Ana SayfaMealler › Abdullah-Ahmet Akgül
AA

Abdullah-Ahmet Akgül

Abdullah-Ahmet Akgül meali ile okumaya başla
Casiye 1 / 37
1
Ha, Mim.
A.Ahmet Akgül 45:1
2
(Bu kutlu) Kitabın (Kur’an’ın) indirilmesi, Üstün ve Güçlü olan, Hüküm ve Hikmet sahibi Allah’tandır.
A.Ahmet Akgül 45:2
3
Şüphesiz mü’minler (ve inanmak isteyenler) için, göklerde ve yerde (nice) ayetler (mesaj dolu ibretler) vardır.
A.Ahmet Akgül 45:3
4
Sizin yaratılışınızda ve (Allah’ın) türetip-yaydığı (bütün) canlılarda, (aklını ve vicdanını kullanan ve) kesin bilgiyle inanan bir kavim için ayetler (ibret verici alâmetler) açıktır.
A.Ahmet Akgül 45:4
5
Gece ile gündüzün (birbirinin halifesi, takipçisi gibi) art arda gelişinde (Güneş’in, Dünya’nın ve Ay’ın muhteşem bir düzen ve disiplin içinde dönüşlerinde) , Allah’ın gökten rızık indirip (her kışın) ölümünden sonra (baharda tekrar) yeryüzünü diriltmesinde ve rüzgârları (belli bir düzen içinde) çevirip yönetmesinde; (evet, bunların hepsi de) aklını kullanan bir kavim için ayetler (hikmetler ve ibretler barındırır) .
A.Ahmet Akgül 45:5
6
İşte bunlar, Allah’ın (kudret ve rahmet) ayetleridir ki; Sana bunları Hakk olmak üzere okuyoruz. Öyleyse onlar (gafil ve cahil insanlar) , artık Allah’tan ve O’nun ayetlerinden sonra (acaba) hangi söze iman edecekler?
A.Ahmet Akgül 45:6
7
(O halde yazıklar olsun.) Gerçeği sürekli ters yüz edip duran (Kur’ani hükümleri hain yöneticilerin keyfine göre yanlış yorumlayıp yozlaştıran) , günaha (ve zorbalığa) düşkün olan herkesin vay haline!
A.Ahmet Akgül 45:7
8
(Ki böylesi kimseler) Kendisine Allah’ın ayetleri okunurken işitir (anlar, aklına ve vicdanına yatar amma) , sonra (işine gelmediği için) müstekbirce (inatla büyüklük taslayarak) sanki işitmemiş gibi (küfürde ve kötülükte) ısrar eder. Artık Sen onu (bırak ve) acı bir azapla müjdele.
A.Ahmet Akgül 45:8
9
Ki, ayetlerimizden bir şey öğrendiği zaman, (vicdanen doğru ve uygun bulduğu halde, nefsi kabardığından) alay konusu edinip (Kur’an’ın emirlerini gereksiz ve geçersiz göstermeye çalışır) . İşte onlar için aşağılatıcı bir azap vardır.
A.Ahmet Akgül 45:9
10
Onların veraları (varacak son durakları) cehennem (olacaktır) . Kazandıkları (dünyalık) şeyler, onlara hiçbir yarar sağlamayacaktır. Allah’tan başka edindikleri veliler de (onlara sahip çıkamayacaktır) . Onlar için büyük bir azap (hazırlanmıştır) .
A.Ahmet Akgül 45:10
11
İşte bu (Kur’an, elbette) bir hidayet (kaynağıdır) ! Rablerinin ayetlerini inkâr edenler ise, onlar kesinlikle (en) iğrenç olanından acı bir azaba (müstahaktırlar ve sonunda Allah’ın kahrına uğrayacaklardır.)
A.Ahmet Akgül 45:11
12
Kendi emriyle (yüz binlerce ton yük taşıyan) gemiler akıp (menziline) ulaşsın ve O’nun lütfundan (rızkınızı) arayasınız diye, sizin için denize boyun eğdiren (hizmetinize müsait hale getiren) Allah’tır. Umulur ki şükredersiniz (diye bunlar size hatırlatılmaktadır) .
