Ana SayfaMealler › Abdullah-Ahmet Akgül
AA

Abdullah-Ahmet Akgül

Abdullah-Ahmet Akgül meali ile okumaya başla
Duhan 1 / 59
1
Ha, Mim.
A.Ahmet Akgül 44:1
2
Apaçık (ve her gerçeği açıklayıcı) Kitaba andolsun; (ki)
A.Ahmet Akgül 44:2
3
Hakikaten Biz Onu (Kur’an’ı) mübarek bir gecede indirdik. (Bu mübarek gece BERAAT veya KADİR geceleridir; hatta Kur’an’ı anlama ve ahkâmını uygulama gayreti taşıyanların ibadet ve hizmetle geçen tüm nurlu ve huzurlu geceleri o kıymettedir.) Gerçekten Biz (Kitap ve Peygamber vasıtasıyla kullarımızı) uyarıp (inzar ve ikaz edenleriz) .
A.Ahmet Akgül 44:3
4
Ki onda (o gecede) her hikmetli iş (konularına ve ayrıntılarına kadar) ayrılarak (sınıflandırılır ve ezeli kader programının bir yıllık bölümleri görevli meleklere taksim edilip) belirlenir.
A.Ahmet Akgül 44:4
5
Katımızdan bir emir (ve tarafımızdan ezeli bir takdir) ile (bunlar yapılır) . Doğrusu Biz, kesinlikle (insanlara hidayet ve saadet rehberi elçiler) gönderenleriz.
A.Ahmet Akgül 44:5
6
(Ey Nebim, Senin) Rabbinden bir rahmet olarak (böyle hareket ederiz) . Şüphesiz O, (her sesi ve isteği) İşitendir, (ve her şeyi ayrıntılarıyla) Bilendir.
A.Ahmet Akgül 44:6
7
Eğer yakinen (kesin bir şekilde) inanıyorsanız, (bilin ki Allah) göklerin, yerin ve bu ikisi arasındakilerin (yaratılış gayesine uygun terbiye ve terakki ettiren canlı cansız her şeyin tek sahibi ve) Rabbidir.
A.Ahmet Akgül 44:7
8
O’ndan başka ilah yoktur; hayat veren ve öldüren (yalnız Kendisidir) . Sizin de Rabbinizdir, geçmiş atalarınızın da Rabbidir.
A.Ahmet Akgül 44:8
9
Fakat hâlâ onlar (gafil ve kâfir insanlar) , şüphe içinde bulunmakta, (boş kuruntu ve kavgalarla) oynayıp-oyalanmaktadırlar.
A.Ahmet Akgül 44:9
10
(Ey Nebim!) O halde artık Sen göğün açıkça (İslami adalet devrimi ve kıyamet alâmeti olarak ürkütücü) bir duman (belki de nükleer patlama cinsinden, veya binlerce tonluk kimyasal infilak şeklinde ve zalim bir kavmi yerin dibine geçirecek biçimde aynı anda televizyonlarla her yerden seyredilecek ve dehşete düşürecek suni ve kahredici kara bulutlar) getireceği günü gözleyip (bekle ki, o ne zorlu bir imtihandır) .
A.Ahmet Akgül 44:10
11
(Bu duman) İnsanları kuşatır ve bu çok acı bir azap (ve psikolojik ızdırap vasıtası) dır.
A.Ahmet Akgül 44:11
12
(Zalimler ve işbirlikçiler bunu görünce, panik ve çaresizlik içinde) "Rabbimiz, azabı üstümüzden açıp-gider; çünkü biz (artık) iman edicileriz" (şeklinde yalvarmaya ve teslim olmaya başlayacaklardır) .
A.Ahmet Akgül 44:12
13
(Peki) Onlar öğüt alıp-düşünmek için (şimdiye kadar) nerede (kalmışlardı) ? Oysa onlara, (her şeyi) açıklayan bir elçi gelmişti (ama inanmamışlardı) .
