1
1-4 Düşündüğünüz gibi değil; bu kentte yaşayan insanların tümünü, ilk insandan bu yana üremiş gelmiş insanların tümünü kanıt gösteririm ki Biz, insanı gerçekten bir sıkıntı içinde oluşturduk. Sen de bu insanlardan birisin; sen de sıkıntı içinde olacaksın.
2
1-4 Düşündüğünüz gibi değil; bu kentte yaşayan insanların tümünü, ilk insandan bu yana üremiş gelmiş insanların tümünü kanıt gösteririm ki Biz, insanı gerçekten bir sıkıntı içinde oluşturduk. Sen de bu insanlardan birisin; sen de sıkıntı içinde olacaksın.
3
1-4 Düşündüğünüz gibi değil; bu kentte yaşayan insanların tümünü, ilk insandan bu yana üremiş gelmiş insanların tümünü kanıt gösteririm ki Biz, insanı gerçekten bir sıkıntı içinde oluşturduk. Sen de bu insanlardan birisin; sen de sıkıntı içinde olacaksın.
4
1-4 Düşündüğünüz gibi değil; bu kentte yaşayan insanların tümünü, ilk insandan bu yana üremiş gelmiş insanların tümünü kanıt gösteririm ki Biz, insanı gerçekten bir sıkıntı içinde oluşturduk. Sen de bu insanlardan birisin; sen de sıkıntı içinde olacaksın.
5
O, kendisine karşı kimse asla güç yetiremez mi sanıyor;
6
“Ben, yığın yığın mal heder ettim” diyor!
7
O, kimsenin kendisini asla görmediğini mi sanıyor?
8
8-9 Biz ona iki göz, bir dil ve iki dudak vermedik mi?
9
8-9 Biz ona iki göz, bir dil ve iki dudak vermedik mi?
10
Ve Biz ona belirgin iki yolu gösterdik.
11
Fakat o, o sarp yokuşa saldırmadı.
12
Ve o sarp yokuşun ne olduğunu sana ne bildirdi?
13
Köleyi özgürleştirmektir
14
14-15 veya salgın bir kıtlık gününde yakında bulunan bir yetime
15
14-15 veya salgın bir kıtlık gününde yakında bulunan bir yetime
16
veya topraklara düşmüş; sürünen yoksula, işsize yemek yedirmektir.
17
Sonra da iman edip de sabrı tavsiyeleşenlerden ve merhameti tavsiyeleşenlerden olmaktır.
18
İşte bunlar, mutluluk, yüksek mertebe sahipleridir.
19
Âyetlerimizi örtbas edenler de uğursuzluk-şomluk yâranının ta kendileridir.
20
Üzerlerinde kapıları sımsıkı kapatılmış bir ateş vardır.