A.Ahmet Akgül 45:12
13
Kendinden (bir nimet olarak) , göklerde ve yerde olanların tümüne (Allah) sizin için boyun eğdirdi. Şüphesiz bunda, düşünebilen bir kavim için gerçekten (sayısız) ayetler (ve alâmetler bulunmaktadır) .
A.Ahmet Akgül 45:13
14
İman edenlere de ki: " (Din düşmanlarını) Onları kendi kazandıklarıyla (küfür ve kötülük olarak yaptıklarıyla) cezalandırması için (Cenab-ı Hakkın bunların yularlarını uzatıp fırsat tanımasına bakıp aldanmasınlar) , Allah’ın (hesap ve intikam) günlerini ummayanlara (ve inanmayanlara aldırmasınlar, şimdilik tebliğ görevini yaparak, onları boş verip) bağışlasınlar (kendi hallerine bıraksınlar) .” Çünkü Allah her toplumu yaptıklarına göre cezalandıracaktır.
A.Ahmet Akgül 45:14
15
Kim salih bir amelde bulunursa, kendi lehinedir (yararı onun olacaktır) , kim de kötülük yaparsa, artık o da kendi aleyhinedir (zararı onu kuşatacaktır) . Sonra siz Rabbinize döndürüleceksiniz (hepinizden hesap sorulacaktır) .
A.Ahmet Akgül 45:15
16
Andolsun Biz İsrailoğullarına kitap, hüküm (hikmet ve siyasi hâkimiyet) ve peygamberlik verip (onurlandırdık ve uyardık) , onları temiz ve güzel şeylerle rızıklandırdık ve onları (insanlık) âleminden (birçok kavimlere) üstün (ve şanslı) kıldık. (Ama buna rağmen küfre ve nankörlüğe sapmışlardır.)
A.Ahmet Akgül 45:16
17
Bunun gibi, onlara bu emirden (Dini hükümlerden) açık alâmetler ve belgeler verdik. Onlar ise, kendilerine ilim geldikten sonra, birbirini çekememezlikten (Hakka tecavüz ve terslikten) ötürü tefrikaya (ayrılığa) düştüler. Rabbin bunların ihtilaf edip birbirinden ayrı düşmüş oldukları hususlar hakkında, kıyamet (sonrası hesap) günü şüphesiz aralarında hüküm verip yargılayacaktır.
A.Ahmet Akgül 45:17
18
(Ey Resulüm!) Sonra Seni de (Hakk Dini ve huzur prensipleri) işinden bir şeriat üzere (memur) kıldık (görevlendirdik) . Sen (her hususta) ona (İslam Şeriatına) tâbi ol ve asla bilmeyenlerin (cahillerin) nefsi hevâsına tâbi olma! (Ki İslam Dini Allah’ın adalet ve saadet hükümleridir.)
A.Ahmet Akgül 45:18
19
Zira onlar, Allah (tan gelecek hiçbir azaptan ve beladan) Seni koruyup kurtaramazlar. Şüphesiz zalimler (İslam’a olan düşmanlıklarından dolayı) birbirinin (şeytani) velisi (sahibi, hamisi ve destekçisi) dir. Allah ise müttaki (mü’min) lerin Velisidir.
A.Ahmet Akgül 45:19
20
Bu (Kur’an) , insanlar için basiret (nuruyla Allah’a yönelten ayet) lerdir, (her konuda esas alınacak belgeler ve ölçülerdir;) kesin bilgiyle (tam kanaat ve yakinle) inanan bir kavim için de bir hidayet ve bir rahmettir.
A.Ahmet Akgül 45:20
21
Yoksa kötülüklere batıp (manevi) yara alanlar (vicdanları bozulanlar) , kendilerini iman edip salih amellerde bulunanlar gibi kılacağımızı (ve bir tutacağımızı) ; hayatlarının ve ölümlerinin de aynı (olacağını) mı zannetmektedirler? Bunlar ne kötü hükümler (ve asılsız kanaatlerdir!)
A.Ahmet Akgül 45:21
22
Allah, gökleri ve yeri Hakk olarak (ve nice hikmetler amaçlayarak) yaratıp var etmiştir; öyle ki, her nefis kazandıklarıyla karşılık görsün (diye imtihan için dünyaya gönderilmiştir) . Onlara asla zulmedilmeyecek (herkes amelinin karşılığını görecektir) .
