1
Hayır! Bu beldeye yemin ederim ki.
2
Senin çok iyi tanıdığın (yakın olduğun yaşadığın) bu beldeye.
3
Doğurana ve doğurduğuna yemin olsun ki.
4
Biz insanı güçlüklere dayanıklı yarattık.
5
İnsan, hiç bir kimsenin kendisine güç yetiremeyeceğini mi zannediyor?
6
Diyor ki "Çok mal tüketip sarf ettim."
7
O, hiç bir kimsenin kendisini görmediğini mi zannediyor?
9
Bir dil ve iki dudak vermedik mi?
10
Biz ona (insana) iki yol belirledik.
11
Fakat o henüz sarp yokuşa tırmanmadı.
12
O sarp yokuş nedir, bilir misin?
14
Yahut aç olan birisini, aç olduğu günde.
15
Yakın çevresinde olan bir yetimi.
16
Yahut, açlıktan yerlere serilmiş bir fakiri doyurmaktır.
17
Sonra, iman edenlerden, sabrı ve merhameti tavsiye edenlerden olmaktır.
18
İşte böyle yapanlar (hesap gününde) mutlu olanlardır.
19
Ayetlerimizi inkar edenler ise, işte onlar da (hesap gününde) mutsuz olanlardır.
20
Onlar, üzerlerini kaplayan bir ateş içerisindedirler.