Ana SayfaMealler › Abdullah-Ahmet Akgül
AA

Abdullah-Ahmet Akgül

Abdullah-Ahmet Akgül meali ile okumaya başla
Meryem 1 / 98
1
Kaf, Ha, Ya, Ayn, Sâd.
A.Ahmet Akgül 19:1
2
(Bu sure) Rabbinin, kulu Zekeriya’ya (olan hidayet, inayet ve) rahmetinin bir zikridir. (İbretli ve hikmetli hikâyesinin hatırlatılıp yad edilmesidir.)
A.Ahmet Akgül 19:2
3
Hani o, Rabbine gizlice seslendiği zaman (şöyle dua etmişti) :
A.Ahmet Akgül 19:3
4
“Rabbim, şüphesiz benim kemiklerim gevşedi ve başım, yaşlılık aleviyle tutuştu (saçlarım ağarıverdi) ; ben Sana dua etmekle (İslam davasını güdüp dileklerimi iletmekle) hiç mutsuz olmadım (mahrum bırakılmadım) ” demişti.
A.Ahmet Akgül 19:4
5
(Ve şöyle devam etmişti:) “Doğrusu ben, arkamdan gelip yerime geçecek yakınlarım hakkında (ve emanetimi koruyacakları hususunda) endişe edip korkuya kapıldım, benim karım da bir kısır (kadın) dır. Artık bana Kendi katından bir yardımcı (yerime geçecek bir oğul) armağan et (ki) ”;
A.Ahmet Akgül 19:5
6
“ (Hem) Bana (manevi) mirasçı olsun, (hem de) Yakuboğullarına mirasçı olsun. (İman ve İslam yolumuzu takip ve tatbik etsin.) Rabbim, onu (kendisinden) razı olunan (lardan ve makbul insanlardan) kıl” (diye dilemişti) .
A.Ahmet Akgül 19:6
7
(Allah buyurdu:) “Ey Zekeriya, şüphesiz Biz seni adı Yahya olan bir çocukla müjdelemekteyiz; Biz bundan önce ona hiçbir adaş kılmış değiliz.”
A.Ahmet Akgül 19:7
8
(Zekeriya hayretle) Dedi ki: “Rabbim, karım kısır (bir kadın) iken, benim nasıl oğlum olabilir? (Üstelik) Ben de yaşlılığın son basamağına gelmişim!”
A.Ahmet Akgül 19:8
9
(Ona gelen melek:) “İşte (durum) böyle” dedi. “Senin Rabbin: ‘Bu Benim için kolaydır, daha önce sen hiçbir şey değil iken, seni (nasıl) yaratmıştım (düşünsün) ’ buyuruverdi.”
A.Ahmet Akgül 19:9
10
(Hz. Zekeriya) Dedi ki: "Rabbim, (bu ihtiyarlık halimde bir çocuğum olacağına dair) bana bir alâmet (ayet) ver." (Cenab-ı Hakk) Buyurdu ki: "Senin alâmetin, sapasağlam iken, üç tam gece (gündüz boyunca) insanlarla konuşamamandır." (Bu süre içinde konuşma yeteneğin alındığından, insanlarla iletişimi işaretle gerçekleştirmendir.)
A.Ahmet Akgül 19:10
11
Böylelikle (Zekeriya) “mihrab”tan (mescidin ön tarafından, manevi harb-nefis cihadı yaptığı makamdan) kavminin karşısına çıkıp onlara (şu anlamları) işaretle anlatıverdi: "Sabah akşam (Rabbinizi) tesbih edin (hiçbir konuda O’na isyana yeltenmeyin) ."
A.Ahmet Akgül 19:11
12
(Çocuğun doğup büyümesinden sonra ona dedik ki:) “Ey Yahya, (Allah’ın vahyi olan) Kitabı kuvvetle tut.” (Çünkü kitabın hükmü ancak 1- Sağlam manevi teslimiyet ve ciddiyetle, 2- Zahiri devlet otoritesi ve gücüyle yürütülebilir.) Böylece daha çocuk iken ona hikmet ve hükmetme yeteneği verdik.
A.Ahmet Akgül 19:12
13
Katımızdan ona bir sevgi duyarlılığı ve (ahlâki) temizlik-safiyet (de verdik) . O, çok takva sahibi biriydi.
A.Ahmet Akgül 19:13
14
Ana ve babasına iyilikle yaklaşan (bir itaatkâr) dı ve asla isyan eden bir zorba değildi.
