Ana SayfaMealler › Mahmut Ustaosmanoğlu
MU

Mahmut Ustaosmanoğlu

Bu mealle oku
Mahmut Ustaosmanoğlu meali ile okumaya başla
Abese 1 / 42
1
(Rasûlûllâh (Sallâllâhu Aleyhi ve Sellem)) yüz ekşitti ve yüz çevirdi.
M.Ustaosmanoğlu 80:1
2
Kendisine o âmâ geldi diye!
M.Ustaosmanoğlu 80:2
3
(Habîbim!) Sana ne bildirmektedir? Belki de o (senin vaazın sayesinde bütün günahlardan) iyice temizlenecek!
M.Ustaosmanoğlu 80:3
4
Ya da iyice öğütlenecek de, böylece o öğüt ona fayda verecek!
M.Ustaosmanoğlu 80:4
5
Ama o kimse ki (zenginliği sebebiyle Allâh’tan ve imandan) kendisini ihtiyaçsız saymıştır,
M.Ustaosmanoğlu 80:5
6
İşte sen özellikle ona tamamen yöneliyorsun!
M.Ustaosmanoğlu 80:6
7
Oysa onun (İslâm’a girmeyip) temizlenmeme sinde senin üzerine (sorumluluk adına) hiçbir şey yoktur!
M.Ustaosmanoğlu 80:7
8
Fakat o kimse ki, (bir hayır öğrenmek için) koşar halde sana gelmiştir,
M.Ustaosmanoğlu 80:8
9
Üstelik o (hem Allâh’tan, hem kâfirlerin eziye tinden, hem de yolda tökezlenmekten) korkmaktadır,
M.Ustaosmanoğlu 80:9
10
İşte sen ondan uzaklaşıp (, imana gelmeyecek birine vaazla) boşuna meşgul oluyorsun! Rivayete göre; bir keresinde Rasûlûllâh (Sallâllâhu Aleyhi ve Sellem) Kureyş’in ileri gelenlerini İslâm’a davet ederken, âmâ olan Abdullah ibni Ümm-i Mektûm (Radıyallâhu anh) yanına gelerek: “Ya Rasûlallâh! Allâh’ın sana öğrettiklerinden biraz bana öğret!” sözünü birkaç defa tekrarladı. O sırada kendisi Rasûlûllâh (Sallâllâhu Aleyhi ve Sellem)`in müşriklerle uğraştığını bilmiyordu. Rasûlûllâh (Sallâllâhu Aleyhi ve Sellem) onun, sözünü kesmesinden hoşlanmayarak mübarek yüzünü ekşitti ve ondan yüz çevirdi. İşte bunun üzerine bu âyet-i celîleler nâzil olarak kendisini uyardı. Bu hâdiseden sonra Rasûlûllâh (Sallâllâhu Aleyhi ve Sellem) ona çok ikram ederdi ve: “Kendisi hakkında Rabbimin bana sitem ettiği kişiye merhaba!” buyururdu. Sefere çıktığında iki kere de onu Medîne’ye halife bıraktı. (Âlûsî)
M.Ustaosmanoğlu 80:10
11
(Habîbim!) Hayır! (Bir daha asla böyle bir şey yapma)! Şüphesiz ki o (okumakta olduğunuz sûre, kendisiyle amel edilmesi gereken) büyük bir öğüttür!
M.Ustaosmanoğlu 80:11
12
Artık dileyen onu düşünüp öğüt alır/ onu ezberler/!
M.Ustaosmanoğlu 80:12
13
(O Kur’ân, Allâh tarafından) değerli kılınmış (ve Levh-i Mahfûz’dan alınmış) pek kıymetli birtakım sahifelerde (kaydedilmiş)dir.
M.Ustaosmanoğlu 80:13
14
(O sayfalar ki; yedinci kat semada) yükseltilmiş/kıymeti yüksek/ ve (şeytanların katmalarından ve Allâh kelâmı dışındaki her şeyden) tertemiz kılınmış
M.Ustaosmanoğlu 80:14
15
Çok değerli birtakım kâtip (melek)lerin ellerinde ki;
M.Ustaosmanoğlu 80:15
16
(Onlar Allâh katında) pek şerefliler ve çok itaatliler!
M.Ustaosmanoğlu 80:16
17
Kahrolsun o (inkârcı) insan! (Bunca iyiliklerine mazhar olduğu Rabbine karşı) onu inkârcı ya pan şey ne ilginçtir!
M.Ustaosmanoğlu 80:17
18
O (Rabbi) onu hangi şeyden yaratmıştır?
M.Ustaosmanoğlu 80:18
19
Sâfî az bir sudan onu yaratmış da, peşi sıra onu(n bütün uzuvlarını dilediği şekilde ve kolayca ya şayabilmesi için en münasip biçimde) ayarlamıştır.
M.Ustaosmanoğlu 80:19
20
Sonra o (anne karnından çıkış) yolu(nu) ona iyice kolay (etmek üzere rahmin ağzını açmış ve çocu ğa ters dönmeyi ilham) etmiştir./ Sonra o (hayır ve şer) yolu(nu) ona kolayca açıklamıştır./
M.Ustaosmanoğlu 80:20
21
Daha sonra onu öldürmüş ve onu (hayvanlar gibi dışarıda bırakmayıp) kabre koydurmuştur.
M.Ustaosmanoğlu 80:21
22
Sonunda dilediği zaman onu (ölümünün ardından) diriltir.
M.Ustaosmanoğlu 80:22
23
Hayır! (İnsan kâfirliği bırakmalıdır!) O (inkârcı insan) O (Allâh-u Sübhânehû)nun kendisine emretmiş olduğu (iman ve taat gibi) şeyleri henüz daha yerine getirmemiştir.
M.Ustaosmanoğlu 80:23
24
Haydi insan yemeğine (bir) baksın (da düşünsün);
M.Ustaosmanoğlu 80:24
25
Gerçekten, Biz suyu tam bir dökme ile döktük;
M.Ustaosmanoğlu 80:25
26
Sonra yeri iyice yarmakla yar(ıp ondan mahsuller çıkar)dık;
M.Ustaosmanoğlu 80:26
27
Böylece orada (buğday ve arpa gibi) daneler bitirdik;
M.Ustaosmanoğlu 80:27
28
Üzümler ve yoncalar da;
M.Ustaosmanoğlu 80:28
29
Zeytinlikler ve hurmalıklar da;
M.Ustaosmanoğlu 80:29
30
Sık ve büyük ağaçlı bostanlar da;
M.Ustaosmanoğlu 80:30