Ana SayfaMealler › Abdullah-Ahmet Akgül
AA

Abdullah-Ahmet Akgül

Abdullah-Ahmet Akgül meali ile okumaya başla
Vakıa 1 / 96
1
(Yaşanacağı takdir buyrulan ve giderek yaklaşan) VÂKIA (büyük olay) vuku bulduğu zaman!.. (Va’ad edilen büyük devrim ve değişimle, dünya ve insanlık tarihinin en önemli olayı ve daha sonra kıyamet sabahı koptuğu an; kâfirlerin, zalimlerin ve işbirlikçi hainlerin durumu nasıl olacaktır?)
A.Ahmet Akgül 56:1
2
(Artık) Onun vukuunu (zulüm ve küfür saltanatının çöküş olayını ve kâfirlerin dünyasının yıkılışını) hiç kimse yalanlayamayacaktır.
A.Ahmet Akgül 56:2
3
O (olay ve onun takdir edicisi Allah (CC) zalimleri, kâfirleri ve hainleri) aşağılatıcı; (mü’minleri, mücahitleri ve mazlumları ise) yüceltici ve onurlandırıcıdır. (O gün, münafıklar ve azgınlar yenilgiye uğramış, mücahit ve müttaki kullar ise zafere ulaşmış olacaklardır.)
A.Ahmet Akgül 56:3
4
(Korkunç kıyamet sürecinde) Yer, şiddetli bir sarsıntıyla sarsıldığı vakit…
A.Ahmet Akgül 56:4
5
Ve dağlar darmadağın olup ufalandığı vakit…
A.Ahmet Akgül 56:5
6
Derken toz duman halinde savrulup dağıldığı vakit…
A.Ahmet Akgül 56:6
7
(Ey insanlar!) Ve sizler de üç sınıf olup (birbirinizden ayrıldığınız vakit!..)
A.Ahmet Akgül 56:7
8
İşte o (vakit) "Ashab-ı Meymene" (İlahi ikrama uğrayacaklardır, ki;) ne (kutludur o) "Ashab-ı Meymene!" (Meymenetli, marifet ehli ve mesuliyet sahibi mü’minler ne kadar şerefli ve şanslıdır.)
A.Ahmet Akgül 56:8
9
"Ashab-ı Meş’eme" (ise; onlar) ne (mutsuz ve uğursuz takımıdır) . O, "Ashab-ı Meş’eme" (ki imansız, ahlâksız ve vicdansız insanlardır) .
A.Ahmet Akgül 56:9
10
(En seçkin üçüncü sınıf olarak; iman, ibadet ve cihad hususunda, hem kendi nefisleriyle, hem küfür ve kötülük sistemleriyle mücadele edip hayırda yarışıveren ve böylece) İleri geçenler (e gelince) , onlar (hâkimiyet döneminde ve ahirette de) öne geçecek (ve şereflendirilecek bahtiyarlardır) .
A.Ahmet Akgül 56:10
11
İşte bunlar, (Rabbine ve müjdeli va’adine) yakınlaştırılmış (mukarreb) olanlardır.
A.Ahmet Akgül 56:11
12
(Bunlar) Nimetlerle-donatılmış cennetler içinde (ağırlanacaklardır) .
A.Ahmet Akgül 56:12
13
(Bu ileri geçen öncülerin) Birçoğu (Hakk Dine ve hizmete herkesten evvel giren ve sonuna kadar sadakatle direnen ilklerden-) öncekilerden;
A.Ahmet Akgül 56:13
14
Birazı da (bu haklı ve hayırlı harekete geç katılsa da, büyük fedakârlık ve yararlılık gösteren) sonrakilerden (oluşacaktır) .
A.Ahmet Akgül 56:14
15
(Hakka ve hayra öncülük eden cihad ve sebat ehli seçkin mü’minler ahirette) ’Özenle işlenmiş mücevher’ tahtlar (ve mükemmel koltuklar) üzerindedirler (artık çok mutlu ve onurludurlar) .
A.Ahmet Akgül 56:15
16
Karşılıklı (koltuklara) yaslanmışlardır (hürmet ve muhabbetle sohbete dalmışlardır) .
A.Ahmet Akgül 56:16
17
(Cennette onların) Çevrelerinde ebediliğe (ölümsüzlüğe) ulaştırılmış (hiç yorulup yaşlanmayan hizmetçi) gençler dönüp dolaşır;
A.Ahmet Akgül 56:17
18
(Kendilerine) Kaynağından (doldurulmuş) testiler, ibrikler ve kadehler (uzatılır) .
A.Ahmet Akgül 56:18
19
Bundan ne başlarını bir ağrı tutar, ne de kendilerinden geçip akılları çelinip bulanır. (İçtikçe huzur ve mutlulukları artacaktır.)
A.Ahmet Akgül 56:19
20
(Ayrıca) Arzulayıp-seçecekleri meyveler (den) ,
A.Ahmet Akgül 56:20
21
Canlarının çektiği (iştah verici ve lezzetli) kuş et (ler) inden.
A.Ahmet Akgül 56:21
22
Ve iri gözlü huriler (den) ,
A.Ahmet Akgül 56:22
23
(Ki) Sanki saklı inciler gibi (cazip ve tertemiz) dirler;
A.Ahmet Akgül 56:23
24
(Mü’minlere dünyada) Yaptıklarına bir karşılık olmak üzere (onlara sunulacaktır) ;
A.Ahmet Akgül 56:24
25
(Cennet yurdunda) Orada, ne ’saçma ve boş bir söz’ duyacaklar, ne günaha sokacak (ve huzur bozacak davranışlar olacak) tır.
A.Ahmet Akgül 56:25
26
Ancak sadece bir söz: "Selam, selam!" (diye dua ve hoşnutluk sesleri duyulacak) tır.
A.Ahmet Akgül 56:26
27
(İşte bu) "Ashab-ı Yemin!" (imani istikamet ve fazilet sahipleri) ; ne (kutludur o) "Ashab-ı Yemin!" (Ki, Allah’a verdikleri iman ve itaat sözünde, cihad ve sadakat ahdinde vefa gösterenler ne kadar bahtlıdır.)
A.Ahmet Akgül 56:27
28
(Onlar için cennette) Yüklü dalları bükülmüş kiraz (ağaçları) ,
A.Ahmet Akgül 56:28
29
Üst üste dizili meyveleri sarkmış muz ağaçları,
A.Ahmet Akgül 56:29
30
Yayılıp-uzanmış gölgeler (köşkler ve yeşillikler ortamı) ,
A.Ahmet Akgül 56:30