Ana SayfaMealler › Abdullah-Ahmet Akgül
AA

Abdullah-Ahmet Akgül

Abdullah-Ahmet Akgül meali ile okumaya başla
Ta Ha 1 / 135
1
Ta, Ha.
A.Ahmet Akgül 20:1
2
Biz Bu Kur’an’ı Sana meşakkat (güçlük) çekesin (ağır külfet ve zahmetlere düşesin) diye indirmedik;
A.Ahmet Akgül 20:2
3
Ancak ‘içi titreyerek korku ve sorumluluk duyanlara’, öğütle-hatırlatma (olmak üzere ve hayatlarını disiplin ve düzene soksunlar diye gönderdik) .
A.Ahmet Akgül 20:3
4
(Bu Kur’an) Yeri ve yüce gökleri yaratan (Allah) tarafından indirilmiştir.
A.Ahmet Akgül 20:4
5
O Rahman (olan Allah) Arş’a istiva etmiştir. (Kudretiyle âlemleri kuşatıvermiştir. Kâinatın kumanda merkezi ve her zerresi O’nun hükmündedir.)
A.Ahmet Akgül 20:5
6
Göklerde, yerde, bu ikisinin arasında (ki insanlar, hayvanlar ve ağaçlar) ve nemli toprağın altında olanların (tohumların, böceklerin ve diğer varlıkların) tümü O’nundur (O’nun emrindedir) .
A.Ahmet Akgül 20:6
7
(Herhangi bir konudaki) Sözünü ve sesini şayet yükseltip açığa vursan da (gizleyip saklasan da birdir) . Çünkü şüphesiz O, gizliyi de, gizlinin gizlisini de bilmektedir.
A.Ahmet Akgül 20:7
8
(İşte) Allah (ki) ; O’ndan başka ilah yoktur. En güzel isimler (en yüce ve mükemmel işler ve özellikler) O’na aittir.
A.Ahmet Akgül 20:8
9
(Ey Resulüm!) Sana Musa’nın haberi geldi mi? (İşte orada bildirdiğimiz gibi:)
A.Ahmet Akgül 20:9
10
Hani (Musa Tûr Dağı’nın eteklerinde) bir ateş görmüştü de, ailesine şöyle demişti: “Siz burada durun, gerçekten bir ateş gördüm; umulur ki size ondan (yemek pişirici ve ihtiyaç giderici) bir kor getiririm veya ateşin yanında bir yol-gösterici (bize yardım edici birilerini) bulurum” (diye sevinmişti) .
A.Ahmet Akgül 20:10
11
Nitekim ona (ateşin yanına) gidince, kendisine "Ey Musa!" diye nida edildi;
A.Ahmet Akgül 20:11
12
“Gerçekten Ben, (evet) Ben senin Rabbinim! Nalınlarını (pabuçlarını) çıkar (ve nefsi-dünyevi bağımlılıklarını bırak da öyle gel) ; çünkü sen, kutsal olan Tuva vadisindesin!” (şeklinde seslenildi.)
A.Ahmet Akgül 20:12
13
“Ben seni seçmiş bulunuyorum; bundan böyle sana vahyolunacakları dinle (öğren, tebliğ ve tatbik et ki vazifen ağırdır.) ”
A.Ahmet Akgül 20:13
14
“Gerçekten Ben, (evet) Ben Allah’ım! Benden başka ilah yoktur; şu halde artık Bana ibadet et ve Beni zikretmek için dosdoğru namaz kıl.” (Çünkü namaz Allah’la irtibat aracıdır ve mü’minin mi’racıdır.)
A.Ahmet Akgül 20:14
15
(Ey Nebim!) “Şüphesiz kıyamet-saati yaklaşarak gelmektedir. Herkesin harcadığı çabanın karşılığını alması için, onun (haberini) neredeyse gizli iken (açığa çıkaracağım ve zaten herkes peşinden koştuğu şey ne ise sonunda ona ulaşacaktır.) ”
A.Ahmet Akgül 20:15
16
"Öyleyse, ona (kıyamet ve ahiret uyarısına) inanmayıp kendi hevâsına uyan (kimseler ve kesimler) , sakın seni de ondan (ahiret inancından ve hazırlığından) alıkoymasın; sonra yıkıma uğrarsın."
A.Ahmet Akgül 20:16
17
(Rabbimiz ona: Şu) "Sağ elindeki nedir ey Musa?" (diye sual etmişti.)
A.Ahmet Akgül 20:17
18
(Musa ise:) "O benim asamdır; (yürürken) ona dayanmaktayım, onunla davarlarım için ağaçlardan yaprak düşürmekte (kullanmaktayım) , onda benim için daha başka yararlar da vardır" demişti.
A.Ahmet Akgül 20:18
19
(Allah) Buyurup: "Onu (elindeki asanı bırak ve yere) at, ey Musa" (diye vahyetmişti) .
A.Ahmet Akgül 20:19
20
Böylece onu (yere) atınca; (bir de ne görsün,) o (asa) hemen hızla koşan (kocaman) bir yılan (oluvermişti) .
A.Ahmet Akgül 20:20
21
(Rabbimiz buyurup) Dedi ki: "Onu (tekrar eline) al ve korkma, şimdi Biz onu (tekrar) ilk önceki durumuna çevireceğiz."
A.Ahmet Akgül 20:21
22
(Ayrıca) "Elini koltuğuna sok, başka bir mucize (ayet) olarak bembeyaz bir durumda çıksın ve (sakın ürküp, bu durumu) bir kötülük=hastalık (sanmayasın) .”
A.Ahmet Akgül 20:22
23
"Öyle ki, sana büyük mucizelerimizden (birini daha) göstermiş olalım."
A.Ahmet Akgül 20:23
24
(Şimdi) “Firavun’a git (onu imana ve insafa davet et) ; çünkü kesinlikle o iyice azdı.”
A.Ahmet Akgül 20:24
25
(Hz. Musa:) “Rabbim, benim göğsümü aç (gönlüme genişlik ve ferahlık ulaştır) .”
A.Ahmet Akgül 20:25
26
“ (Risalet) İşimi bana kolaylaştır.”
A.Ahmet Akgül 20:26
27
“Dilimin bağını çöz (konuşma kabiliyetimi ve ifade yeteneğimi arttır) .”
A.Ahmet Akgül 20:27
28
“Ki (insanlar) söyleyeceklerimi iyice anlayıp kavrasınlar.”
A.Ahmet Akgül 20:28
29
“Ailemden de bana bir vezir-yardımcı kıl.”
A.Ahmet Akgül 20:29
30
“Kardeşim Harun’u” (ki bana katılsın) .
A.Ahmet Akgül 20:30