1
(1-3) Ehl-i Kitap ve müşriklerden kâfirlik etmiş olanlar, kendilerine apaçık bir delil, (yani) içinde kalıcı olan (ve insanları) ayakta tutan talimatlar bulunan pak sahîfeleri okuyan Allah’ın Resûlü gelmedikçe, kâfirliklerinden asla vazgeçecek değillerdi.
2
(1-3) Ehl-i Kitap ve müşriklerden kâfirlik etmiş olanlar, kendilerine apaçık bir delil, (yani) içinde kalıcı olan (ve insanları) ayakta tutan talimatlar bulunan pak sahîfeleri okuyan Allah’ın Resûlü gelmedikçe, kâfirliklerinden asla vazgeçecek değillerdi.
3
(1-3) Ehl-i Kitap ve müşriklerden kâfirlik etmiş olanlar, kendilerine apaçık bir delil, (yani) içinde kalıcı olan (ve insanları) ayakta tutan talimatlar bulunan pak sahîfeleri okuyan Allah’ın Resûlü gelmedikçe, kâfirliklerinden asla vazgeçecek değillerdi.
4
Kendilerine Kitap verilenler, ancak onlara açık bir delil (olarak Peygamber) geldikten sonra, çeşitli hiziplere bölündüler.
5
Oysa onlara, dini ancak (Allah’a) halis kılmaları, daima O’na eğilip yalnızca Allah’a ibadet etmeleri, namazı ayakta tutmaları ve zekât vermeleri emredilmişti. Kalıcı talimata (sahip) din, işte budur.
6
Şüphesiz Ehl-i kitap ve müşriklerden inkâra (devam) edenler, Cehennem ateşinde uzun süre kalacaklar. En kötü yaratıklar, işte onlardır.
7
Şüphesiz iman eden (ve yerli yerinde) iyi işler yapanlarsa, işte yaratıkların en iyileri (de,) ancak onlardır.
8
Rablerinin Katında onların mükâfatları, içinde ırmaklar akan daimi bahçelerdir. Orada ebediyen kalacaklar. Allah onlardan razı oldu, onlar (da Allah’tan) razı oldular. Bu, ancak Rabbinden korkan içindir.