Ana SayfaMealler › Abdullah-Ahmet Akgül
AA

Abdullah-Ahmet Akgül

Abdullah-Ahmet Akgül meali ile okumaya başla
Zariyat 1 / 60
1
Yemin olsun, savurup kaldıran rüzgârlara (ve hava sirkülasyonuyla görevli melek ordularına) ...
A.Ahmet Akgül 51:1
2
Yine bir ağırlık (buhar yükü) taşıyan (bulut) lara...
A.Ahmet Akgül 51:2
3
(Havada ve denizde) Kolaylıkla akıp giden (vapurlara, uçaklara) …
A.Ahmet Akgül 51:3
4
Ayrıca (tabiattaki dengeli ve düzenli) işleri paylaştıranlara (haklı ve hayırlı girişimlerde iş bölümü yapıp Allah’ın rızasına ve insanların huzuruna çalışanlara) andolsun ki;
A.Ahmet Akgül 51:4
5
Size (dünya ve ahiret için) va’ad edilenlerin hepsi kesinlikle doğrudur (ve elbette gerçekleşmiş olacaktır) .
A.Ahmet Akgül 51:5
6
Ve hiç şüphesiz DİN (in hâkimiyet ve hükümranlığı, ahirette ise hesap ve ceza olayı) mutlaka vuku’ bulacaktır. (DİN’in, dünyadaki nizamı da, ahiretteki mizanı da Hakk’tır.)
A.Ahmet Akgül 51:6
7
(Sayısız yıldızların, mükemmel ayarlanmış yörüngelerde dolaştıkları ve asla çarpışmadıkları) Çok özenli ve düzenli yollara sahip bulunan GÖK’e andolsun ki;
A.Ahmet Akgül 51:7
8
(Ey münafıklar ve Hakk’tan sapanlar!) Siz gerçekten birbirini tutmaz muhtelif söz (ler, çelişkili ifadeler ve gerçek dışı görüşler) içindesiniz.
A.Ahmet Akgül 51:8
9
Ondan (Hakk’tan ve Kur’an’dan yüz döndürüp, benliğe ve dünyalık beklentilere yönelen, hikmet ve hakikatten) çevrilen; (hidayet ve istikametten de) çevrilir! (Kendi gurur ve kuruntularının esiri haline gelirler.)
A.Ahmet Akgül 51:9
10
Kahrolsun, o ’zan ve tahminle yalan söyleyenler’ ve düzenbaz kesimler! (Onlar mutlaka rezil edilecekler.)
A.Ahmet Akgül 51:10
11
Ki onlar, ‘ (bilgiçlik kılıflı) derin bir gaflet kuşatması’ içinde, (gerçeklerden) habersiz (ve nasipsizdirler) .
A.Ahmet Akgül 51:11
12
“Din günü (Hakkın hâkim olacağı, süper şeytani güçlerin yıkılacağı ve herkesten hesap sorulacağı vakit) ne zamanmış?” diye (alaycı ve inançsız bir şekilde) sorup (kibirlenmektedirler) .
A.Ahmet Akgül 51:12
13
(Oysa kesinlikle gelecek olan) O gün onlar, ateşin üstünde tutulup-eritilecekler.
A.Ahmet Akgül 51:13
14
“ (Haydi) Tadın fitnenizi (şimdi fesatlık ve fasıklığınızın cezasını çekin) . Bu, sizin pek acele isteyip durduğunuz şeydir” (denilip cehenneme sürüklenecekler) .
A.Ahmet Akgül 51:14
15
(Allah’tan saygıyla korkan, her türlü küfür ve kötülükten sakınan) Müttakiler ise sonsuz cennetlerde ve pınarların çevresinde (zevk edip sevinmekte) dirler.
