1
Andolsun o (sayısız menfaatleri olan) incire ve zeytine;
2
Ve (Mûsâ (Aleyhisselâm)`ın Allâh-u Te`âlâ ile konuş masına mahal olmuş pek mübarek) Sînîn (vâdisin) deki Tûr (dağın)a;
3
Bir de işte şu çok güvenli şehir (olan Mekke-i Mükerremey)e ki;
4
Andolsun; elbette Biz insanı muhakkak en güzel bir kıvam verme içerisinde yarattık (ki, yüz üstü değil de dik olarak yürümesi, suretinin güzelliği, uzuvlarının düzgünlüğü ve eliyle yeyip içmesi bunun bir göstergesidir)!
5
Sonra (bu şekilde güzel yaratılış nimetine şükretmediği için) onu (cehennem ehlinden yaparak, gö rüntü bakımından) alçakların en alçağı olan (bir du rum)a çevirdik/ (cehennem derekeleri içerisinde) aşa ğıların en aşağısı olan (bir tabakay)a döndürdük/(en güzel biçimde yaratılıp bir zaman genç ve güzel olarak yaşamasının) ardından (sırtını kamburlaştırarak, sa çını sakalını beyazlatarak, derisini kırıştırarak, görme-işitme ve anlayış kabiliyetlerini zaafa uğratarak) onu aşağıların en aşağısı (olan ömrün en rezil çağı)na döndürdük/!
6
Ancak, o kimseler müstesnâ ki; iman (şartları na şüphesiz bir şekilde itikat) etmişlerdir ve (namaz, oruç, hac, zekât gibi) salih ameller işlemişlerdir; işte o (cehennem ehlinin aşağılık durumundan kurtula)n lar için, (ardı arkası) kesilmeyen/başa kakılmayan/ pek büyük bir ecir vardır./Lâkin o kimseler ki (genç ve sıhhatli oldukları dönemlerde) iman etmişlerdir ve salih ameller işlemişlerdir; işte onlar (yaşlılığa ve hastalığa uğradıklarında aynı ibadetleri yapamasa lar da, hastalık ve yaşlılık gibi zorluklara sabretmeleri sebebiyl kendileri) için, (ardı arkası) kesilmeyen pek büyük bir mükâfat vardır./
7
(Ey kâfir insan!) Artık bu(nca kat’î delillerin açığa çıkması)ndan sonra hangi şey sana o (âhiretteki) cezayı/ o (İslâm) dini(ni)/ yalan saydırabilir?