Ana SayfaMealler › Muhammed Celal Şems
MC

Muhammed Celal Şems

Muhammed Celal Şems meali ile okumaya başla
Nisa 1 / 176
1
Ey insanlar! Hepinizi tek bir candan yaratan, ondan eşini var eden ve ikisinden pek çok erkek ve kadın meydana getirip, (yeryüzüne) dağıtan Rabbinizin takvasını benimseyin. Adı ile birbirinizden (haklarınızı) dilediğiniz Allah’ın takvasını benimseyin. (Özellikle) akrabalarınızın hakkını koruyun. Şüphesiz Allah üzerinizde gözeticidir.
M.C.Şems 4:1
2
(Yetim ve) öksüzlere mallarını verin. İyi malı, kötü malla değiştirmeyin. Onların mallarını, mallarınıza katarak sakın yemeyin. Şüphesiz bu, büyük bir günahtır.
M.C.Şems 4:2
3
Eğer öksüzlere adaletsiz davranmaktan korkuyorsanız, o zaman (öksüz olmayan diğer) hanımlardan hoşunuza gidenler ile ikişer, üçer ve dörder (olmak üzere) evlenebilirsiniz. Eğer onlar arasında adaletli olamayacağınızdan korkuyorsanız, o zaman tek bir (hanımla) veya sahip olduğunuz (cariye) ile evlenin. Böyle (davranmanız,) adaletsiz olmaktan korunmanız için daha elverişlidir. (Birden fazla evlilik için Kur’an-ı Kerim izin vermiştir. İyi biliniz ki, bu emir değil sadece bir müsaadedir.)
M.C.Şems 4:3
4
Hanımlara mehirlerini, gönül rızasıyla verin. Eğer kendileri hoşnutlukla ondan size bir şey bağışlarlarsa, iyi olduğunu bilerek, onu gönül rahatlığı ile kullanın.
M.C.Şems 4:4
5
Allah’ın size bir dayanak kılmış olduğu mallarınızı, aklı zayıf olanlara vermeyin. Bundan onlara yedirin, giydirin ve onlara güzel söz söyleyin.
M.C.Şems 4:5
6
(Yetim veya) öksüzleri, evlilik çağına gelene kadar deneyin. Onlarda akıl olgunluğunu görürseniz, mallarını kendilerine teslim edin. Büyüyünce (geri alacaklar diye) mallarını haksız yere çabuk çabuk yemeyin. Zengin olan, (yetim ve öksüzün malına kesinlikle dokunmasın ve) onu yemekten kaçınsın. Yoksul olan ise, uygun bir şekilde yiyebilir. Onlara mallarını iade edeceğiniz zaman, mutlaka şahit bulundurun. Allah, hesap sormak için (tek başına) yeterlidir.
M.C.Şems 4:6
7
Ana, baba ve akrabaların bıraktıkları (mallardan,) erkeklere pay vardır. Kadınlar için (de,) ana, baba ve akrabaların bıraktıkları (maldan) pay vardır. Az veya çok, bu pay (Allah tarafından) farz kılınmıştır.
M.C.Şems 4:7
8
(Miras) dağıtımı sırasında, (başka) yakınlar, öksüzler ve yoksullar hazır bulunurlarsa, onlara (da) bir şeyler verin ve onlara güzel söz söyleyin.
M.C.Şems 4:8
9
Arkalarında zayıf çocuklar bırakacak olurlarsa, onlar hakkında endişeye kapılanlar, (diğer yetim çocuklar) hakkında (da) Allah’tan korkmalıdırlar. Onların, Allah’ın takvasını benimsemeleri ve doğru söz söylemeleri gerekir.
M.C.Şems 4:9
10
Zulmederek (yetim veya) öksüzlerin mallarını yiyenler, şüphesiz karınlarına ateş doldururlar. Onlar, alevli ateşe girecekler.
M.C.Şems 4:10
11
Allah çocuklarınızla ilgili size (şunu) emreder: “Erkeğin mirasta iki kadınınki kadar hissesi vardır. (Bilindiği gibi, ailenin geçimini sağlamak erkeğin görevidir. Kadına bu konuda bir sorumluluk verilmemiştir. Erkeğe mirastan fazla pay verilmiştir, çünkü erkek ileride aileyi geçindirmek zorundadır. Evlilik sırasında kadına erkek tarafından “hakkül mehir” verilir. Bunu da unutmamak lazım. Bu da, kadına verilen ve erkeğe verilmeyen bir haktır.) (Vârisler sadece) kadın olup, ikiden fazla iseler, (ölenin) bıraktığı (malın) üçte ikisi onlarındır. Eğer kadın tek ise, (mirasın) yarısı onundur. (Ölenin) çocuğu varsa, bu durumda ana ve babasının her birine, altıda bir verilir. Eğer çocuğu yoksa ve ana-babası ona vâris iseler, anası üçte bir pay alır. Eğer kardeşleri varsa, o zaman annesine altıda bir verilir. (Bu hisseler kişinin,) yapmış olduğu vasiyetten yahut borcunun ödenmesinden sonra dağıtılacaktır.” Atalarınızın ve çocuklarınızın hangisinin yarar bakımından size daha yakın olduğunu bilemezsiniz. Bu (hükümler,) Allah tarafından size farz kılınmıştır. Şüphesiz Allah, her şeyi bilen ve hikmet sahibidir.
