Ana SayfaMealler › Abdullah-Ahmet Akgül
AA

Abdullah-Ahmet Akgül

Abdullah-Ahmet Akgül meali ile okumaya başla
Saffat 1 / 182
1
Andolsun safflar (ve samimi dayanışmalar) halinde dizilip (görev taksimiyle disiplin altına girerek hizaya ve hizmete) geçenlere (Allah’a itaat ve yolunda cihad edenlere… Ve yine zerrelerden kürrelere, nuranilerden ruhanilere Allah’ın emrindeki tüm görevlilere,)
A.Ahmet Akgül 37:1
2
(O gerçekleri) Haykırıp (halkı Hakka ve hayra) sürükleyenlere, (olumlu ve onurlu şekilde sevk ve idare edenlere… Ve bulutları yürüten meleklere,)
A.Ahmet Akgül 37:2
3
(Sürekli) Zikir (Kur’an) okuyarak (ve Allah’ı çağırıp O’na yalvararak ibadet ve hizmet edenlere) yemin olsun ki;
A.Ahmet Akgül 37:3
4
Kesinlikle, sizin İlahınız gerçekten “BİR” (tek) dir.
A.Ahmet Akgül 37:4
5
O göklerin, yerin ve ikisi arasında bulunanların Rabbi’dir, Doğuların (bütün yönlerin ve kıtaların) da Rabbi’dir. (Kâinatın tek sahibidir.)
A.Ahmet Akgül 37:5
6
Hakikaten Biz dünya göğünü ’çekici güzellik takılarını’ (andıran, yerden bakınca parlak ziynet gibi görünüp duran) yıldızlarla süsleyip-donattık.
A.Ahmet Akgül 37:6
7
Ve onu (gökyüzünü) itaatten çıkmış her azgın şeytandan (ve cinn topluluğundan) koruduk; (yıldız kayması sandığınız olayla, gök taşlarını fırlatıp hırsız şeytanları kovaladık.)
A.Ahmet Akgül 37:7
8
Ki onlar (şeytanlar) Mele’i A’lâ’ya (en yüce makamdakilerin görev taksim toplantısına artık) kulak verip dinleyemezler, her yandan (fırlatılan ateş toplarıyla) sürülüp atılmaktadırlar;
A.Ahmet Akgül 37:8
9
(Böylece manevi iklimlerden ve kader projelerine ait bazı bilgileri çalıvermekten) Kovulup uzaklaştırılırlar. Onları (yüce makamlardan uzak tutmaya yönelik) kesintisiz bir azap (ve kovalamaca) vardır.
A.Ahmet Akgül 37:9
10
Ancak (yüce makamlarda konuşulan sözün ve kader bölüşümünün bir kısmını hırsızlama) çalıp-kapan olursa, artık onu da delip geçen ’yakıcı bir alev’ izleyip (uzaklaştırmaktadır) .
A.Ahmet Akgül 37:10
11
(Ey Nebim!) Şimdi onlara (inkârcılara) fetvasını soruver: Yaratılış bakımından onlar mı daha şiddetli ve meşakkatli (konumdadır) , yoksa Bizim yarattıklarımız mı? (Bu sonsuz ve kusursuz kâinat ve tabiat düzeni ve içindekiler elbette daha çetin ve hikmetli bir yaratılış harikalarıdır.) Doğrusu Biz onları (insanları) , cıvık-yapışkan bir çamurdan yaratıp (donatmışızdır) .
A.Ahmet Akgül 37:11
12
Hayır! Doğrusu Sen (hayret ve hayranlıkla baktığın, bu muhteşem yaratışa ve onların inkârına) şaşıp kalmaktasın; onlar ise (Seninle) alay edip durmaktadırlar.
A.Ahmet Akgül 37:12
13
(Cahil ve gafil kimselerin huyudur:) Kendilerine zikir-nasihat verildiğinde, öğüt almıyorlar.
A.Ahmet Akgül 37:13
14
Bir ayet (mucize) gördüklerinde de, (onu) alay konusu edinip eğleniyorlar.
A.Ahmet Akgül 37:14
15
"Bu, açıkça bir büyüden başkası değildir" diyorlar.
A.Ahmet Akgül 37:15
16
"Biz öldüğümüz, toprak ve kemik olduğumuzda mı, gerçekten biz mi (tekrar) diriltilecekmişiz?" (diye soruyorlar.)
A.Ahmet Akgül 37:16
17
"Veya (asırlar) önceki atalarımız da mı (mezarından kalkıp hesaba çekilecekmiş?" diye dalga geçiyorlar) .
A.Ahmet Akgül 37:17
18
De ki: "Evet, üstelik boyun bükmüş ve zelil düşmüş kimseler olarak (elbette hepiniz diriltileceksiniz) ."
A.Ahmet Akgül 37:18
19
(Sizi mahşere kaldıracak olan) İşte o, yalnızca bir tek çığlıktan (ve güçlü bir çağrıdan) ibarettir ki; artık onların (diriltilmiş olarak şaşkınlıkla) bakıp durduklarını (göreceksiniz) .
A.Ahmet Akgül 37:19
20
Onlar diyecekler ki: “Eyvahlar bize; işte bu (nebilerin bize haber verdiği din) hesap ve ceza günüdür.”
A.Ahmet Akgül 37:20
21
“ (Evet) Bu, sizin yalanladığınız (mü’mini kâfirden, haklıyı haksızdan) ayırma günüdür.”
A.Ahmet Akgül 37:21
22
(Görevli meleklere emredilecek:) "O zulmedenleri, (kendilerini destekleyen) eşlerini ve taptıkları (şeylerin hepsini) bir araya getirip toplayın."
A.Ahmet Akgül 37:22
23
"Allah’tan başka (yalvarıp kendilerini kurtarıcı sandıklarını) da (onlara katın) ve artık onları cehennemin yoluna yöneltip (götürmeye başlayın!) "
A.Ahmet Akgül 37:23
24
(Ey görevliler! ) "Şimdi onları durdurup-tutuklayın, çünkü onlar (ve herkes) sorguya alınacaklardır."
A.Ahmet Akgül 37:24
25
(Ardından kâfirler ve zalimler güruhuna:) "Ne oluyorsunuz, (niye sessiz ve çaresiz bekleşiyorsunuz da) birbirinizle (dünyada olduğu gibi) yardımlaşmıyorsunuz?" diye (alaylı şekilde hatırlatılır) .
A.Ahmet Akgül 37:25
26
Evet, doğrusu, bugün onlar (mecburen Allah’ın hükmüne) teslim olmuşlardır.
A.Ahmet Akgül 37:26
27
Onlar kimi kimine yönelmiş olarak birbirlerine sorup (şöyle suçlayacaklardır) :
A.Ahmet Akgül 37:27
28
"Gerçekten sizler (dünyada iken) bize sağdan (sağduyudan ve Hakk’tan) yana (görünerek) gelip yanaşıyordunuz (bizi aldatıp bâtıl yollara sevk ediyordunuz) " diye (çıkışacaklardır) .
A.Ahmet Akgül 37:28
29
(Diğerleri de:) "Hayır" derler. "Zaten sizler (aslında) mü’min kimseler değildiniz." (Gerçekten ve samimiyetle iman etmemiştiniz.)
A.Ahmet Akgül 37:29
30
"Bizim sizin üzerinizde zorlayıcı hiçbir gücümüz yoktu; bilakis siz (Hakk’tan ayrıldığımızı bilerek bizim peşimize düşen) azgın bir kavimdiniz."
A.Ahmet Akgül 37:30