Ana SayfaMealler › Muhammed Celal Şems
MC

Muhammed Celal Şems

Muhammed Celal Şems meali ile okumaya başla
İsra 1 / 111
1
Ayetlerimizden bazılarını kendisine göstermek gayesiyle, geceleyin kulunu Mescid-i Haram’dan, çevresini bereketli kıldığımız Mescid’i Aksa’ya götüren (Allah,) pek yücedir. Şüphesiz yalnız O, çok işiten ve çok görendir.
M.C.Şems 17:1
2
Biz, Musa’ya Kitap (olarak Tevrat’ı) verdik. Onu, İsrâiloğulları için bir hidayet kıldık. (Onlara,) Benden başkasını kendinize koruyucu edinmeyin, (diye buyurduk.)
M.C.Şems 17:2
3
(Ayrıca dedik ki: “Ey) Nuh ile birlikte (gemiye) bindirdiklerimizin nesli! (Unutmayın ki) o, (Bizim) çok şükreden bir kulumuzdu.
M.C.Şems 17:3
4
Biz, (o) Kitap’ta İsrâiloğulları’na, siz bu memlekette mutlaka iki kere fesat çıkaracaksınız ve şüphesiz büyük bir isyankârlık göstererek, taşkınlıkta bulunacaksınız diye açıkça bildirmiştik.
M.C.Şems 17:4
5
O iki (kez fesat çıkarmanın) ilk vadesi tamamlanınca, (başınızı ezmek için) çok savaşçı kullarımızı gönderdik. Onlar evlerinizin içine kadar girdiler. Bu mutlaka yerine gelecek bir sözdü.
M.C.Şems 17:5
6
(Sonra) Biz size, tekrar düşmana saldırma gücü verdik. Mal ve oğullarla size yardım ettik ve sayıca (da) sizi çoğalttık.
M.C.Şems 17:6
7
İyi işler yaparsanız, ancak kendi yararınıza olur. Kötülük ederseniz (de,) ancak kendinize etmiş olursunuz. Diğer (fesat çıkarma) zamanı gelince, onların saygıdeğer insanlarınıza kötü muamele yapmaları, ilk defa girdikleri gibi Mescid’e girip ele geçirdiklerini (de) yerle bir etmeleri (mukadderdir.)
M.C.Şems 17:7
8
Belki Rabbiniz size rahmet eder. Ama siz (fesatlarınıza) geri dönerseniz, Biz (de sizi cezalandırmaya) geri döneriz. Biz, Cehennemi, kâfirler için kuşatan kıldık.
M.C.Şems 17:8
9
Şüphesiz bu Kur’an, en kalıcı hidayeti verir ve (yerli yerinde) iyi işlerde bulunan müminlere büyük bir mükâfatın (mukadder) olduğunu müjdeler.
M.C.Şems 17:9
10
(Aynı zamanda bu Kur’an,) ahirete inanmayanlara acı bir azap hazırladığımızı (da bildirir).
M.C.Şems 17:10
11
İnsan, iyiliği davet edercesine kötülüğü davet eder. İnsan pek acelecidir.
M.C.Şems 17:11
12
Biz, gece ile gündüzü iki alâmet olarak meydana getirdik. Rabbinizden O’nun lütfunu arayasınız, yılların sayısını ve hesabı bilesiniz diye, gece alâmetini silip, gündüz alâmetini (de) aydınlık veren kıldık. Biz, her şeyi ayrıntılı olarak anlattık.
M.C.Şems 17:12
13
Biz, her insanın amel defterini onun boynuna taktık. Kıyamet günü onu bir kitap olarak çıkaracağız. O (da) onu tamamen açılmış bulacak.
M.C.Şems 17:13
14
“Kitabını oku! Bugün nefsin, hesabını görmek için yeter,” (denilecek.)