A.Ahmet Akgül 19:14
15
Ona selam olsun!.. Doğduğu gün, öldüğü gün ve diriltilip (mahşere) kaldırılacağı gün… (Hep selamet ve emniyet içindedir.)
A.Ahmet Akgül 19:15
16
Kitap’ta Meryem’i de (ibretle anıp) zikret. Hani o, ailesinden kopup ayrılarak (uzaklara gitmiş ve Kudüs’ün) , Doğu tarafında bir yere çekilmişti.
A.Ahmet Akgül 19:16
17
Orada (yabancılardan) onlardan yana (kendini gizleyen) bir perde çekmiş (bir çadır edinmişti) . Biz ona (Meryem’e) Ruhumuzu (Cebrail’i) göndermiştik de, o da tam bir insan suretinde görünüvermişti.
A.Ahmet Akgül 19:17
18
(Meryem ona:) "Gerçekten ben, senden (bana yönelik tecavüzünden) Rahman (olan Allah) a sığınırım. Eğer takva sahibiysen (bana yaklaşma ve namusumla uğraşma) " demişti.
A.Ahmet Akgül 19:18
19
(Hz. Cebrail) Demişti ki: "Ben, (kötü ve hain biri değilim) yalnızca Rabbinden (gelen) bir elçiyim; sana tertemiz bir erkek çocuk armağan etmek için (görevliyim) ."
A.Ahmet Akgül 19:19
20
O (Meryem ise) : "Benim nasıl bir erkek çocuğum olabilir ki; bana hiçbir insan dokunmamışken ve (üstelik) ben azgın utanmaz (bir kadın da) değilken (nasıl gebe kalabilirim?” diye hayret etmişti) .
A.Ahmet Akgül 19:20
21
(Melek:) "İşte (durum) böyle" demişti. "Rabbin, buyurdu ki: Bu Benim için kolaydır. Onu insanlara bir ayet ve Bizden bir rahmet kılmak için (bu çocuk babasız dünyaya gelecektir.) " Ve (zaten Allah tarafından takdir edilen bir) iş de olup bitmiştir.
A.Ahmet Akgül 19:21
22
Böylelikle (Meryem) Ona (Hz. İsa’ya mucizevi şekilde) gebe kalıvermiş, sonra onunla ıssız ve uzak bir yere çekilmişti.
A.Ahmet Akgül 19:22
23
Derken doğum sancısı onu bir hurma dalını (tutmaya) sürüklemişti. “ (İnsanların bana inanmayıp, zina isnatlarıyla karşılaşacağıma) Keşke bundan önce ölüverseydim de, (hafızalardan kökten silinip) unutulup gitseydim” diye (dövünüvermişti.)
A.Ahmet Akgül 19:23
24
(O esnada) Alt tarafından (görevli melek) ona şöyle seslenmişti: "Hüzne kapılma (tasalanıp kaderle tartışma) , Rabbin senin alt (yan) ında bir kaynak var etti. (Tatlı su akıverecektir.) "
A.Ahmet Akgül 19:24
25
“Hurma dalını da kendine doğru silkele, üzerine henüz yeni olgunlaşmış taze hurma dökülüversin.”
A.Ahmet Akgül 19:25
26
Artık (bu İlahi ikramları) ye, iç; gözün aydın olsun. Eğer herhangi bir insan görecek olursan (ve senin nasıl gebe kaldığını sorarlarsa) de ki: "Ben Rahman (olan Allah) a oruç adadım, bugün hiç kimseyle konuşmayacağım."
A.Ahmet Akgül 19:26
27
Böylece Onu (Hz. İsa’yı kucağında) taşıyarak kavmine geldi. Dediler ki: "Ey Meryem, sen gerçekten (çok kötü ve) şaşırtıcı bir şey yapmışsın!"
A.Ahmet Akgül 19:27
28
"Ey Harun’un kız kardeşi (olan Meryem! dediler) , senin baban kötü bir kişi değildi ve annen de azgın, utanmaz (bir kadın) değildi. (Sen nasıl böyle bir işe kalkıştın?) "
A.Ahmet Akgül 19:28
29
(Hz. Meryem) Bunun üzerine Ona (kucağındaki çocuğa) işaret edip (gerçeği Ondan dinlemelerini belirtince) : "Henüz beşikte olan bir çocukla biz nasıl konuşabiliriz?" diye (şaşırmışlardı) .
A.Ahmet Akgül 19:29
30
(O esnada Hz. İsa bebek halinde dile gelip dedi ki:) “Ben, şüphesiz Allah’ın kuluyum, bana Kitap verdi ve beni Peygamber yaptı”,
A.Ahmet Akgül 19:30