1
(Yaşanacağı takdir buyrulan ve giderek yaklaşan) VÂKIA (büyük olay) vuku bulduğu zaman!.. (Va’ad edilen büyük devrim ve değişimle, dünya ve insanlık tarihinin en önemli olayı ve daha sonra kıyamet sabahı koptuğu an; kâfirlerin, zalimlerin ve işbirlikçi hainlerin durumu nasıl olacaktır?)
2
(Artık) Onun vukuunu (zulüm ve küfür saltanatının çöküş olayını ve kâfirlerin dünyasının yıkılışını) hiç kimse yalanlayamayacaktır.
3
O (olay ve onun takdir edicisi Allah (CC) zalimleri, kâfirleri ve hainleri) aşağılatıcı; (mü’minleri, mücahitleri ve mazlumları ise) yüceltici ve onurlandırıcıdır. (O gün, münafıklar ve azgınlar yenilgiye uğramış, mücahit ve müttaki kullar ise zafere ulaşmış olacaklardır.)
4
(Korkunç kıyamet sürecinde) Yer, şiddetli bir sarsıntıyla sarsıldığı vakit…
5
Ve dağlar darmadağın olup ufalandığı vakit…
6
Derken toz duman halinde savrulup dağıldığı vakit…
7
(Ey insanlar!) Ve sizler de üç sınıf olup (birbirinizden ayrıldığınız vakit!..)
8
İşte o (vakit) "Ashab-ı Meymene" (İlahi ikrama uğrayacaklardır, ki;) ne (kutludur o) "Ashab-ı Meymene!" (Meymenetli, marifet ehli ve mesuliyet sahibi mü’minler ne kadar şerefli ve şanslıdır.)
9
"Ashab-ı Meş’eme" (ise; onlar) ne (mutsuz ve uğursuz takımıdır) . O, "Ashab-ı Meş’eme" (ki imansız, ahlâksız ve vicdansız insanlardır) .
10
(En seçkin üçüncü sınıf olarak; iman, ibadet ve cihad hususunda, hem kendi nefisleriyle, hem küfür ve kötülük sistemleriyle mücadele edip hayırda yarışıveren ve böylece) İleri geçenler (e gelince) , onlar (hâkimiyet döneminde ve ahirette de) öne geçecek (ve şereflendirilecek bahtiyarlardır) .
11
İşte bunlar, (Rabbine ve müjdeli va’adine) yakınlaştırılmış (mukarreb) olanlardır.
12
(Bunlar) Nimetlerle-donatılmış cennetler içinde (ağırlanacaklardır) .
13
(Bu ileri geçen öncülerin) Birçoğu (Hakk Dine ve hizmete herkesten evvel giren ve sonuna kadar sadakatle direnen ilklerden-) öncekilerden;
14
Birazı da (bu haklı ve hayırlı harekete geç katılsa da, büyük fedakârlık ve yararlılık gösteren) sonrakilerden (oluşacaktır) .
15
(Hakka ve hayra öncülük eden cihad ve sebat ehli seçkin mü’minler ahirette) ’Özenle işlenmiş mücevher’ tahtlar (ve mükemmel koltuklar) üzerindedirler (artık çok mutlu ve onurludurlar) .
16
Karşılıklı (koltuklara) yaslanmışlardır (hürmet ve muhabbetle sohbete dalmışlardır) .
17
(Cennette onların) Çevrelerinde ebediliğe (ölümsüzlüğe) ulaştırılmış (hiç yorulup yaşlanmayan hizmetçi) gençler dönüp dolaşır;
18
(Kendilerine) Kaynağından (doldurulmuş) testiler, ibrikler ve kadehler (uzatılır) .
19
Bundan ne başlarını bir ağrı tutar, ne de kendilerinden geçip akılları çelinip bulanır. (İçtikçe huzur ve mutlulukları artacaktır.)
20
(Ayrıca) Arzulayıp-seçecekleri meyveler (den) ,
21
Canlarının çektiği (iştah verici ve lezzetli) kuş et (ler) inden.
22
Ve iri gözlü huriler (den) ,
23
(Ki) Sanki saklı inciler gibi (cazip ve tertemiz) dirler;
24
(Mü’minlere dünyada) Yaptıklarına bir karşılık olmak üzere (onlara sunulacaktır) ;
25
(Cennet yurdunda) Orada, ne ’saçma ve boş bir söz’ duyacaklar, ne günaha sokacak (ve huzur bozacak davranışlar olacak) tır.
26
Ancak sadece bir söz: "Selam, selam!" (diye dua ve hoşnutluk sesleri duyulacak) tır.
27
(İşte bu) "Ashab-ı Yemin!" (imani istikamet ve fazilet sahipleri) ; ne (kutludur o) "Ashab-ı Yemin!" (Ki, Allah’a verdikleri iman ve itaat sözünde, cihad ve sadakat ahdinde vefa gösterenler ne kadar bahtlıdır.)
28
(Onlar için cennette) Yüklü dalları bükülmüş kiraz (ağaçları) ,
29
Üst üste dizili meyveleri sarkmış muz ağaçları,
30
Yayılıp-uzanmış gölgeler (köşkler ve yeşillikler ortamı) ,
Sonraki 30 ayet →