Ana SayfaMealler › Hakkı Yılmaz
HY

Hakkı Yılmaz

Hakkı Yılmaz meali ile okumaya başla
Yusuf 1 / 111
1
Elif/1, Lâm/30, Râ/200. İşte bu, o apaçık/açıklayıcı kitabın âyetleridir.
Hakkı Yılmaz 12:1
2
Şüphesiz ki, Biz onu akledersiniz diye Arapça bir Kur’ân olarak indirdik.
Hakkı Yılmaz 12:2
3
Sana bu Kur’ân'ı vahyetmekle Biz, sana kıssaların en güzelini anlatıyoruz. Hâlbuki sen, bundan önce, kesinlikle bu konu hakkında duyarsız/ bilgisizlerdendin.
Hakkı Yılmaz 12:3
4
Hani bir zaman Yûsuf, babasına: “Babacığım! Şüphesiz ben onbir yıldız, güneş ve ay'ı gördüm; onları bana boyun eğip teslimiyet gösterirlerken gördüm” demişti.
Hakkı Yılmaz 12:4
5
(5,6) Babası: “Yavrucuğum! Gördüğünü kardeşlerine anlatma. Sonra sana bir tuzak kurarlar. Şüphesiz şeytan insan için apaçık bir düşmandır. Ve işte böyle, Rabbin seni seçecek ve sana olayların/sözlerin ilk anlamlarının ne olduğuna dair bilgiler öğretecek. Bundan önceki iki atana; İbrâhîm'e ve İshâk'a tamamladığı gibi, nimetini sana ve Ya‘kûb soyuna tamamlayacaktır. Şüphesiz ki, Rabbin çok iyi bilendir, en iyi yasa koyan, bozulmayı iyi engelleyen/sağlam yapandır” dedi.
Hakkı Yılmaz 12:5
6
(5,6) Babası: “Yavrucuğum! Gördüğünü kardeşlerine anlatma. Sonra sana bir tuzak kurarlar. Şüphesiz şeytan insan için apaçık bir düşmandır. Ve işte böyle, Rabbin seni seçecek ve sana olayların/sözlerin ilk anlamlarının ne olduğuna dair bilgiler öğretecek. Bundan önceki iki atana; İbrâhîm'e ve İshâk'a tamamladığı gibi, nimetini sana ve Ya‘kûb soyuna tamamlayacaktır. Şüphesiz ki, Rabbin çok iyi bilendir, en iyi yasa koyan, bozulmayı iyi engelleyen/sağlam yapandır” dedi.
Hakkı Yılmaz 12:6
7
–Andolsun ki Yûsuf ve kardeşlerinde soranlar/isteyenler için nice alâmetler/göstergeler vardır.–
Hakkı Yılmaz 12:7
8
(8,9) Hani Yûsuf'un kardeşleri bir zaman: “Yûsuf ve kardeşi babamıza bizden daha sevgili, biz ise güçlü ve tutkun bir grubuz. Şüphesiz, babamız kesinlikle çok açık çıkmaz bir yoldadır. Yûsuf'u öldürün ya da bir yere atın ki, babanız hepten size kalsın, sonra da siz sâlih bir toplum olursunuz” demişlerdi.
Hakkı Yılmaz 12:8
9
(8,9) Hani Yûsuf'un kardeşleri bir zaman: “Yûsuf ve kardeşi babamıza bizden daha sevgili, biz ise güçlü ve tutkun bir grubuz. Şüphesiz, babamız kesinlikle çok açık çıkmaz bir yoldadır. Yûsuf'u öldürün ya da bir yere atın ki, babanız hepten size kalsın, sonra da siz sâlih bir toplum olursunuz” demişlerdi.
Hakkı Yılmaz 12:9
10
Onlardan bir sözcü, “Yûsuf'u öldürmeyin, o'nu o kuyunun dibine bırakın da oradan geçen kafilenin biri o'nu bulup alsın. Eğer yapacaksanız böyle yapın” dedi.
Hakkı Yılmaz 12:10
11
(11,12) Onlar dediler ki: “Ey babamız! Sen bize Yûsuf için neden güvenmiyorsun? Hâlbuki biz kesinlikle o'nun iyiliğini istiyoruz. Yarın o'nu bizimle beraber gönder de bol bol yesin, oynasın. Ve şüphesiz biz o'nu kesinlikle koruyucularız.”
Hakkı Yılmaz 12:11
12
(11,12) Onlar dediler ki: “Ey babamız! Sen bize Yûsuf için neden güvenmiyorsun? Hâlbuki biz kesinlikle o'nun iyiliğini istiyoruz. Yarın o'nu bizimle beraber gönder de bol bol yesin, oynasın. Ve şüphesiz biz o'nu kesinlikle koruyucularız.”
Hakkı Yılmaz 12:12
13
Babaları dedi ki: “Onu götürmeniz beni üzer ve siz o'na karşı duyarsız/ ilgisiz iken o'nu kurt yemesinden korkarım.”
Hakkı Yılmaz 12:13
14
Yûsuf'un kardeşleri dediler ki: “Andolsun ki biz böyle güçlü kuvvetli bir topluluk iken o'nu kurt yerse, o zaman şüphesiz biz kesinlikle zarara/kayba uğrayıp acı çekenlerden olmuş oluruz.”
Hakkı Yılmaz 12:14
15
Sonunda Yûsuf'un kardeşleri, Yûsuf'u götürdüler ve hepbirlikte o kuyunun dibine bırakmaya karar verdiler. Biz de Yûsuf'a vahyettik: “Andolsun ki sen onlara ilerde onlar hiç farkında değilken bu işlerini haber vereceksin.”