M.C.Şems 4:11
12
Hanımlarınızın çocukları yoksa miraslarının yarısı sizindir. Çocukları varsa, miraslarının dörtte biri size düşer. Bu (hisseler ölenin) vasiyeti yerine getirilip, borçları ödendikten sonra (dağıtılacaktır.) Çocuklarınız yoksa bırakacağınız mirasın dörtte biri hanımlarınızındır. Çocuklarınız varsa, bırakacağınız mirasın sekizde biri hanımlarınıza verilir. Bu işlem, yaptığınız vasiyetin yerine getirilmesi ve borcunuzun ödenmesinden sonra olacaktır. Eğer (ölen,) çocuğu veya babası olmayan, erkek veya kadın ise, ancak erkek veya kız kardeşi varsa, onlardan her birine altıda bir (pay) düşer. Eğer onlar birden fazla iseler, yaptığı vasiyetin ve borçlarının ödenmesinden sonra, üçte birine ortak olurlar. (Bu hisselerin) dağıtımında hiç kimsenin zarar görmemesi gerekir. Bu, Allah tarafından (size verilen) bir emirdir. Allah, her şeyi en iyi bilen ve Halîmdir.
M.C.Şems 4:12
13
Bunlar Allah’ın (belirttiği) sınırlardır. Kim Allah ve Peygamberi’ne itaat ederse, (Allah) onu içinde ırmaklar akan bahçelere alacaktır. Onlar, orada temelli kalacaklar. En büyük başarı, işte budur.
M.C.Şems 4:13
14
Kim Allah ile Peygamberi’ne itaat etmeyip, O’nun belirttiği sınırları aşarsa, (Allah) onu ateşe sokacaktır. Orada uzun süre kalacaktır. Ona, aşağılatıcı azap (mukadderdir.)
M.C.Şems 4:14
15
Hanımlarınızdan hayâsızlık yapanlar için, aranızdan dört şahit getirin. Eğer onlar şahitlik ederlerse, o kadınları ölünceye yahut Allah kendilerine bir yol açıncaya kadar evlerde alıkoyun. (Bu ayetlerde eşcinsellik gibi çirkin hareketlerden bahsedilmiştir. Kadınları suçlayabilmek için, aileden dört kişinin şahitlik etmesi, kadınların namusunu muhafaza etmek ve kendilerini yersiz suçlamalardan korumak içindir. Erkekler aileyi geçindirmek sorumluluğunu taşıdıklarından dolayı, onların evde alıkonmaları emredilmemiştir ve bedenen cezalandırılmaları uygun görülmüştür. Bu çirkin harekette bulunan kadınların ise, izinsiz olarak evlerinden dışarı çıkmaları yasak edilmiştir. Bunun gayesi, onları toplumun ahlâkını bozmaktan alıkoymaktır. “Allah onlara bir yol açıncaya kadar,” ifadesi iki şekilde anlaşılabilir. Hanımın ya kocası ölür ve kadın dul kalır, yahut ta kocası onu boşar ve kadın dul kaldıktan sonra, başka birisiyle evlenir. Kısacası bu ayetlerde zinadan değil, ahlâk ve terbiyeye sığmayan davranışlardan söz edilmiştir. Zinanın cezası, Nur sûresinde ayrıca zikredilmiştir.)
M.C.Şems 4:15
16
Aranızdan iki erkek aynı hayâsızlığı yaparlarsa, onları (bedenen) cezalandırın. Ancak tevbe edip, kendilerini ıslah ederlerse onlara göz yumun. Allah, mutlaka tevbeleri kabul eden ve sonsuz rahmet edendir.
M.C.Şems 4:16
17
Şüphesiz Allah, ancak kötülüğü cehaletten dolayı yapıp, hemen tevbe edenlerin, tevbelerini kabul etmeyi üzerine almıştır. Allah’ın rahmet ile yöneldiği, işte bunlardır. O, her şeyi çok iyi bilen ve hikmet sahibi olandır.
M.C.Şems 4:17
18
Kötülük yapmaya devam edip, ölüm saati gelince: “Şimdi tevbe ettim,” diyenlerin tevbesi kabul edilmeye lâyık değildir. (Tevbe eden, fakat) kâfir olarak ölenlerin tevbesi (de) kabul edilmeyecektir. Acı azap hazırladığımız kimseler (de, işte) bunlardır.