A.Ahmet Akgül 45:22
23
Şimdi Sen, kendi (nefsi) hevâsını ilah edinip (bencil tutkularına, boş gurur ve kuruntularına tapınmaya başlamış) kimseyi görmez misin? Ki Allah da onu bir ilim üzere saptırmış, (yani bazı bilgi ve becerilerine kibirlenerek, onları yanlış tefsir ve tatbik ederek ve kendisini herkesten üstün görerek azıtmış olduğundan Cenab-ı Hakk) kulağına ve kalbine mühür basmış, (böylece nasihat dinlemez ve İlahi hükümleri kabullenmez şekilde hidayeti kararmış) ve gözleri üstüne bir perde asılmış, (bu yüzden gerçekleri göremez şekilde feraseti alınmış kimselerin sapkınlığını ve azgınlığını fark edip sakınmanız gereken kişileri artık bilmelisiniz!) Şimdi Allah’tan sonra, kim ona hidayet verecektir? Siz yine de öğüt alıp-düşünmeyecek misiniz?
A.Ahmet Akgül 45:23
24
(Kâfirler: Bütün olup biten) “Bu dünya hayatımızdan başkası değildir, (kimimiz) ölür (gideriz) ve (kimimiz doğup) hayat süreriz; bizi ‘kesintisi olmayan zaman’ (dehrin akışın) dan başkası yıkıma (helake) uğratıp bitirmez” demektedirler. Oysa onların bununla ilgili hiçbir bilgileri yoktur; (onlar) sadece (asılsız) zan ve tahminlerin (peşinden sürüklenmektedirler) .
A.Ahmet Akgül 45:24
25
Onlara açık belgeler olarak ayetlerimiz okunduğu zaman, onların (sözde) delilleri (ve mazeretleri) : "Eğer doğru sözlüler iseniz, atalarımızı (diriltip) getirin" demekten başkası olmamıştır. (Böyle akılsız kimselerdir.)
A.Ahmet Akgül 45:25
26
De ki: "Allah sizi (yaratıp) hayat veriyor, sonra sizi öldürüyor, sonra kendisinde (meydana gelmesinde) hiçbir kuşku olmayan kıyamet günü O sizi bir araya getirip-toplayacaktır. (Bütün bunlardan bir ibret alınmalıdır.) Ancak insanların çoğu (gerçekleri ve görevlerini) bilmez (cahillerdir) ."
A.Ahmet Akgül 45:26
27
Göklerin ve yerin mülkü (hükümranlığı ve tasarruf hakkı) Allah’ındır. (Gelmesi kesin olan İslami medeniyet ve sonrası kıyamet) Saatinin kopacağı gün, (evet işte) o gün, bâtılın peşine takılanlar (ve İslami kurum ve kuralları iptal etmeye kalkışanlar) hüsrana uğrayanların ta kendileridir.
A.Ahmet Akgül 45:27
28
O gün Sen, her ümmeti diz üstü çökmüş (veya toplanmış) olarak göreceksin. Her ümmet kendi kitabına (kutsal kaynaklarına ve amel kayıtlarına göre) çağrılıp (hesaba çekilecek ve onlara:) "Bugün (dünyada iken) yaptıklarınızla karşılık göreceksiniz" (denilecektir) .
A.Ahmet Akgül 45:28
29
"İşte bu, Bizim (bütün hayatınızı kayda aldığımız) kitabımızdır; sizin aleyhinizde Hakk ile konuşmakta (ve gerçek ayarınızı ortaya koymaktadır) . Şüphesiz Biz, sizin yaptıklarınızı (yazdırmış ve) kaydettirmiştik."
A.Ahmet Akgül 45:29
30
(Ancak) Artık iman edip salih ameller işleyenleri ise; Rableri onları Kendi rahmetine (ve sonsuz cennetine) sokacaktır. İşte apaçık olan ’büyük mutluluk ve kurtuluş’ budur. (Akıllı ve kazançlı insanlar bu kutlu akıbet için çalışanlardır.)
A.Ahmet Akgül 45:30