Ana SayfaMealler › Mahmut Ustaosmanoğlu
MU

Mahmut Ustaosmanoğlu

Bu mealle oku
Mahmut Ustaosmanoğlu meali ile okumaya başla
Beled 1 / 20
1
Yemin ederim işte şu (yasaklı) belde (olan Mekke-i Mükerreme)ye!
M.Ustaosmanoğlu 90:1
2
Oysa (bu beldenin otunu bile koparmak haramken,) sen(in gibi hürmetli bir zât) işte bu beldede (av lanılacak bir şey yerine bile konmayıp) helâl (görüle rek türlü türlü eziyetlere müptelâ edilmekte)sin!/Sen (Mekke’yi fethederek ) işte bu beldede konaklayıcısın!/
M.Ustaosmanoğlu 90:2
3
Babaya da, doğurmuş olduğu kişilere de (; Âdem (Aleyhisselâm)`a ve zürriyetine de yemin ederim)!
M.Ustaosmanoğlu 90:3
4
Andolsun ki; elbette Biz insanı muhakkak büyük bir sıkıntı içinde yarattık! (Bu yüzden ana rahmi nin darlığından başlayıp, dünyanın türlü sıkıntılarına göğüs germekle sürecek, dar ve karanlık mezar süre ciyle de devam edecek olan sonsuz hayatında iki ciha nın birçok musibetiyle karşılaşacaktır.)
M.Ustaosmanoğlu 90:4
5
O (kâfir insan), kimsenin asla ona gücü yetmeyeceğini mi sanıyor! Âyet-i kerîme Ebü’l Eşüdd adındaki bir kâfir hakkında inmiştir ki o, ayağının altına sağlam bir deri döşer, on kişinin kendisini çekiştirmesine rağmen, ayaklarının altındaki deri paramparça olup sadece ayağının bastığı kısım kalıncaya kadar kimse onu yerinden oynatamazdı. İşte o, bu gücüne güvenerek Rasûlûllâh (Sallâllâhu Aleyhi ve Sellem)`e çok düşmanlıklar yapmış ve kıyâmet kopsa bile kimsenin ondan intikam alma gücüne sahip olmadığını sanmıştı. (Âlûsî)
M.Ustaosmanoğlu 90:5
6
O: “Ben (Muhammed’e düşmanlık uğrunda) yığınla mal tükettim!” diyor.
M.Ustaosmanoğlu 90:6
7
O (bunları yaparken), kimsenin onu görmemiş olduğunu mu sanıyor?!
M.Ustaosmanoğlu 90:7
8
Biz ona (varlıkları görmesini sağlayacak) iki göz vermedik mi?
M.Ustaosmanoğlu 90:8
9
(İçindekilere tercüman olacak) bir dil, (ağzını kapatacak, konuşmasına ve yeyip içmesine yardımcı olacak) iki de dudak;
M.Ustaosmanoğlu 90:9
10
Bir de ona (cennet ve cehenneme götüren) iki yol gösterdik;
M.Ustaosmanoğlu 90:10
11
Ama o (bunca nimetlerimize şükür için) sarp yokuşa girişemedi!
M.Ustaosmanoğlu 90:11
12
(Habîbim!) Sarp yokuşun ne olduğunu sana hangi şey bildirdi?
M.Ustaosmanoğlu 90:12
13
(O, esâret bağıyla bağlı) bir boyun(un kölelik bağını) çözmektir;
M.Ustaosmanoğlu 90:13
14
Yahut bir açlık ve dermansızlık gününde (yemek) yedirmektir;
M.Ustaosmanoğlu 90:14
15
Yakınlık sahibi olan bir yetime;
M.Ustaosmanoğlu 90:15
16
Ya da (fakirliğinden yere serilip) toprağa yapışmış bir yoksula!
M.Ustaosmanoğlu 90:16
17
(Nefse ağır gelen salih amelleri işleyemeyerek sarp yokuşa göz kestiremeyen bu kişi,) sonra da o iman etmiş kimselerden, sabırla vasiyetleşmiş olan lardan ve (Allâh’ın kullarına karşı) birbirine merha met tavsiye etmiş bulunanlardan da olamadı!
M.Ustaosmanoğlu 90:17
18
İşte ancak bu (vasıflara sahip ola)nlar (defterlerini sağından alacak olan) sağın adamlarıdır /uğur sahipleridir/yüce mertebe sahipleridir/!
M.Ustaosmanoğlu 90:18
19
Ama o kimseler ki Bizim âyet lerimizi inkâr etmişlerdir; (defterlerini sol elinden alacak olan) so lun adamları da/uğursuzluk sahipleri de/alçak mevki sahipleri de/ ancak onlardır!
M.Ustaosmanoğlu 90:19
20
(İçerisine hiçbir hava girmeyecek ve kendisin den hiçbir ses çıkmayacak şekilde kapıları) sıkıca ka patılmış büyük bir ateş ancak onlar üzerindedir!
M.Ustaosmanoğlu 90:20
Beled suresi tamamlandı