2
Allah'tan sakınanları en doğru yola iletmesinde hiçbir şüphe ve tereddüt olmayan, yalnızca bu kitaptır.
3
Allah'tan sakınan o kimseler, gayba inanırlar, namazlarını kılarlar ve kendilerine rızık olarak verdiklerimizden, ihtiyacı olanlara verirler.
4
O sakınanlar, sana indirilene, ve senden önce indirilen kitaplara inanırlar, onların ahiret gününe olan inançları da tamdır.
5
İşte böyleleri, Rablerinin belirlediği doğru yol üzerinde olan ve kurtuluşa erenler de bunlardır.
6
Hakkı kabul etmeyenlere gelince, sen onları uyarsan da, uyarmasan da onlar için fark etmez, (Rablerinden gelen gerçeklere) asla inanmazlar.
7
Bu sebeple, Allah kalplerini ve kulaklarını mühürlemiş, gözlerine perde çekmiştir (gerçekleri göremezler, anlayamazlar). Onlar için büyük bir azap vardır.
8
İnsanlardan inanmadıkları halde "Allah'a ve ahiret gününe inandık" diyenler var.
9
(Güya) Allah'ı ve iman edenleri aldatıyorlar. Bilmiyorlar ki, ancak kendilerini aldatıyorlar.
10
Böylelerinin kalplerinde hastalık var. Allah da onların bu hastalıklarını artırmıştır. Yalanlamalarından dolayı onlar için can yakıcı bir azap vardır.
11
Onlara "Yer yüzünde bozgunculuk çıkarmayın" denilince "Biz sadece ıslah edicileriz" derler.
12
Halbuki! Yeryüzünü bozguna uğratanlar onlar değil mi? Fakat bunun bilincinde değiller.
13
Onlara "(Doğru inanan) İnsanların inandığı gibi inanın" denildiği zaman "Aşağı, basit seviyedeki insanların inandığı gibi mi inanacağız?" derler. Halbuki basit, aşağılık seviyesinde olan kendileri olduğu halde, onlar bunu bilmiyorlar.
14
İnananlarla karşılaştıklarında "Bizde iman ettik" derler. Kendilerini aldatanlarla (şeytanlar ile) baş başa kaldıklarında "Sizinle beraberiz, elbette onlarla eğlenip alay ediyoruz" derler.
15
Allah da onları, içinde bulundukları azgınlık içerisinde, bocalar bir halde bırakarak eğlenir.
16
İşte böyleleri doğru yola karşılık, sapıklığı satın almışlar, fakat bu alış veriş onlara kazanç sağlamamış, bu nedenle doğru yolu bulamamışlardır.
17
Onların misali, (içlerinden) birisinin bir ateş yakıp ta, ateş çevresini aydınlattığı zaman, Allah onların aydınlıklarını giderip de, onları karanlıklar içerisinde bıraktığında, hiçbir şey göremeyen kimselerin durumuna benzerler.
18
(Kendilerine yol gösterici olmadığı için) Sağır, dilsiz ve kör kalmışlar, kendi başlarına asla doğru olana dönemezler.
19
Veyahut onların durumu, içinde karanlık, gök gürültüsü ve şimşeklerin olduğu gökteki sağanak yağmura benzer. Yıldırımların sebep olacağı ölüm korkusundan, parmaklarıyla kulaklarını tıkarlar. Halbuki Allah gerçeği kabul etmeyenleri çepe çevre kuşatmıştır.
20
Şimşeğin ışığından neredeyse gözleri kör olacak. Şimşek ortalığı aydınlattığında yürürler, ışık gidip de, karanlık çökünce, ayakta kalıverirler. Allah dilerse onların kulaklarını sağır, gözlerini kör edebilirdi. Elbetteki Allah her şeyi düzenleyip planlayandır.
21
Ey İnsanlar! Sizi ve sizden öncekileri yaratan Rabbinize kulluk edin. Umulur ki korunursunuz.
22
O ki, sizin için yer yüzünü kalacak yer ve göğü bina haline getirmiş, gökten su indirerek, onunla size rızık olsun diye yiyecekler çıkarmıştır. Bunları bildiğiniz halde Allah'a ortaklar koşmayın.
23
Eğer kulumuza indirdiğimizden şüphe ediyor ve doğrulardan iseniz Allah dan başka şahitlerinizi çağırarak, onun benzeri bir sure getirin.
24
Eğer benzer bir sure getiremezseniz, ki bunu yapamayacaksınız. Sonuçta gerçekleri kabullenemeyenler için hazırlanmış, yakıtı insanlar ve taşlar olan ateşten korunun.
25
İman edip, Allah'ın belirlediği doğru işleri yapanlara, altlarından ırmakların aktığı bahçeleri müjdele. Onlar ne zaman o bahçelerin yiyeceklerinden yeseler "Bunlarla daha önce de rızıklanmıştık" derler. Onlara yediklerinin benzerleri (düyada iken) verilmişti. Ayrıca onlar için orada, tertemiz eşler var ve orada sürekli kalacaklardır.
26
Muhakkak ki Allah, sivrisinek de olanı veya onun da üzerinde olan şeyleri misal vermekten çekinmez. İman etmiş olanlara gelince, o sivrisineğin ve onun üzerinde olanların yaratılışında, Rablerinin yüceliğini anlatan işaretler olduğunu bilirler. Gerçekleri inkar edenler ise "Allah bu misali vermekle ne anlatmak istiyor" derler. Bu anlatımlarla pek çok insanı saptırır ve yine bu anlatımla pek çok insanı da doğruya iletir. Ancak yoldan çıkmışlar bu misallerle saparlar.
27
O fasıklar (yoldan çıkmışlar), sözleşme yaptıktan sonra, Allah'la olan anlaşmalarını bozanlar ve Allah'ın emrettiği doğrulara ulaşılmasının yollarını kesenler (engelleyenrler) olup, aynı zamanda yer yüzünde bozgunculuk yapanlardır. Böyle yapmakla kendilerine yazık etmiş olanlar işte bunlardır.
28
Allah'ı nasıl inkar ediyorsunuz ki? Sizler yoklukta idiniz, sizi diriltti, sonra sizi tekrar yok edecek (öldürecek) ve sonra sizi yeniden diriltecek, sonra O'na döndürüleceksiniz.
29
O, yer yüzünde olanların tümünü sizin için yaratandır. Sonra gök yüzünü yine sizin için yedi gök haline getiren de O'dur. O her şeyi en iyi bilendir.
30
Rabbin meleklere "Ben yer yüzünde (insanı) halife yapacağım" dedi. Meleklerde "Yer yüzünde fesat çıkaracak ve kan dökecek olanları mı yer yüzünde sürekli var edeceksin? Halbuki biz övgülerle, seni bütün noksanlık sıfatlarından tenzih edip yüceltiyoruz" dediler. Allah "Sizin bilmediklerinizi ben bilirim" dedi.
Sonraki 30 ayet →