerin (gönüllerin) özünü Bilendir.
A.Ahmet Akgül 64:4
5
Bundan önce inkâr edenlerin (küfre ve zulme yönelen kavimlerin) haberi size gelmedi mi? İşte onlar, (daha dünyada iken kötü) işlerinin vebalini tatmış (ve çeşitli belalara uğramış) lardır. (Ahirette de) Onlara acı bir azap vardır.
A.Ahmet Akgül 64:5
6
Bu (azap) , elçileri kendilerine apaçık belgelerle geldiği halde, onların: "Bizi bir beşer (benzerimiz bir kişi) mi hidayete ulaştıracak?" demeleri ve bu yüzden inkâr edip saparak yüz çevirmeleri nedeniyledir. Allah da (onlara karşı) müstağni olduğunu (hiçbir şeye ihtiyacı olmadığını) gösterdi (gösterecektir) . Allah Ğaniy’dir, Hamîd’dir (sınırsız zengin, övgüye ve şükre layık olandır) .
A.Ahmet Akgül 64:6
7
İnkâr edenler, (vicdani rahatsızlıklarını ve korkularını bastırmak için sürekli; öldükten sonra) asla diriltilmeyeceklerini öne sürmektedirler. De ki: "Hayır, Rabbim adına andolsun, siz muhakkak diriltileceksiniz; sonra mutlaka yaptıklarınız size haber verilecek (herkes hesaba çekilecek) tir. Bu da Allah’a göre oldukça kolaydır."
A.Ahmet Akgül 64:7
8
"Şu halde Allah’a, O’nun Resulüne ve indirdiğimiz Nur (Kur’an) a iman (ve itaat) edin ki, Allah yaptıklarınızdan Haberdardır."
A.Ahmet Akgül 64:8
9
Sizi (mahşerde hesaplaşmak üzere) toplanma vakti için bir araya getireceği gün; işte bu “Teğabün” (dünyaya kapılıp ahireti unutanların pişman ve perişan olacakları aldanma) günüdür. Kim Allah’a iman edip salih bir amelde bulunursa (Allah) onun kötülüklerini örtecek ve içinde ebedi kalıcılar olmak üzere onu altından ırmaklar (ve havuzlu şelaleler) akan cennetlere sokacaktır. İşte ’büyük mutluluk ve kurtuluş’ bu (olacaktır) .
A.Ahmet Akgül 64:9
10
İnkâr edip ayetlerimizi yalanlayanlara gelince; onlar da içinde sürekli kalıcılar olmak üzere, (cehennemde) ateşin halkıdırlar. Orası ne kötü bir varış durağıdır (ne zahmetli ve zelil edici korkunç bir hapishanedir) .
A.Ahmet Akgül 64:10
11
Allah’ın izni olmaksızın, hiçbir musibet (hiç kimseye) isabet etmeyecektir. Ve her kim Allah’a (böyle) iman (ve itaat) ederse, onun kalbini hidayete (ve gerçek huzura) yöneltecektir. Allah, her şeyi (hakkıyla) Bilendir.
A.Ahmet Akgül 64:11
12
(Öyle ise her konuda) Allah’a itaat edin ve Resul’e de itaat edin. (Hem Kur’an-ı Kerim’i, hem de Peygamberin sünnetini rehber edinin.) Şayet (bundan) yüz çevirecek (ve Hakk’tan dönecek) olursanız, artık Elçimizin üzerine düşen (sadece) apaçık bir tebliğ (gerçeği en yalın biçimde size iletme) dir.
A.Ahmet Akgül 64:12
13
Allah; ki O’ndan başka ilah yoktur. Öyleyse mü’minler (yalnızca) Allah’a (güvenip sığınıp) tevekkül etmelidir.
A.Ahmet Akgül 64:13
14
Ey iman edenler! Eşlerinizden ve çocuklarınızdan (dünyalık çıkarları ve rahatları için sizi ibadet ve istikametten alıkoymak, bâtıla ve günahlara kaydırmak suretiyle) size (dolaylı) düşmanlık edenler vardır. (Bu nedenle kötülüğe ve gaflete daldırmamaları için) Onlardan sakının. Fakat kendilerini affeder, hoş görür ve kabahatlerini örtüp (ıslahlarına çalışır) iseniz, şüphesiz bilmiş olun ki Allah da (sizlere karşı) Gafûr’dur, Rahim’dir.
A.Ahmet Akgül 64:14
15
Mallarınız ve çocuklarınız sizin için ancak bir fitne (bir deneme) dir. Allah ise, büyük ecir (ve en güzel karşılık) O’nun katındadır.
A.Ahmet Akgül 64:15
16
Öyleyse (bütün takat ve tahammülünüzü zorlayarak) güç yetirebildiğiniz kadar Allah’tan korkup (küfür, zulüm ve kötülükten) sakınıverin, (Kur’an’ın ve Resulüllah’ın emirlerini) dinleyin ve itaat edin. Kendi nefsinize bir hayır yatırımı (en büyük yarar kaynağı) olmak üzere infakta bulunun (helâl kazancınızı cihad ve hayır yolunda harcayın) . Kim nefsinin bencil-tutkularından (ya da cimri tutumundan) korunursa; işte onlar, felah (kurtuluş) bulanlardır.
A.Ahmet Akgül 64:16
17
Eğer Allah’a güzel bir borç verecek olursanız (ihtiyaç fazlası birikiminizi ahiret hazırlığına ve başkaları kredi olarak kullansın diye İslam Nizamındaki faizsiz Devlet Bankasına yatırırsanız) , onu sizin için kat kat arttırır ve sizi bağışlar. Allah Şekûr’dur (şükrü kabul edip çok ihsan eden) , Halîm’dir (cezayı vermekte acele etmeyen, hatayı hoş görüp erteleyendir) .
A.Ahmet Akgül 64:17
18
(Allah) Gaybı (gizli ve görünmeyen durumları) da, müşahede edilebileni de (görünürde olanı da) Bilen, Azîz (Üstün ve Güçlü) , Hakîm (Hüküm ve Hikmet sahibi) dir.
A.Ahmet Akgül 64:18
Tegabun suresi tamamlandı