1
(Servet, aşiret, parti ve şan şeref gibi konularda) Çoklukla (ve çoğunluğa sahip olmakla) övünüp avunmak, sizi (sürekli) oyalayıp gaflete sevk etmişti. (Kendinizden geçirmişti.)
2
Öyle ki (bu durum övünmek ve böbürlenmek için) mezarlarındaki (geçmişlerinizi) ziyaretinize (veya ölüp kabre gidişinize) kadar sürüvermişti.
3
Hayır; ileride (ne boş şeylerle övünüp avunduğunuzu) bileceksiniz.
4
Yine hayır; ileride (elbette ve kesinlikle gerçeği görüp) bileceksiniz.
5
Hayır; eğer siz kesin bir bilgiyle (ahireti ve akıbetinizi keşke) bilseydiniz!
6
Andolsun, (zalimler için hazırlanan) o çılgınca yanan ateşi de elbette (ön) görecektiniz.
7
Sonra onu, (zaten) gerçekten yakîn gözüyle (ayne’l yakîn) göreceksiniz.
8
Sonra da o gün, (size verilen her) nimetten mutlaka sorguya çekileceksiniz.