1
(1-4) (Tohumları) iyice savuranları, sonra yük taşıyanları, sonra kolaylıkla ilerleyenleri, sonra (da) önemli bir konuyu paylaşanları şahit (olarak) gösteriyorum!
2
(1-4) (Tohumları) iyice savuranları, sonra yük taşıyanları, sonra kolaylıkla ilerleyenleri, sonra (da) önemli bir konuyu paylaşanları şahit (olarak) gösteriyorum!
3
(1-4) (Tohumları) iyice savuranları, sonra yük taşıyanları, sonra kolaylıkla ilerleyenleri, sonra (da) önemli bir konuyu paylaşanları şahit (olarak) gösteriyorum!
4
(1-4) (Tohumları) iyice savuranları, sonra yük taşıyanları, sonra kolaylıkla ilerleyenleri, sonra (da) önemli bir konuyu paylaşanları şahit (olarak) gösteriyorum!
5
Şüphesiz size vadolunan mutlaka gerçekleşecektir.
6
Mükâfat ve ceza (günü) mutlaka meydana gelecektir.
7
Biz, (yıldızlara ait) yolların bulunduğu göğü şahit olarak gösteriyoruz.
8
Şüphesiz hepiniz ihtilaflı bir söze (dalıp) kalmışsınız.
9
(Ancak haktan) döndürülmesine (hüküm verilen,) ondan döndürülür.
10
Uyduruk sözler söyleyenler helâk oldular.
11
Onlar sapıklığın derinliklerinde dolaşmaktadırlar.
12
“Mükâfat ve ceza günü ne zaman gerçekleşecek,” diye sorarlar.
13
Onların (azap) ateşinde kavrulacakları gün.
14
(Kendilerine,) “Fitnenizin (cezasını) tadın. İşte acele ettiğiniz budur,” (denilecek).
15
Şüphesiz takvayı benimseyenler, bahçelerde ve pınar (başlarında) olacaklar.
16
Rablerinin kendilerine vereceğini (daima) alacaklar. Onlar, bundan önce çok iyi (amellerde) bulunanlardı.
17
Geceleyin pek az uyurlardı.
18
Sabahleyin (de) mağfiret dilerlerdi.
19
Onların mallarında, dilenenler için (de dilenmeyen ama) muhtaç olanlar için (de) bir hak vardı.
20
(20-21) Yeryüzünde ve canlarınızda, kesin olarak inananlar için birçok alâmet bulunur. Öyleyse görmez misiniz?
21
(20-21) Yeryüzünde ve canlarınızda, kesin olarak inananlar için birçok alâmet bulunur. Öyleyse görmez misiniz?
22
Gökte sizin rızkınız ve size vadolunanlar vardır.
23
Göğün ve yerin Rabbine andolsun ki, şüphesiz bu (Kur’an) aranızdaki konuşmanız gibi doğrudur.
24
Sana İbrahim’in şerefli misafirlerinin haberi geldi mi?
25
Hani onlar kendisine geldiğinde, “(Sana) selam (olsun,)” dediler. O, (da) “Selam” dedi. (Sonra da içinden,) “Bunlar yabancıdır” (dedi.)
26
Sonra o, sessizce ailesine gitti ve ardından kızartılmış bir buzağı getirdi.
27
Ardından onu önlerine koyarak, “Yemez misiniz?” (diye) sordu.
28
Böylece o, kendilerinden korku duydu. Onlar, “Korkma!” dediler. Ayrıca kendisine ilim sahibi (olacak) bir oğlu müjdelediler.
29
Sonunda karısı sesini yükselterek öne çıktı. Sonra elini yüzüne çarparak, “Ben kısır, yaşlı bir kadınım,” dedi.
30
Onlar dediler ki: “Bu aynen böyle, Rabbinin dediği (gibi olacak). Şüphesiz O, sonsuz hikmet ve bilgi sahibidir.
Sonraki 30 ayet →