1
(1-6) Tûr’u, açık sayfalar üzerine yazılı Kitab’ı (Kur’an-ı Kerim), (daima insanların) uğrayacağı Ev’i (Kâbe), (ebediyen) yüksek kalacak olan çatıyı (Kâbe’nin çatısı) ve kabaran denizi (Daima ortaya çıkmaya devam edecek Kur’an bilgileri) şahit olarak gösteriyorum.
2
(1-6) Tûr’u, açık sayfalar üzerine yazılı Kitab’ı (Kur’an-ı Kerim), (daima insanların) uğrayacağı Ev’i (Kâbe), (ebediyen) yüksek kalacak olan çatıyı (Kâbe’nin çatısı) ve kabaran denizi (Daima ortaya çıkmaya devam edecek Kur’an bilgileri) şahit olarak gösteriyorum.
3
(1-6) Tûr’u, açık sayfalar üzerine yazılı Kitab’ı (Kur’an-ı Kerim), (daima insanların) uğrayacağı Ev’i (Kâbe), (ebediyen) yüksek kalacak olan çatıyı (Kâbe’nin çatısı) ve kabaran denizi (Daima ortaya çıkmaya devam edecek Kur’an bilgileri) şahit olarak gösteriyorum.
4
(1-6) Tûr’u, açık sayfalar üzerine yazılı Kitab’ı (Kur’an-ı Kerim), (daima insanların) uğrayacağı Ev’i (Kâbe), (ebediyen) yüksek kalacak olan çatıyı (Kâbe’nin çatısı) ve kabaran denizi (Daima ortaya çıkmaya devam edecek Kur’an bilgileri) şahit olarak gösteriyorum.
5
(1-6) Tûr’u, açık sayfalar üzerine yazılı Kitab’ı (Kur’an-ı Kerim), (daima insanların) uğrayacağı Ev’i (Kâbe), (ebediyen) yüksek kalacak olan çatıyı (Kâbe’nin çatısı) ve kabaran denizi (Daima ortaya çıkmaya devam edecek Kur’an bilgileri) şahit olarak gösteriyorum.
6
(1-6) Tûr’u, açık sayfalar üzerine yazılı Kitab’ı (Kur’an-ı Kerim), (daima insanların) uğrayacağı Ev’i (Kâbe), (ebediyen) yüksek kalacak olan çatıyı (Kâbe’nin çatısı) ve kabaran denizi (Daima ortaya çıkmaya devam edecek Kur’an bilgileri) şahit olarak gösteriyorum.
7
Rabbinin azabı mutlaka inecektir.
8
Onu hiç kimse uzaklaştıramaz.
9
(9-11) Gökyüzünün şiddetle dalgalanıp ve dağların (da) hızla yürüyeceği gün, yalanlayanlara azap (inecektir.)
10
(9-11) Gökyüzünün şiddetle dalgalanıp ve dağların (da) hızla yürüyeceği gün, yalanlayanlara azap (inecektir.)
11
(9-11) Gökyüzünün şiddetle dalgalanıp ve dağların (da) hızla yürüyeceği gün, yalanlayanlara azap (inecektir.)
12
Onlar, anlamsız sözlere dalıp eğlenirler.
13
(13-16) Cehennem ateşinin içine itilecekleri gün, (kendilerine denilecek ki:) “İşte (hep) inkâr ettiğiniz ateş budur! Bu sihir mi, yoksa siz görmüyor musunuz? Oraya girin! Sabredin yahut sabretmeyin, sizin için birdir. Size, ancak yaptıklarınızın karşılığı verilecek.”
14
(13-16) Cehennem ateşinin içine itilecekleri gün, (kendilerine denilecek ki:) “İşte (hep) inkâr ettiğiniz ateş budur! Bu sihir mi, yoksa siz görmüyor musunuz? Oraya girin! Sabredin yahut sabretmeyin, sizin için birdir. Size, ancak yaptıklarınızın karşılığı verilecek.”
15
(13-16) Cehennem ateşinin içine itilecekleri gün, (kendilerine denilecek ki:) “İşte (hep) inkâr ettiğiniz ateş budur! Bu sihir mi, yoksa siz görmüyor musunuz? Oraya girin! Sabredin yahut sabretmeyin, sizin için birdir. Size, ancak yaptıklarınızın karşılığı verilecek.”
16
(13-16) Cehennem ateşinin içine itilecekleri gün, (kendilerine denilecek ki:) “İşte (hep) inkâr ettiğiniz ateş budur! Bu sihir mi, yoksa siz görmüyor musunuz? Oraya girin! Sabredin yahut sabretmeyin, sizin için birdir. Size, ancak yaptıklarınızın karşılığı verilecek.”
17
Şüphesiz takvayı benimseyenler, Cennetler ve nimetler içinde olacaklar.
18
Rablerinin kendilerine verdikleriyle mutlu olacaklar. Rableri, onları Cehennem azabından (da) koruyacak.
19
(Onlara,) “Yaptıklarınızdan dolayı mutlulukla yiyin ve için,” (denilecek.)
20
Onlar, sıra sıra dizilmiş kanepelerde yaslanarak oturmuş olacaklar. Biz, onları iri kara gözlü hanımlara eşler kılacağız.
21
İman eden ve evlatları (da) kendilerini imanda takip edenlerin nesillerini, kendileriyle birleştireceğiz ve onların amellerinden (de) bir şey eksiltmeyeceğiz. Herkes, yaptıklarının (karşılığında) bir rehindir.
22
Biz onlara, istedikleri gibi bir çeşit meyve ve bir çeşit et ile yardımda bulunacağız.
23
Orada onlar, birbirlerinden kadehler almak üzere (naz ile) çekişecekler. Orada ne boş, ne (de) günaha (dayalı bir hareket) bulunmayacak.
24
Onların genç delikanlıları, saklı tutulan inciler gibi etraflarında dolaşacaklar.
25
Onlar, sorular sorarak birbirlerine yönelecekler.
26
Onlar diyecekler ki: “Biz daha önce akrabalarımız arasındayken (hep) korku duyardık.”
27
“Sonunda Allah bize ihsan etti ve bizi kavurucu rüzgârların azabından korudu.”
28
“Şüphesiz biz, önceden (de) O’nu çağırırdık. O, mutlaka çok iyi davranan ve sonsuz kerem edendir.”
29
O halde sen (insanlara) öğüt ver. Çünkü Rabbinin nimeti sayesinde sen, ne bir kâhinsin, ne (de) bir delisin.
30
Yoksa onlar, “(Bu bir) şairdir. Biz zamanın felaketinin ona (gelmesini) bekliyoruz” mu diyorlar?
Sonraki 19 ayet →