Hakkı Yılmaz 12:15
16
Ve akşam vakti, ağlayarak babalarına geldiler.
Hakkı Yılmaz 12:16
17
Onlar dediler ki: “Ey babamız! Şüphesiz biz yarış yaparak gittik. Yûsuf'u da eşyamızın yanına bırakmıştık. Bir de baktık ki, o'nu kurt yiyivermiş. Ve biz doğru kimseler olsak da sen bize inanmazsın.”
Hakkı Yılmaz 12:17
18
Bir de gömleğinin üzerinde yalandan bir kan getirdiler. Babaları dedi ki: “Tam tersine, nefisleriniz aldatıp size bir iş yaptırtmış. –Artık güzel bir sabır!– Bu anlattıklarınıza karşılık yardımına sığınılacak olan ancak Allah'tır.”
Hakkı Yılmaz 12:18
19
Ve bir yolcu kafilesi geldi de sucularını gönderdiler. O da kovasını kuyuya saldı, “Müjde hey, müjde! İşte bir oğlan!” dedi. Ve o'nu bir ticaret malı olarak gizleyip korudular. Allah ise onların ne yapacaklarını biliyordu.
Hakkı Yılmaz 12:19
20
Ve o'nu düşük bir fiyata; birkaç gümüş paraya sattılar. Onlar, Yûsuf'un satılmasında azla yetinenlerden idiler.
Hakkı Yılmaz 12:20
21
Ve o'nu satın alan Mısırlı kişi, karısına: “Bunun yerini şerefli tut. Bize yararlı olabilir ya da o'nu evlat ediniriz” dedi. Ve Biz, Yûsuf'u böylece yeryüzünde yerleştirdik … ve kendisine olayların/ sözlerin ilk anlamlarının ne olduğuna dair bilgileri öğretelim diye… Ve Allah, emrinde galiptir. Fakat insanların çoğu bilmezler.
Hakkı Yılmaz 12:21
22
Ve Yûsuf, tam erginlik çağına gelince, kendisine bilgi ve hüküm verdik. Ve işte Biz, güzelleştirenlere böyle karşılık veririz.
Hakkı Yılmaz 12:22
23
Ve evinde bulunduğu hanım, o'nun nefsinden murat alıp yararlanmak istedi, kapıları kilitledi ve “Haydi beri gel!” dedi. Yûsuf: “Allah'a sığınırım! Kesinlikle kocan, benim efendim/ Rabbim; Allah, benim mevkiimi güzel yaptı. Şüphesiz şirk koşarak yanlış, kendi zararlarına iş yapanlar iflah olmazlar” dedi.
Hakkı Yılmaz 12:23
24
Ve andolsun o hanım, o'na niyeti kurmuştu. Eğer Yûsuf Rabbinin açık kanıtını görmese idi, o kadına niyeti kurmuştu. Ondan fuhşu ve fenalığı uzak tutalım diye böyledir. Şüphesiz o, Bizim arıtılmış kullarımızdandı.
Hakkı Yılmaz 12:24
25
Ve ikisi de kapıya koştular. Hanım, o'nun gömleğini arkadan yırttı. Ve kapının yanında o hanımın efendisiyle karşı karşıya geldiler. O hanım; “Senin ehline kötülük yapmak isteyen kişinin cezası, zindana atılmaktan veya acıklı bir azaptan başka ne olabilir?” dedi.
Hakkı Yılmaz 12:25
26
(26,27) Yûsuf: “O, benden, kendimden yararlanmak istedi” dedi. Ve o hanımın yakınlarından bir şâhit şâhitlik etti: “Eğer Yûsuf'un gömleği önden yırtılmış ise hanım doğru söylemiştir, Yûsuf da yalancılardandır. Ve eğer Yûsuf'un gömleği arkadan yırtılmış ise hanım yalan söylemiştir, Yûsuf da doğrulardandır.”
Hakkı Yılmaz 12:26
27
(26,27) Yûsuf: “O, benden, kendimden yararlanmak istedi” dedi. Ve o hanımın yakınlarından bir şâhit şâhitlik etti: “Eğer Yûsuf'un gömleği önden yırtılmış ise hanım doğru söylemiştir, Yûsuf da yalancılardandır. Ve eğer Yûsuf'un gömleği arkadan yırtılmış ise hanım yalan söylemiştir, Yûsuf da doğrulardandır.”
Hakkı Yılmaz 12:27
28
(28,29) Artık ne zaman ki Yûsuf'un efendisi, Yûsuf'un gömleğinin arkadan yırtılmış olduğunu gördü, “Şüphesiz bu, siz kadınların fendinizdendir. Gerçekten de sizin fendiniz çok büyüktür. Yûsuf! Sen bundan vazgeç. Kadın! Sen de günahın için bağışlanma dile. Şüphesiz sen hata edenlerden oldun” dedi.
Hakkı Yılmaz 12:28
29
(28,29) Artık ne zaman ki Yûsuf'un efendisi, Yûsuf'un gömleğinin arkadan yırtılmış olduğunu gördü, “Şüphesiz bu, siz kadınların fendinizdendir. Gerçekten de sizin fendiniz çok büyüktür. Yûsuf! Sen bundan vazgeç. Kadın! Sen de günahın için bağışlanma dile. Şüphesiz sen hata edenlerden oldun” dedi.
Hakkı Yılmaz 12:29
30
Şehirde kadınlar da, “Aziz'in karısı, delikanlısının nefsinden murat almak istermiş. Kesinlikle sevgi onun yüreğine işlemiş. Şüphesiz biz, kesinlikle onu apaçık bir sapıklık içinde görüyoruz” dediler.
Hakkı Yılmaz 12:30