Ana SayfaMealler › Abdullah-Ahmet Akgül
AA

Abdullah-Ahmet Akgül

Abdullah-Ahmet Akgül meali ile okumaya başla
Şuara 1 / 227
1
Ta, Sin, Mim. (Bu harfler, Allah ile Resulü arasında birer şifredir ve gizemli hikmet formüllerini içermiş olabilir.)
A.Ahmet Akgül 26:1
2
Bunlar, apaçık olan Kitabın ayetleridir.
A.Ahmet Akgül 26:2
3
(Ey Resulüm!) Onlar (inanıp) mü’min olmayacaklar (ve çağrına uymayacaklar) diye neredeyse kendini kahredeceksin (öyle mi?)
A.Ahmet Akgül 26:3
4
(Oysa) Dilersek, onların üzerine gökten bir ayet (mucize) indiririz de, (mecburen) ona boyunları eğilmiş (olarak) kalıverirlerdi.
A.Ahmet Akgül 26:4
5
(O inkârcılara ve şeytanlaşmış insanlara) Onlara Rahman (olan Allah) dan yeni bir uyarı gelmeyiversin, hiç tartışmasız (hemen) ondan yüz çevirirler (böylece inkâra ve isyana yönelirler ve yönelecekler) di.
A.Ahmet Akgül 26:5
6
Gerçekten (onlar elçilerini ve getirdiklerini) yalanladılar; fakat, alay konusu yaptıkları şeylerin haberleri (inkârın felaketi, İslam’ın zaferi ve Müslümanların galibiyeti) kendilerine pek yakında gelecektir.
A.Ahmet Akgül 26:6
7
Yeryüzüne (ibretle) bir bakmıyorlar mı ki, Biz orada (dünyada) her güzel (kerim) çiftten nice ürünler bitirmişizdir.
A.Ahmet Akgül 26:7
8
Şüphesiz, bunda (bütün bitkilerin, meyvelerin ve çiçeklerin erkekli-dişili yaratılmasında) bir ayet (ibret ve işaret) vardır; ancak onların çoğu mü’min (iman edici) değildirler.
A.Ahmet Akgül 26:8
9
Şüphesiz Senin Rabbin, gerçekten O, Üstün ve Güçlüdür, merhamet sahibidir.
A.Ahmet Akgül 26:9
10
Hani Senin Rabbin, o vakit Musa’ya seslenmişti: " (Sapıtan ve) Zulmetmekte olan kavme git (ve gerçeği bildir) ;"
A.Ahmet Akgül 26:10
11
O Firavun’un kavmine ki, hâlâ (küfürden ve zulümden uzaklaşmak için, Allah’tan) korkup çekinmeyecekler mi?
A.Ahmet Akgül 26:11
12
(Hz. Musa:) "Rabbim gerçekten ben, onların beni yalanlamalarından (ve yakalamalarından) korkuyorum" demişti.
A.Ahmet Akgül 26:12
13
" (O zalimlerle karşılaşınca) Göğsüm sıkışıyor, dilim dönmüyor; bundan dolayı (kardeşim) Harun’a da (elçilik görevini bildirmesi için Cibril’i) gönder (ki bana yardımcı olsun”, dileğini iletmişti) .
A.Ahmet Akgül 26:13
14
(Ayrıca: “ Ya Rabbi) Onlara (Firavun kavmine) karşı (istemeden sebebiyet verdiğim bir kişiyi öldürme) suçum var. Bundan dolayı beni (tutup) katletmelerinden korkuyorum” (diye özür belirtmişti.)
A.Ahmet Akgül 26:14
15
(Allah ise) “Hayır (korkmayın) ikiniz de ayetlerimle gidin, şüphesiz Biz (kudret ve nusretimizle, hıfzu himayemizle) sizinle beraberiz ve (her şeyi bilip) işitmekteyiz” buyurup (kendilerini teselli etmişti) .
