Ana SayfaMealler › Muhammed Celal Şems
MC

Muhammed Celal Şems

Muhammed Celal Şems meali ile okumaya başla
Ankebut 1 / 69
1
Ben, (her şeyi) en iyi bilen Allah’ım!
M.C.Şems 29:1
2
İnsanlar, yalnız inandık, demelerini (yeterli sayıp, hiç) sınanmadan bırakılacaklarını mı zannediyorlar?
M.C.Şems 29:2
3
(Oysa) Biz, kendilerinden öncekileri (de) sınamıştık. Allah, doğruyu söyleyenleri şüphesiz tanıyacaktır ve yalan söyleyenleri (de) mutlaka meydana çıkaracaktır.
M.C.Şems 29:3
4
Kötülük işleyenler (cezamızdan) kurtulacaklarını mı sanıyorlar? Verdikleri hüküm ne kötüdür!
M.C.Şems 29:4
5
Kim Allah’a kavuşmayı ümit ederse (bilsin ki,) Allah’ın (belirtmiş olduğu) vakit mutlaka gelecektir. O, çok işiten ve çok bilendir.
M.C.Şems 29:5
6
(Allah için) çaba harcayan, (aslında) kendi canı için çaba harcar. Şüphesiz Allah âlemlere muhtaç değildir.
M.C.Şems 29:6
7
İnanıp (da yerli yerinde) iyi işler yapanların kötülüklerini, onlardan mutlaka gidereceğiz. Şüphesiz onlara yaptıkları en iyi amellerine göre mükâfatlarını vereceğiz.
M.C.Şems 29:7
8
Biz, insana ana babasına karşı iyi muamelede bulunmasını kesin olarak emrettik. Eğer onlar, hakkında hiçbir bilgin olmayanı Bana ortak koşman için seninle tartışırlarsa, o zaman onlara boyun eğme. Dönüşünüz (ancak) Banadır. Sonunda yaptıklarınızın (hangisinin iyi, hangisinin ise kötü olduğunu) size bildireceğim.
M.C.Şems 29:8
9
İman edip (yerli yerinde) iyi işler yapanları (da) mutlaka salihler arasına katacağız.
M.C.Şems 29:9
10
İnsanlardan bazıları, “Biz Allah’a inandık,” derler. Sonra Allah uğruna eziyet edilince, insanların verdikleri eziyeti Allah’ın azabıyla bir tutarlar. Rabbinden bir yardım gelirse, onlar mutlaka, “Şüphesiz biz sizinle beraberdik,” derler. Allah, bütün âlemlerde (yaşayanların) kalplerindekini en iyi bilmez mi?
M.C.Şems 29:10
11
Allah, inananları mutlaka belli edecek, ikiyüzlüleri (de) mutlaka meydana çıkaracaktır.
M.C.Şems 29:11
12
Kâfir olanlar, inananlara derler ki: “Yolumuza uyun, günahlarınızı (da) biz yükleniriz.” Oysa (kâfirler,) onların günahlarını asla taşıyamazlar. Şüphesiz onlar yalancıdırlar.
M.C.Şems 29:12
13
Onlar, mutlaka kendi yüklerini ve kendi yükleriyle birlikte (saptırdıklarının) yüklerini (de) taşıyacaklar. Uydurdukları iftira hakkında (ise,) Kıyamet günü kendilerine mutlaka sorulacak.
M.C.Şems 29:13
14
Şüphesiz Biz, Nuh’u kendi kavmine göndermiştik. O, aralarında ellisi eksik, bin yıl kaldı. (Bu ayette Hz. Nuh’un (a.s.) yaşından değil, aksine kendisine verilen şeriatın devam ettiği dönemden bahsedilmiştir. Kur’an-ı Kerim’de Hz. İbrahim’in (a.s.) de Hz. Nuh’un (a.s.) cemaatinden olduğu beyan edilmiştir. (Bkz. 37:83)) Böylece tufan (gelip) onları yakaladı. Onlar zalim kimselerdi.
M.C.Şems 29:14
15
Biz onu ve gemideki yolcuları kurtardık. Bu (gemiyi de,) âlemler için bir ibret (vesilesi) kıldık.
M.C.Şems 29:15
16
İbrahim’i (de peygamber olarak gönderdik.) Hani o, kavmine demişti ki: “Allah’a ibadet edin ve O’nun takvasını benimseyin. Eğer bilirseniz, bu sizin için daha hayırlıdır.”
