1
(1-2) (Kur’an’ın bildirdiği,) mutlaka gerçekleşecek olan o haberin, ne olduğunu (biliyor musun?)
2
(1-2) (Kur’an’ın bildirdiği,) mutlaka gerçekleşecek olan o haberin, ne olduğunu (biliyor musun?)
3
Mutlaka gerçekleşecek olan haberi sana hangi (şey) anlatsın?
4
Semûd ve Âd (kavimleri de yürekleri) hoplatan (azabı) yalanlamışlardı.
5
Nitekim Semûd (kavmi) olağanüstü şiddetli bir azapla yok edildi.
6
Âd (kavmi de) aralıksız devam eden korkunç bir kasırga ile helâk edildi.
7
(Allah,) onu üzerlerine yedi gece ve sekiz gün aralıksız estirdi. Bunun sonucu, o kavmi biçilip yıkılmış bir halde görürsün. O (insanlar,) adeta devrilmiş hurma ağacı gövdeleri gibidirler.
8
Onlardan arta kalan (bir iz) görüyor musun?
9
Firavun, ondan öncekiler ve (günahları yüzünden) alt üst edilenler (de,) (Hz. Lût’un (a.s.) kavminin yerleşimlerine işaret edilmiştir) suçlu olarak (bu dünyaya) gelmişlerdi.
10
Böylece onlar, Rablerinin peygamberlerine karşı geldiler. Sonuçta O, kendilerini gittikçe şiddeti artan, çetin bir (azapla) yakaladı.
11
Şüphesiz sizi, su (iyice) yükseldiğinde bir gemiye bindirdik.
12
Bu, onu sizin için zikredilmeye değer bir alamet kılalım ve hatırda tutan kulaklar (da) bunu hatırlasın diyedir.
13
(13-15) İşte borazana yalnız bir kez üfleneceği, yer ile dağların kaldırılıp sonra birdenbire un ufak edileceği gün, nihayet mutlak gerçekleşecek olan, gerçekleşecektir.
14
(13-15) İşte borazana yalnız bir kez üfleneceği, yer ile dağların kaldırılıp sonra birdenbire un ufak edileceği gün, nihayet mutlak gerçekleşecek olan, gerçekleşecektir.
15
(13-15) İşte borazana yalnız bir kez üfleneceği, yer ile dağların kaldırılıp sonra birdenbire un ufak edileceği gün, nihayet mutlak gerçekleşecek olan, gerçekleşecektir.
16
Gök yarılacak ve o gün o, değersiz olacaktır.
17
Melekler (ise) onun kenarlarındadır. O gün Rabbinin arşını, hepsinin üzerinde sekiz (melek) taşıyacaktır.
18
O gün sizler, (Allah’ın huzuruna) sunulacaksınız. Sır olan hiçbir şey, sizden gizli kalmayacaktır.
19
Böylece amel defteri sağ eline verilen kimse, (arkadaşlarına) diyecek ki: “Amel defterimi tutun ve okuyun!”
20
“Şüphesiz ben, hesabımla karşılaşacağımı umuyordum.”
21
Artık o, en güzel hayatı (yaşayacaktır.)
22
(O,) yüce bahçelerdedir.
23
(Orada meyveler) salkımlar (halinde dallardan) sarkmış olacak.
24
(Onlara denilecek ki:) “Geçmiş günlerde yaptıklarınızın karşılığı olarak, afiyetle yiyip için.”
25
Amel defteri sol eline verilen kimse (ise diyecek ki:) “Keşke amel defterim bana verilmemiş olaydı!”
26
“Hesabımın ne olduğunu (da) bilmeseydim.”
27
“Keşke (ölüm,) beni yok edip bitirseydi!”
28
“Malım (da) bana bir fayda vermedi.”
29
“Üstünlüğüm (ise) yok olup gitti.”
30
(Yüce Allah meleklere diyecek ki:) “Onu yakalayın ve sonra (da boynuna) demir halkalar geçirin!”
Sonraki 22 ayet →