A.Ahmet Akgül 44:13
14
Sonra Ondan yüz çevirmişler ve " (Bu adam, mevcut düzenimizi bozmak ve huzurumuzu kaçırmak üzere birilerince eğitilip) öğretilmiştir, cinnlenmiş bir delidir" deyip (hakarete kalkışmışlardı) .
A.Ahmet Akgül 44:14
15
Biz (şimdi) sizden bu azabı (duman ve düşman sıkıntısını) biraz açıp-gidereceğiz (sizi rahata ve huzura erdireceğiz ; ama siz yine Hakk’tan cayıp bâtıla) dönecek olanlarsınız.
A.Ahmet Akgül 44:15
16
(Daha sonra, kıyamet vukuunda) Büyük bir şiddetle vurup yakalayacağımız gün, elbette Biz (herkesten) intikamımızı alacağız.
A.Ahmet Akgül 44:16
17
Andolsun Biz kendilerinden önce, Firavun’un kavmini de deneyip imtihandan geçirdik. Onlara üstün meziyetli kerim bir elçi (Hz. Musa) gelmişti;
A.Ahmet Akgül 44:17
18
"Allah’ın kullarını (İsrailoğullarını) bana teslim edin; gerçekten ben, sizin için güvenilir bir peygamberim" diye (davet etmişti).
A.Ahmet Akgül 44:18
19
"Allah’a karşı (gururlanıp) ululuk taslamayın; şüphesiz Ben size apaçık bir delil ve sağlam bir sistem getiriyorum" (diye uyarmıştı) .
A.Ahmet Akgül 44:19
20
"Ve doğrusu ben, sizin beni (suçlayıp sataşarak) taşa tutmanızdan; benim de Rabbim, sizin de Rabbiniz olan (Allah) a sığındım."
A.Ahmet Akgül 44:20
21
(Hz. Musa devamla:) “Eğer bana inanmıyorsanız (yalancı ve menfaatçi bir istismarcı sanıyorsanız) bu durumda benden kopup ayrılın!” (Çünkü ben davamı ve Hakkı haykırmayı asla bırakmayacağım!)
A.Ahmet Akgül 44:21
22
Sonunda Rabbine: "Gerçekten bunlar, suçlu-günahkâr bir kavimdirler." (Bunları Sana havale ediyorum) diye dua edip (yalvarmıştı.)
A.Ahmet Akgül 44:22
23
(Allah da:) "Öyleyse, (sana tâbi olan) kullarımı geceleyin yürüyüşe geçir (Mısır’dan ayrılıp gidin, ama tedbirli hareket edin) , çünkü muhakkak (düşmanlarınızca) takip edileceksiniz" (diyerek duasını kabul buyurmuşlardı.)
A.Ahmet Akgül 44:23
24
(Siz geçtikten sonra) "Denizi (ikiye yarılıp arasında yol açılmış vaziyette) durgun ve açık bırakıp terk et, çünkü (Firavun ve ekibi) suda boğulacak bir ordudur" (ve artık felaket günleri gelmiştir) .
A.Ahmet Akgül 44:24
25
(Firavun ve adamları boğulup gidince, arkalarında) Onlar nice bahçeler-bağlar ve pınarları terk etmişlerdi;
A.Ahmet Akgül 44:25
26
(Nice) Ekinli alanları, güzel konakları (olduğu gibi bırakıvermişlerdi) ,
A.Ahmet Akgül 44:26
27
Ve içlerinde ’sevinç, mutluluk (ve gaflet) içinde’ yaşadıkları nimetler (hepsi ellerinden gitmişti) .
A.Ahmet Akgül 44:27
28
İşte böyle; Biz bütün bunları, (iman ve itaat ehli olan) başka bir kavme miras olarak vermiştik.
A.Ahmet Akgül 44:28
29
(Firavun ve adamları öyle zalimdi ki) Onlar için ne gök, ne yer ağlamadı (herkes helak edilmelerine sevindi) ve onlar (ın azabı da) ertelenmedi.
A.Ahmet Akgül 44:29
30
Andolsun, Biz (Musa’ya uyan) İsrailoğullarını ise o alçaltıcı azaptan (böylece) kurtarıvermiştik.
A.Ahmet Akgül 44:30