M.C.Şems 29:16
17
“Şüphesiz siz Allah’ı bırakıp, ancak putlara taparsınız ve yalan (sözler) uydurursunuz. Allah’ı bırakıp taptıklarınız, sizin için kesinlikle hiçbir rızık sahibi değildirler. Onun için rızkı (yalnız) Allah’ın Katından isteyin, (ancak) O’na ibadet edin ve (yalnız) O’na şükredin. Sizler (ancak) O’na döndürüleceksiniz.”
M.C.Şems 29:17
18
“Eğer (sözlerimi) yalanlarsanız, sizden önceki kavimler (de peygamberleri) yalanlamışlardı. Peygamber’e düşen (ise mesajı) ancak açıkça ulaştırmaktır.”
M.C.Şems 29:18
19
Onlar Allah’ın, (âlemi) ilkin nasıl yaratmaya başladığını, sonra (da) onu tekrarladığını görmediler mi? Şüphesiz bu, Allah için (çok) kolaydır.
M.C.Şems 29:19
20
De ki: “Yeryüzünü dolaşın. Sonra (da Allah’ın) nasıl yaratmaya başladığını görün. Ardından Allah (onları) sonraki yaratılış şeklinde kaldıracaktır. Şüphesiz Allah’ın her şeye tam olarak gücü yeter.”
M.C.Şems 29:20
21
O dilediğine azap verir, dilediğine (ise) merhamet eder. Hepiniz O’na döndürüleceksiniz. ( Yüce Allah’ın (c.c.) insanlara asla zulmetmediği Kur’an-ı Kerim’in birçok ayetinde belirtilmiştir. (Bkz: 50:30; 3:182; 8:52; 22:11; 41:46) Bu ayette de rastgele değil, aksine Allah’ın (c.c.) bilgisine göre, kim hak ettiyse, ancak ona ceza verilir denmiştir.)
M.C.Şems 29:21
22
Siz yerde (de,) gökte (de Allah’ı) aciz bırakamazsınız. Allah’tan başka ne bir dostunuz ne (de) bir yardımcınız vardır.
M.C.Şems 29:22
23
Allah’ın ayetlerini ve O’nun karşısına çıkmayı inkâr edenler (ise,) işte Benim rahmetimden ümitlerini kesmiş olanlar, onlardır. Kendilerine acı bir azap mukadder olan (da,) onlardır.
M.C.Şems 29:23
24
(İbrahim’in) kavminin cevabı, “Bunu ya öldürün, ya (da) yakın,” demekten başka bir şey olmadı. Sonra Allah (da) onu ateşten kurtardı. Şüphesiz bunda, inanan bir kavim için ibretler vardır.
M.C.Şems 29:24
25
(İbrahim onlara) dedi ki: “Şüphesiz Allah’ı bırakıp putlarla bağ kurdunuz. (Siz bunu, yalnız) bu dünya hayatında (öteki müşriklerle) sevgi bağlarınızı (büyütmek için yaptınız.) Sonra Kıyamet günü aranızdan bazılarınız, diğerlerini kabul etmeyecekler, bazılarınız (da) öbürlerine lanet edecekler. Kalacağınız yer (ise) Cehennem olacak ve hiç yardımcınız (da) bulunmayacak.
M.C.Şems 29:25
26
Bundan sonra Lût, ona inandı. (İbrahim) dedi ki: “Ben mutlaka Rabbime hicret edeceğim. Şüphesiz O üstündür, hikmet sahibidir.”
M.C.Şems 29:26
27
Biz kendisine İshâk ile Yakub’u bağışladık. Soyuna (da) peygamberlik ve Kitab’ın (mükâfatlarını) verdik. Biz, kendisinin mükâfatını bu dünyada (da) verdik. Şüphesiz o, ahirette (de) salih kimselerden olacaktır.
M.C.Şems 29:27
28
Lût’u (da peygamber olarak gönderdik.) O, kavmine demişti ki: “Şüphesiz sizler, tüm âlemlerde daha önce kimsenin yapmadığı (gibi, büyük) bir hayâsızlığa (koşarak) geliyorsunuz.”
M.C.Şems 29:28
29
“Şüphesiz siz, erkeklere (şehvetle) mi yanaşıyorsunuz? Yolları kesiyorsunuz ve toplantılarınızda (da) çok çirkin sözler söylüyorsunuz.” Bunun üzerine kavminin cevabı, “Eğer doğrulardansan, bize Allah’ın azabını getir,” demekten başkası olmadı.
M.C.Şems 29:29
30
O, dedi ki: “Rabbim, (bu) fesatçı kavime karşı bana yardım et!”
M.C.Şems 29:30