1
Şüphesiz müminler muratlarına ermişlerdir.
2
(2-4) Onlar, namazlarında alçak gönüllülük gösterirler ve boş söz (ile işlerden) yüz çevirirler ve (de) zekâtı (hakkıyla) verirler.
3
(2-4) Onlar, namazlarında alçak gönüllülük gösterirler ve boş söz (ile işlerden) yüz çevirirler ve (de) zekâtı (hakkıyla) verirler.
4
(2-4) Onlar, namazlarında alçak gönüllülük gösterirler ve boş söz (ile işlerden) yüz çevirirler ve (de) zekâtı (hakkıyla) verirler.
5
(5-6) Keza onlar, yalnızca hanımları ve sağ ellerinin sahip bulunduklarının dışında, edep yerlerini (de) korurlar. (Böyle davrandıkları için,) onlar hiç ayıplanmayacaklar.
6
(5-6) Keza onlar, yalnızca hanımları ve sağ ellerinin sahip bulunduklarının dışında, edep yerlerini (de) korurlar. (Böyle davrandıkları için,) onlar hiç ayıplanmayacaklar.
7
Kim bunun dışına çıkmak isterse, işte haddi aşanlar (da) onlardır.
8
(8-9) Onlar, emanetlerine ve vermiş oldukları sözlerine riayet ederler ve (de) namazlarını (da) daima korurlar
9
(8-9) Onlar, emanetlerine ve vermiş oldukları sözlerine riayet ederler ve (de) namazlarını (da) daima korurlar
10
İşte (gerçek) vârisler (de,) onlardır.
11
Onlar, Firdevs’e vâris olacaklar ve orada ebediyen kalacaklar.
12
Şüphesiz Biz, insanı yaş toprağın özünden yarattık.
13
Sonra (da) onu, kalınacak emniyetli bir yere azıcık su halinde koyduk.
14
(Daha) sonra o suyu, pıhtılaşmış kan haline getirdik. Bu pıhtılaşmış kanı (da,) ardından bir et parçasına dönüştürdük. Bu et parçasını kemikler şekline soktuk. Bu kemikleri (de) et ile örttük. Sonra (da) onu başka bir yaratılış halinde geliştirdik. Bundan dolayı, yaratanların en iyisi olan Allah, ne bereketlidir!
15
Sonra (da) şüphesiz siz bunun akabinde öleceksiniz.
16
Ardından Kıyamet günü kesinlikle kaldırılacaksınız.
17
Şüphesiz Biz, üzerinizde yedi yol yaptık. (“Yedi” kelimesi, “çok” anlamındadır. Buna göre yedi yoldan aslında sayısız yollar kastedilmiştir.) Biz yarattıklarımızdan gafil değiliz.
18
Biz, suyu gökten bir ölçüye göre indirdik, sonra (da) onu yeryüzüne yerleştirdik. Şüphesiz onu ortadan kaldırmaya gücü yeten (de,) şüphesiz Biziz.
19
Onunla sizin için hurma bahçeleri ve üzüm bağları hazırladık. Oralarda sizin için bol bol meyveler vardır. Siz onlardan yersiniz.
20
Sînâ dağında, içinde yağ taşıyan ve yiyenlere katık veren bir ağaç (da) yetiştirdik. (Bundan zeytin ağacı kastedilmiştir. )
21
Şüphesiz hayvanlarda (da,) sizin için büyük ibret vardır. Onların karınlarındakinden size içiririz. Onlarda sizin için hem birçok faydalar vardır, hem (de) onlardan yersiniz.
22
Onlara ve gemilere bindirilirsiniz.
23
Şüphesiz Biz, Nuh’u kavmine gönderdik. O dedi ki: “Ey kavmim, Allah’a ibadet edin. Sizin için, O’ndan başka bir ilâh yoktur. Öyleyse takvayı benimsemeyecek misiniz?”
24
Bunun üzerine, kavminin kâfirlik eden ileri gelenleri dediler ki: “Bu, ancak sizin gibi bir insandır ve size üstün çıkmak ister. Eğer Allah isteseydi, şüphesiz melekleri indirirdi. Biz geçmiş atalarımız zamanında, böyle (bir olayın yaşandığını) hiç duymadık.”
25
“Bu, ancak kendisinde çılgınlık bulunan bir adamdır. Bunun için, onun sonunu (biraz) bekleyin.”
26
(Bunun üzerine Nuh,) “Ey Rabbim, bana yardım et, çünkü bunlar beni yalancı yerine koydular,” dedi.
27
Biz (de) kendisine, gözümüzün önünde ve vahyimize göre bir gemi yap, diye vahyettik. Emrimiz gelip, (yeryüzünün) pınarı fışkırınca, (sana buyuracağımız) her gerekli hayvandan birer çifti ona al. Daha önce aleyhine emrimiz gelmiş olanlar dışındaki akrabalarını (da gemiye bindir.) Zulmedenler hakkında bana hiçbir şey söyleme. Çünkü onlar, mutlaka (suda) boğulacaklar. (Bknz. 11:40)
28
Sen ve beraberindekiler gemiye iyice yerleşince, sen de ki: “Bizi zalim kavimden kurtaran Allah’a hamdolsun.”
29
(Gemiden inerken ise) de ki: “Ey Rabbim, beni bereketli kılacağın (bir yere) indir. Çünkü Sen, (karaya) indirenlerin en iyisisin.”
30
Bunda birçok mucizeler vardır. Biz, (kullarımızı) mutlaka sınayanız.
Sonraki 30 ayet →