1
Andolsun (Allah yolunda ve Hakk uğrunda) o gürültülü sesler çıkararak (hırıltıyla soluyup) koşanlara! (Ve hızla ileri doğru fırlayanlara… Atlara, tanklara ve uçaklara.)
2
(Ve madeni bir araçla; taş, tuğla ve beton cinsinden bir yapıya çarparak ve) Çakarak (kıvılcım) ateş çıkaranlara!
3
Sabah saatlerinde (düşman mevzilerine) akın-baskın yapanlara!
4
Derken o andaki (hücumlarıyla ve yangınlarıyla ortalığı) tozu dumana katanlara! (Gri toz bulutuyla, siyah yağlı duman oluşturup insanları şaşkınlığa uğratanlara...)
5
Ve (böylece zalim) topluluğun tam ortasına (ekonomik ve askeri karargâhlarına) dalanlara! (Yemin olsun.)
6
Ki kesinlikle (gafil ve kâfir) insan, Rabbine karşı oldukça nankör (nimetlerine teşekkür etmekte duyarsız ve kulluk görevlerinde isteksiz ve tutarsız) davranmaktadır.
7
Ve gerçekten (insan) , kendisi de buna (nankörlük tavırlarına bizzat) şahittir. (Küfrünün ve nankörlüğünün farkındadır.)
8
Ve gerçekten onun, mala ve makama olan sevgisi pek şiddetlidir. (Bu nedenle kötülüğe kaymakta, bencil ve cimri davranmakta ve vicdanı katılaşmaktadır.)
9
(O gafil ve nankör insan) Kabirlerin içerisinde olanların ‘deşilip dışarı atılacağı’;
10
Göğüslerde (gönüllerde gizli) olanların derlenip toparlanıp (hepsinin) ortaya çıkarılacağı o zamanı (düşünüp) , hâlâ (gerçeği) bilmeyecek (ve anlamayacak mıdır?)
11
Şüphesiz, o gün Rableri, kendilerinden (ve bütün yapıp ettiklerinden) gerçekten Haberdardır. (Ve tek tek hesabını soracaktır.)