1
Gurup gurup inmiş âyetlerin her bir inişini kanıt gösteririm ki
2
arkadaşınız sapmamıştır, azmamıştır.
3
O, boş iğreti arzusundan da konuşmuyor.
4
Onun size söyledikleri; inen o ayet gurupları, kendisine vahyedilen vahiyden başka bir şey değildir.
5
Arkadaşınıza o konuştuklarını müthiş kuvvetleri olan, üstün akıl sahibi, egemenlik kurmuş olan öğretti.
6
6-7 Ve müthiş kuvvetleri olan, üstün akıl sahibi olan ve egemenlik kurmuş olan, en yüksek ufukta idi.
7
6-7 Ve müthiş kuvvetleri olan, üstün akıl sahibi olan ve egemenlik kurmuş olan, en yüksek ufukta idi.
8
8-9 Sonra yaklaştı ve hemen sarktı. İki yay uzunluğu kadar, ya da daha yakın olmuştu.
9
8-9 Sonra yaklaştı ve hemen sarktı. İki yay uzunluğu kadar, ya da daha yakın olmuştu.
10
Hemen de kuluna vahyettiğini vahyetti.
11
Gönlü, gördüğünü yalanlamadı.
12
Onun gördüğü şeyden kuşku mu duyuyorsunuz?/Onun gördüğü şey hakkında o'nunla mücâdele mi ediyorsunuz?
13
Andolsun onu, başka bir inişte daha gördü.
14
son kiraz ağacının yanında
15
–ki yanında oturmaya değer konaklama yeri vardır–
16
O zaman kiraz ağacını kaplayan kaplıyordu.
17
Göz şaşmadı ve azmadı.
18
Andolsun, Rabbinin alâmetlerinin/göstergelerinin en büyüğünü gördü.
19
19-20 Buna rağmen, hiç düşündünüz mü Lât ve Uzzâ'yı, diğer üçüncü Menât'ı?
20
19-20 Buna rağmen, hiç düşündünüz mü Lât ve Uzzâ'yı, diğer üçüncü Menât'ı?
21
Erkek sizin için, dişi Allah için mi?
22
İşte bu, bu şekilde olursa, eksik/ haksız bir bölüştürmedir.
23
Bunlar, Allah, haklarında bir kanıt indirmediği hâlde sizin ve atalarınızın taktığı isimlerden başka şeyler değildir. Andolsun, onlara, Rablerinden doğru yolun kılavuzluğu geldiği hâlde onlar, sadece zanna, bir de nefislerinin hoşlandığı şeylere uyuyorlar.
24
Yoksa insan için, her özleyip hayal ettiği mi var?
25
Âhiret de, dünya da Allah'ındır.
26
Ve göklerde nice melekler 56 var ki, Allah'ın, dilediği ve hoşnut olduğu kimse için izin vermesinden sonraki durum dışında, yardımları, kayırmaları hiçbir işe yaramaz.
27
O âhirete inanmayanlar, melekleri kesinlikle dişilerin isimlendirilmesiyle isimlendiriyorlar.
28
Oysaki onların bu konuda hiçbir bilgisi yoktur. Onlar yalnızca zanna uyuyorlar. Zan ise “Hak”tan hiçbir şey kazandırmaz.
29
Bizim öğüdümüzden/ Kur’ân'dan geri duran ve iğreti dünya hayatından başka bir şey istemeyen kimseden hemen yüz çevir.
30
Onların bilgiden ulaşacakları şey işte budur. Kuşkusuz senin Rabbin, yolundan sapmış olanı başkalarından daha iyi bilendir, kılavuzlandığı doğru yolda olanı da başkalarından daha iyi bilendir.
Sonraki 30 ayet →