M.C.Şems 4:18
19
Ey inananlar! Kadınlara zorla vâris olmanız size helâl değildir. Apaçık olarak çirkin bir harekette bulunmadıkça, kendilerine verdiklerinizin bir kısmını alıp götürmek için onları sıkıştırmayın. Onlarla iyi geçinin. Eğer onlardan hoşlanmazsanız, (yine de kendileriyle güzel geçinin). Belki (de) hoşlanmadığınız bir şeyi Allah, size çok hayırlı kılar.
M.C.Şems 4:19
20
Eğer bir hanımın yerine, başka bir hanım getirmek istiyorsanız ve onlardan birisine yığınla mal vermiş olsanız bile, ondan hiç bir şey geri almayın. Siz iftira ederek ve açıkça günaha girerek, onu geri mi alacaksınız?
M.C.Şems 4:20
21
Onu nasıl alabilirsiniz ki? Siz onlarla baş başa yaşadınız ve onlar (da) sizden sağlam bağlılık sözü almışlardı.
M.C.Şems 4:21
22
Babalarınızın evlendiği kadınlarla evlenmeyin. Geçmişte olan, artık geride kalmıştır. Şüphesiz bu hareket, pek hayâsız ve iğrenç olup, çok kötü bir gelenekti. B.4
M.C.Şems 4:22
23
Analarınız, kızlarınız, kız kardeşleriniz, halalarınız, teyzeleriniz, erkek kardeşinizin kızları, kız kardeşinizin kızları, sizi emzirmiş olan süt anneleriniz ile süt kız kardeşleriniz, eşlerinizin anneleri, kendileriyle evlenip birleştiğiniz eşlerinizden olan, evinizde yetişmiş üvey kızlarınız ile evlenmek size haram kılınmıştır. Ancak kendileriyle evlenip birleşmeden (ayrıldığınız eşlerinizin kızlarıyla evlenmenizde,) size bir günah yoktur. Sizin neslinizden olan öz oğullarınızın eşleri (ile evlenmek), iki kız kardeşi bir arada alarak, onlarla evlenmek (de) size haram kılınmıştır. Geçmişte olan artık geride kalmıştır. Şüphesiz Allah sonsuz bağışlayan ve rahmet edendir.
M.C.Şems 4:23
24
Evli kadınlarla (evlenmeniz de haram kılındı.) Sahip olduğunuz kadınlar (cariyeler bundan) müstesnadır. (Bunlar,) Allah’ın (size) farz kıldığı (hükümlerdir. Evlenmeniz haram kılınanlardan) başkası ile (evlenmek) size helâl kılınmıştır. Ancak hayâsızlık yaparak değil, kendi mallarınızla onlar ile evlenmeniz, (size caiz kılınmıştır.) Onlardan faydalanmış olmanızdan dolayı mehirlerini farz olarak kendilerine verin. Mehir tayin edildikten sonra, (az veya çok vermek konusunda) aranızda anlaştığınızda, size hiçbir günah yoktur. Şüphesiz Allah, her şeyi en iyi bilen ve hikmet sahibi olandır.
M.C.Şems 4:24
25
Aranızda kimin, hür bir mümin kadınla evlenmeye gücü yetmezse, o elindeki mümin cariyelerden biriyle evlensin. Allah, imanınızı çok iyi bilir. Hepiniz birbirinizle alâkalısınız. Sahiplerinin izni ile onlarla evlenin. Namuslu olmaları, hayâsızlık etmemeleri ve gizli dost tutmamaları halinde, onlara mehirlerini uygun olarak ödeyin. Evlendikten sonra herhangi bir hayâsızlık yaparlarsa, cezaları hür kadınlarınınkinin yarısı olacaktır. Bu (seçenek,) aranızdan günah (işlemekten) korkanlar içindir. Sabretmeniz sizin için daha hayırlıdır. Allah, çok bağışlayan ve çok rahmet edendir.
M.C.Şems 4:25
26
Allah, her şeyi size açıklamak, sizden öncekilerin yollarına sizleri (de) ulaştırmak ve size merhamet etmek ister. Allah, her şeyi en iyi bilen ve hikmet sahibi olandır.
M.C.Şems 4:26
27
Allah tevbelerinizi kabul ederek, size yönelmek ister. Ancak çirkin arzularının peşinde olanlarsa, sizin büsbütün (kötülüğe) düşmenizi isterler.
M.C.Şems 4:27
28
Allah sizin (yükünüzü) hafifletmek ister, çünkü insan zayıf olarak yaratılmıştır.
M.C.Şems 4:28
29
Ey inananlar! Mallarınızı aranızda haksızlıkla yemeyin. Ancak karşılıklı rıza ile yapılan ticaret yoluyla (mal değişimi caizdir). Kendinizi (ekonomik olarak) mahvetmeyin. Şüphesiz Allah, size sonsuz rahmet edendir.
M.C.Şems 4:29
30
Kim, haddi aşarak, zulüm ile böyle yapar (ve gayri meşru yollarla başkasının malını yerse,) Biz onu mutlaka (bir tür) ateşe sokacağız. Bu, Allah için pek kolaydır.
M.C.Şems 4:30