A.Ahmet Akgül 51:15
16
Doğrusu onlar, Rablerinin kendilerine verdiği mükâfatı almış olarak (sonsuz saadete erişmişlerdir) . Çünkü onlar bundan önce (dünyada iken) muhsin kimselerdi. (Allah’ı görür gibi ibadet ve hareket ederlerdi ve cihad görevlerinde oldukça titizlik gösterirlerdi.)
A.Ahmet Akgül 51:16
17
Onlar geceleri (bir) az uyuyuverir (sonra kalkıp ibadete yönelir) lerdi.
A.Ahmet Akgül 51:17
18
Seher vakitlerinde (zikir, dua ve) istiğfar ederlerdi.
A.Ahmet Akgül 51:18
19
Onların mallarında muhtaç ve yoksullar için bir hak vardı (ve onu gönül rızasıyla ayırıp verirlerdi. Asla cimrilik ve bencillik etmezlerdi.)
A.Ahmet Akgül 51:19
20
Yeryüzündeki şeylerde (bütün bitki ve hayvan türlerinde ve deniz ürünlerinde) , kesin bir bilgiyle inanacak (ve aklını kullanacak) olanlar için ayetler (ve nice ibretler tezahür ve tecelli etmiştir) .
A.Ahmet Akgül 51:20
21
Ve kendi nefislerinizde (bedenlerinizde ve vücut sistemlerinizde) de (ne harika hikmet ve ibretler gizlidir) . Yine de (gerçeği) görmüyor musunuz?
A.Ahmet Akgül 51:21
22
Gökte (uzayın derinliklerinde) de rızkınız vardır (uzaydan büyük faydalar sağlayacağınız dönemler olacaktır. Daha şimdiden Ay’da; Titanyum, Platin ve Helyum-3 gibi stratejik metalleri çıkarıp taşıma çabaları başlatılmıştır) ve size va’ad olunmakta olan da (kesinlikle Hakk’tır, buna giderek yaklaşıyorsunuz) .
A.Ahmet Akgül 51:22
23
İşte göğün ve yerin Rabbine andolsun ki, şüphesiz o (va’ad edilen; dünyada hâkimiyet, sonra kıyamet ve ahiret haberi) sizin kendi aranızda konuşup (yaşadıklarınız) kadar elbette kesin bir gerçektir.
A.Ahmet Akgül 51:23
24
Sana İbrahim’in ikram sunulup ağırlanan (melek) konuklarının haberi geldi mi?
A.Ahmet Akgül 51:24
25
Hani yanına girdiklerinde: “Selam” demişlerdi. O da: “Selam” demişti. (İçinden de; bunlar, haklarında bilgim olmayan) Yabancı bir grup (diye geçirmişti) .
A.Ahmet Akgül 51:25
26
Hemen (onlara sezdirmeden) ailesine giderek (misafirin yemeğini acele edip) , çok geçmeden (pişirilmiş) semiz bir buzağı ile (geri) gelmişti.
A.Ahmet Akgül 51:26
27
Derken (sofrayı) onlara yaklaştırıp (ikram etmiş) ve “Yemez misiniz?” (buyurun) demişti.
A.Ahmet Akgül 51:27
28
(Melekler yemeyince) Bunun üzerine (İbrahim’in) içine bir tür korku (ve kuşku) düşüvermişti. (Onlar ise) "Korkma" demişler ve onu bilgin bir erkek çocukla müjdelemişlerdi.
A.Ahmet Akgül 51:28
29
Böylece (bunları duyan) karısı çığlıklar atarak dönüvermiş ve (hayretle) yüzüne vurarak: " (Benim gibi) Kısır, yaşlı bir kadın (mı doğum yapacakmış) ?” demişti.
A.Ahmet Akgül 51:29
30
Dediler ki: "Evet öyledir. (Çünkü bunu) Senin Rabbin (buyurup) söylemiştir. Şüphesiz O, Hüküm ve Hikmet sahibidir, (her şeyi hakkıyla) Bilendir."
A.Ahmet Akgül 51:30