1
(1-7) Ben, güneşi ve kuşluk vaktindeki aydınlığını, onu takip eden ayı, (güneşi) iyice ortaya çıkaran gündüzü, onun (ışığını) örten geceyi, gökyüzünü ve onun yapılışını, yeryüzünü ve onun yayılışını, (insan) nefsini ve (de,) onun (kusursuz olarak) yaratılışını şahit olarak gösteriyorum.
2
(1-7) Ben, güneşi ve kuşluk vaktindeki aydınlığını, onu takip eden ayı, (güneşi) iyice ortaya çıkaran gündüzü, onun (ışığını) örten geceyi, gökyüzünü ve onun yapılışını, yeryüzünü ve onun yayılışını, (insan) nefsini ve (de,) onun (kusursuz olarak) yaratılışını şahit olarak gösteriyorum.
3
(1-7) Ben, güneşi ve kuşluk vaktindeki aydınlığını, onu takip eden ayı, (güneşi) iyice ortaya çıkaran gündüzü, onun (ışığını) örten geceyi, gökyüzünü ve onun yapılışını, yeryüzünü ve onun yayılışını, (insan) nefsini ve (de,) onun (kusursuz olarak) yaratılışını şahit olarak gösteriyorum.
4
(1-7) Ben, güneşi ve kuşluk vaktindeki aydınlığını, onu takip eden ayı, (güneşi) iyice ortaya çıkaran gündüzü, onun (ışığını) örten geceyi, gökyüzünü ve onun yapılışını, yeryüzünü ve onun yayılışını, (insan) nefsini ve (de,) onun (kusursuz olarak) yaratılışını şahit olarak gösteriyorum.
5
(1-7) Ben, güneşi ve kuşluk vaktindeki aydınlığını, onu takip eden ayı, (güneşi) iyice ortaya çıkaran gündüzü, onun (ışığını) örten geceyi, gökyüzünü ve onun yapılışını, yeryüzünü ve onun yayılışını, (insan) nefsini ve (de,) onun (kusursuz olarak) yaratılışını şahit olarak gösteriyorum.
6
(1-7) Ben, güneşi ve kuşluk vaktindeki aydınlığını, onu takip eden ayı, (güneşi) iyice ortaya çıkaran gündüzü, onun (ışığını) örten geceyi, gökyüzünü ve onun yapılışını, yeryüzünü ve onun yayılışını, (insan) nefsini ve (de,) onun (kusursuz olarak) yaratılışını şahit olarak gösteriyorum.
7
(1-7) Ben, güneşi ve kuşluk vaktindeki aydınlığını, onu takip eden ayı, (güneşi) iyice ortaya çıkaran gündüzü, onun (ışığını) örten geceyi, gökyüzünü ve onun yapılışını, yeryüzünü ve onun yayılışını, (insan) nefsini ve (de,) onun (kusursuz olarak) yaratılışını şahit olarak gösteriyorum.
8
O, (insanın) doğasına, kötülük (yollarını) ve takva (yollarını ayırt etme yeteneğini) yerleştirmiştir.
9
Şüphesiz muradına eren, (nefsini) temizleyen olacaktır.
10
Onu (toprağa) gömen (ise,) hüsrana uğrayan olacaktır.
11
Semûd (kavmi,) azgınlığından dolayı (peygamberlerini) yalanlamıştı.
12
Hani onların en talihsizi, (peygambere karşı gelmek için) ortaya çıkmıştı.
13
Bunun üzerine, Allah’ın peygamberi (Salih) kendilerine, “Allah yolunda adanmış dişi deveye dokunmayın. Su içişinde, (her aşırılıktan vazgeçin,)” demişti.
14
Ancak onu yalanladılar. Böylece (dişi devenin) dizlerini kestiler. Rableri, günahları yüzünden onlara ardı ardına darbeler indirdi. Böylece (o yerleşimi de) dümdüz etti.
15
O, sonucuna (da hiç) aldırmadı.