A.Ahmet Akgül 26:15
16
(Görevinizi ertelemeden, hemen) Gecikmeksizin Firavun’a giderek deyin ki: “Gerçekten biz, âlemlerin Rabbinin elçi (leri) yiz"
A.Ahmet Akgül 26:16
17
"İsrailoğullarını bizimle birlikte göndermen için (sana gelmişiz) ."
A.Ahmet Akgül 26:17
18
(Firavun Hz. Musa’ya:) “Biz seni içimizde daha çocukken yetiştirip büyütmedik mi? Sen ömrünün nice yıllarını aramızda geçirmedin mi?”
A.Ahmet Akgül 26:18
19
“Ve üstelik sen, yapacağın işi (cinayeti) de işledin; sen nankörlerdensin” diyerek (iyiliklerinden dolayı minnet etmeye yeltenmişti) .
A.Ahmet Akgül 26:19
20
(Musa) Dedi ki: "Ben o işi yaptığım (vurup ittiğim adamın ölümüne yol açtığım) zaman şaşkınlardandım (bilerek ve kasten yapmadım) ."
A.Ahmet Akgül 26:20
21
(Ardından) "Sizden korkunca (bana katil cezası vereceğinizden kuşku duyunca) da hemen aranızdan kaçtım; sonra Rabbim bana hüküm (ve hikmet) verdi ve beni gönderilen (elçilerden) kıldı."
A.Ahmet Akgül 26:21
22
“Bana karşı lütuf gibi göstermeye çalıştığın ve şimdi minnet edip başıma kaktığın (sarayında besleyip yetiştirmek gibi) şeyler ise; (aslında mensubu olduğum) İsrailoğullarını köleleştirmeye (ve uyumlu kulların haline getirmeye çalışmandan) dolayı (işlediklerindir.) ”
A.Ahmet Akgül 26:22
23
(Bunun üzerine) Firavun dedi ki: “ (Bu sözünü ettiğin) Âlemlerin Rabbi nedir?”
A.Ahmet Akgül 26:23
24
(Hz. Musa) Dedi ki: " (Allah) Göklerin, yerin ve bu ikisi arasında olan her şeyin Rabbidir (yaratıp terbiye edeni ve her şeyin ihtiyacını gönderenidir) . Eğer (akledip) ’kesin bilgiyle inanırsanız’ (anlarsınız ki böyledir) ."
A.Ahmet Akgül 26:24
25
(Firavun) Çevresindekilere dedi ki: "İşitmiyor musunuz? (Bu adam neler uydurup söylemektedir?) "
A.Ahmet Akgül 26:25
26
(Musa onlara) Dedi ki: (Evet) "O sizin de Rabbiniz, geçmişteki atalarınızın da Rabbidir. (Hepiniz ve her şey aciz bir kuldan ibarettir.) "
A.Ahmet Akgül 26:26
27
(Firavun çevresindekilere) Dedi ki: “Şüphesiz size gönderilmiş bulunan şu elçiniz (olduğunu iddia eden bu Musa) , mutlaka bir delidir.”
A.Ahmet Akgül 26:27
28
(Hz. Musa ise onlara: “Hemen karşı çıkmayın.) Eğer aklınızı kullanabiliyorsanız, (düşünüp anlarsınız ki) O (Allah) , Doğu’nun da, Batı’nın da ve bunlar arasında olan her şeyin de Rabbidir” (şeklinde cevap vermişti) .
A.Ahmet Akgül 26:28
29
(Firavun) Dedi ki: (Ey Musa!) “Andolsun, eğer benim dışımda bir ilah edinecek (benim düzenimi ve hâkimiyetimi istemeyecek) olursan, seni kesinlikle zindana kapatılmışlardan kılarım!”
A.Ahmet Akgül 26:29
30
(Musa) Dedi ki: “Sana apaçık bir şey (bir delil-mucize) getirmiş olsam da mı (bana inanmayacaksın) ?”
A.Ahmet Akgül 26:30