M.C.Şems 17:14
15
Kim hidayete ererse, ancak kendisi için hidayeti bulmuş olur. Kim (doğru yoldan) saparsa, ancak kendi aleyhine (sapmış olur.) Yük taşıyan bir can, başkasının yükünü taşımayacaktır. Biz bir peygamber göndermedikçe, (insanlara) asla azap vermeyiz.
M.C.Şems 17:15
16
Bir yerleşimi helâk etmek istediğimizde, oranın varlıklı olanlarına (iyiliği) emrederiz. Onlar tam aksine, orada itaatsizlik ederler. (İşte o zaman,) o (yerleşim hakkındaki) sözümüz yerine gelmiş olur ve onu (tamamen) yerle bir ederiz.
M.C.Şems 17:16
17
Biz, Nuh’tan sonra birçok nesilleri helâk ettik. Rabbin, kullarının günahlarından yeterince haberd
M.C.Şems 17:17
18
Kim bu dünyayı isterse, onlardan dilediğimize, bu dünyada çabuk (bir yarar) sağlarız. Ancak bundan sonra (da,) kendisine Cehennem (azabı) tahsis ederiz. Oraya ayıplanmış ve kovulmuş olarak girer.
M.C.Şems 17:18
19
(Ancak) mümin iken, kim ahireti arzu eder ve onun için hakkıyla çaba gösterirse, işte çabaları takdir edilecek olanlar (da,) bunlardır.
M.C.Şems 17:19
20
Biz herkese, bunlara (da,) onlara (da) Rabbinin lütfundan yardım ederiz. Rabbinin lütfu, (kimseden) esirgenmez.
M.C.Şems 17:20
21
Bak Biz onları (malca) birbirlerine nasıl üstün kıldık. Ahiret (hayatı,) şüphesiz derece bakımından daha yücedir, üstünlük (bahşetmek) bakımından (da) daha yücedir.
M.C.Şems 17:21
22
(Ey söz söylenen kimse!) Allah’tan başka bir ilâh edinme. Yoksa ayıplanmış ve (İlâhî) yardımdan mahrum edilmiş kalırsın.
M.C.Şems 17:22
23
Rabbin, Kendisinden başkasına ibadet etmemeniz ve (de) ana babanıza iyilikte bulunmanız (konularında,) kesin emir vermiştir. Yanındayken onlardan birisi veya her ikisi yaşlılığa ererlerse, bunun sonucunda onlara, öf (bile) deme ve kendilerini azarlama. Onlarla (daima) yumuşaklık ve hürmetle konuş.
M.C.Şems 17:23
24
Merhamet duygularıyla kendilerine karşı alçak gönüllülük göster. Onlar için (dua ederken) de ki: “Ey Rabbim, beni çocukluğumda yetiştirdikleri gibi, Sen (de) onlara rahmet eyle!”
M.C.Şems 17:24
25
Gönlünüzdekini, en iyi Rabbiniz bilir. Eğer salih olursanız (bilin ki,) hep (kendisine) dönenleri, O mutlaka çok bağışlayandır.
M.C.Şems 17:25
26
Akrabaya, yoksula ve yolcuya hakkını ver. (Ancak) hiçbir şekilde israf etme.
M.C.Şems 17:26
27
Şüphesiz israf edenler, şeytanların kardeşleridir. Şeytan (ise) Rabbine karşı nankördür.
M.C.Şems 17:27
28
Rabbinden umduğun rahmetine nail olabilmen için onlardan yüz çevirsen (de,) yine (de) onlara yumuşak bir söz söyle.
M.C.Şems 17:28
29
Elini ne (cimrilikten) boynuna bağlı tut, ne (de savurganlık) ederek onu tam olarak açıver. Yoksa ayıplanır ve üzüntü içinde oturup kalırsın.
M.C.Şems 17:29
30
Şüphesiz Rabbin dilediği için rızkı bollaştırır, (dilediğininkini de) daraltır. O, şüphesiz kullarının (durumlarını) gayet iyi bilen ve görendir.
M.C.Şems 17:30