1
1-7 Küme küme gönderilip de önüne gelenleri devirdikçe deviren, toplumları canlandırdıkça canlandıran, canlandırdıkça da hakkı bâtılı ayıran, özür veya uyarı olarak öğüt bırakan Kur’ân âyetleri kanıttır ki kesinlikle tehdit olunduğunuz, korkutulduğunuz şey, kesinlikle meydana gelecektir.
2
1-7 Küme küme gönderilip de önüne gelenleri devirdikçe deviren, toplumları canlandırdıkça canlandıran, canlandırdıkça da hakkı bâtılı ayıran, özür veya uyarı olarak öğüt bırakan Kur’ân âyetleri kanıttır ki kesinlikle tehdit olunduğunuz, korkutulduğunuz şey, kesinlikle meydana gelecektir.
3
1-7 Küme küme gönderilip de önüne gelenleri devirdikçe deviren, toplumları canlandırdıkça canlandıran, canlandırdıkça da hakkı bâtılı ayıran, özür veya uyarı olarak öğüt bırakan Kur’ân âyetleri kanıttır ki kesinlikle tehdit olunduğunuz, korkutulduğunuz şey, kesinlikle meydana gelecektir.
4
1-7 Küme küme gönderilip de önüne gelenleri devirdikçe deviren, toplumları canlandırdıkça canlandıran, canlandırdıkça da hakkı bâtılı ayıran, özür veya uyarı olarak öğüt bırakan Kur’ân âyetleri kanıttır ki kesinlikle tehdit olunduğunuz, korkutulduğunuz şey, kesinlikle meydana gelecektir.
5
1-7 Küme küme gönderilip de önüne gelenleri devirdikçe deviren, toplumları canlandırdıkça canlandıran, canlandırdıkça da hakkı bâtılı ayıran, özür veya uyarı olarak öğüt bırakan Kur’ân âyetleri kanıttır ki kesinlikle tehdit olunduğunuz, korkutulduğunuz şey, kesinlikle meydana gelecektir.
6
1-7 Küme küme gönderilip de önüne gelenleri devirdikçe deviren, toplumları canlandırdıkça canlandıran, canlandırdıkça da hakkı bâtılı ayıran, özür veya uyarı olarak öğüt bırakan Kur’ân âyetleri kanıttır ki kesinlikle tehdit olunduğunuz, korkutulduğunuz şey, kesinlikle meydana gelecektir.
7
1-7 Küme küme gönderilip de önüne gelenleri devirdikçe deviren, toplumları canlandırdıkça canlandıran, canlandırdıkça da hakkı bâtılı ayıran, özür veya uyarı olarak öğüt bırakan Kur’ân âyetleri kanıttır ki kesinlikle tehdit olunduğunuz, korkutulduğunuz şey, kesinlikle meydana gelecektir.
8
Hani o yıldızlar silindiği/imha edildiği/uzaklaştırıldığı zaman,
10
dağlar savrulduğu zaman,
11
11-13 tanıklık edecek elçiler, tanıklık için bekletildikleri “Ayırt etme günü” tanıklık vakti belirlendiği zaman,
12
11-13 tanıklık edecek elçiler, tanıklık için bekletildikleri “Ayırt etme günü” tanıklık vakti belirlendiği zaman,
13
11-13 tanıklık edecek elçiler, tanıklık için bekletildikleri “Ayırt etme günü” tanıklık vakti belirlendiği zaman,
14
–“Ayırt etme günü”nün ne olduğunu sana ne bildirdi!–
15
o gün, yalanlayanların vay hâline!
16
Biz, öncekileri değişime, yıkıma uğratmadık mı?
17
Sonra geridekileri de onların arkasına takarız.
18
Biz, suçlulara, işte böyle yaparız.
19
O gün yalanlayanların vay hâline!
20
Biz sizi değersiz bir sudan oluşturmadık mı?
21
21-22 Sonra onu belli bir ölçüye/vakte kadar sağlam bir yerin içinde tuttuk.
22
21-22 Sonra onu belli bir ölçüye/vakte kadar sağlam bir yerin içinde tuttuk.
23
Demek ki Bizim gücümüz yetti. Ne güzel güç yetirenleriz Biz.
24
O gün, yalanlayanların vay hâline!
25
25-26 Yeryüzünü dirilere ve ölülere bir toplanma-tutulma yeri yapmadık mı?
26
25-26 Yeryüzünü dirilere ve ölülere bir toplanma-tutulma yeri yapmadık mı?
27
Orada sapasağlam yüksek dağlar oluşturduk ve size tatlı sular içirdik.
28
O gün, yalanlayanların vay hâline!
29
Kendisini yalanlamakta olduğunuz o şeye doğru gidin!
30
30-31 O üç kol-çatal sahibi, gölgelendirmeyen ve alevden korumayan bir gölgeye doğru gidin!
Sonraki 20 ayet →