Ana SayfaMealler › Muhammed Celal Şems
MC

Muhammed Celal Şems

Muhammed Celal Şems meali ile okumaya başla
Şuara 1 / 227
1
(Bu sûreyi) Tayyip, Semî ve Alîm (olan Allah indirmiştir. )
M.C.Şems 26:1
2
Bunlar, (konularını) apaçık (anlatan) Kitab’ın ayetleridir.
M.C.Şems 26:2
3
Onlar mümin olmuyorlar diye, sen kendi nefsini mi helâk edeceksin?
M.C.Şems 26:3
4
Biz istersek, kendilerine gökten karşısında boyunlarının eğilip kalacağı bir mucize indiririz.
M.C.Şems 26:4
5
Onlar, Rahman tarafından gelen her yeni nasihatten mutlaka yüz çevirirler.
M.C.Şems 26:5
6
Onlar, (Allah’ın ayetlerini) zaten yalanladılar. Onun için alay ettikleri (konuların) gerçekleşmesinin haberleri, mutlaka kendilerine ulaşacaktır.
M.C.Şems 26:6
7
Yeryüzünü görmezler mi? Biz, orada her tür (bitkiden) nice güzel çiftler yetiştirdik.
M.C.Şems 26:7
8
Şüphesiz bunda (da) büyük bir mucize vardır. Ancak onların çoğu mümin değiller.
M.C.Şems 26:8
9
Şüphesiz Rabbin, ancak en üstündür, çok rahmet edendir.
M.C.Şems 26:9
10
(10-11) Hani Rabbin Musa’ya seslenmişti: “Zalim kavime git. (Yani) Firavun’un kavmine (git ve onlara,) takvayı benimsemez misiniz, (de.)”
M.C.Şems 26:10
11
(10-11) Hani Rabbin Musa’ya seslenmişti: “Zalim kavime git. (Yani) Firavun’un kavmine (git ve onlara,) takvayı benimsemez misiniz, (de.)”
M.C.Şems 26:11
12
O dedi ki: “Ey Rabbim! Şüphesiz onların beni yalanlamalarından korkarım.”
M.C.Şems 26:12
13
“Göğsüm daralıyor. Dilim (de) dönmüyor. Onun için Harun’a (da) peygamberlik ver.”
M.C.Şems 26:13
14
“Onların bana (yükledikleri) bir suç (da) var. Onun için beni öldürmelerinden endişe ediyorum.”
M.C.Şems 26:14
15
(Yüce Allah) dedi ki: “Hayır, (sandıkları gibi) değil! İkiniz ayetlerimiz ile gidin. Şüphesiz Biz (de) sizinle beraberiz (ve dualarınızı daima) işiteceğiz.”
M.C.Şems 26:15
16
(16-17) “İkiniz Firavun’a gidin ve ona, biz âlemlerin Rabbi (olan Allah’ın) elçileriyiz (ve sana) İsrâiloğulları’nı bizimle beraber gönder (mesajını getirdik,) deyin.”
M.C.Şems 26:16
17
(16-17) “İkiniz Firavun’a gidin veona, biz âlemlerin Rabbi (olan Allah’ın) elçileriyiz (ve sana) İsrâiloğulları’nı bizimle beraber gönder (mesajını getirdik,) deyin.”
M.C.Şems 26:17
18
(Firavun) dedi ki: “Biz seni (henüz) küçük bir çocukken aramızda büyütmedik mi? Ömrünün birçok yılını (da) yanımızda yaşadın.”
M.C.Şems 26:18
19
“Sonra yaptığın işi (de) yaptın. Sen (zaten) nankörlerdensin.”
M.C.Şems 26:19
20
(Musa) dedi ki: “Ben o işi, (daha gerçeği) bilmiyorken yaptım.”
M.C.Şems 26:20
21
“Sizden korkup aranızdan kaçtım. Rabbim (de) bana hikmetle karar verme yetkisi ihsan etti ve beni peygamberlerden kıldı.”
M.C.Şems 26:21
22
“Başıma kaktığın bu nimet, (aslında) İsrâiloğulları’nı kendine köle etmiş olmandandır.”
M.C.Şems 26:22
23
(Bunun üzerine) Firavun dedi ki: “Âlemlerin Rabbi (de) nedir?”
M.C.Şems 26:23
24
(Musa) dedi ki: “O, göklerle yerin ve ikisi arasındakilerin Rabbidir. Keşke sizler (de) kesin olarak inananlardan olsaydınız.”
M.C.Şems 26:24
25
(Firavun) etrafındakilere, “(Musa'nın dediklerini) duymuyor musunuz?” dedi.
M.C.Şems 26:25
26
(Musa,) dedi ki: “O, sizin (de) Rabbinizdir, önceki atalarınızın (da) Rabbidir.”
M.C.Şems 26:26
27
(Bunun üzerine Firavun,) “Size gönderilen bu peygamberiniz, mutlaka delidir,” dedi.
M.C.Şems 26:27
28
(Musa) dedi ki: “O, Doğunun, Batının ve ikisi arasındakilerin tamamının Rabbidir. Akıl etseydiniz (daha iyi olurdu.)”
M.C.Şems 26:28
29
(Firavun) dedi ki: “Benden başka bir ilâh edinirsen, seni mutlaka tutuklulardan kılarım.”
M.C.Şems 26:29
30
(Musa,) “Sana apaçık (gerçek) olanı getirsem (de) mi?” dedi.
M.C.Şems 26:30