1
Ne zaman ki (Sûr’a üfürülür de) o yer kendi(si için takdir edilen ve büyüklüğüne yaraşan o müthiş) zelzelesiyle iyice sarsıntıya tutulur;
2
Böylece o yer(, içinde bulunan ölüler ve defineler gibi tüm) ağırlıklarını (dışarı fırlatıp ortaya) çıkarır;
3
Bir de insan (dehşete kapılarak): “Buna ne oluyor?” der!
4
İşte o gün o, (dile gelir de, üzerinde işlenmiş olan hayır ve şerrin) haberlerini (halka) anlatır (ve günahkârlardan şikâyette bulunup aleyhlerine şahit lik yapar, itaatkârlara ise şükranını bildirip lehlerinde şahitlikte bulunur)!
5
Çünkü gerçekten senin Rabbin ona (konuşmasını) vahyetmiş (ve üzerinde yapılanları haber ver mesini ona emretmiş)tir!
6
İşte o gün insanlar, amelleri(nin karşılığı) kendilerine gösterilsin diye (suratları beyaz ve siyah, güvenli ve korkak) muhtelif fırkalar halinde (kabirlerinden hesap sahasına doğru) çıkacaktır!
7
Artık, her kim (dünyada) hayır bakımından zerre ağırlığınca bir şey yapmışsa, onu(n sevabını âhirette) görecektir!
8
Her kim de (dünyada) şer bakımından zerre ağırlığınca bir şey yapmışsa, onu(n cezasını âhirette) görecektir!