Ana SayfaMealler › Mahmut Ustaosmanoğlu
MU

Mahmut Ustaosmanoğlu

Bu mealle oku
Mahmut Ustaosmanoğlu meali ile okumaya başla
Necm 1 / 62
1
Battığı an yemin olsun o (Süreyyâ) yıldız(ın)a ki;
M.Ustaosmanoğlu 53:1
2
Arkadaşınız (olan Muhammed (Sallâllâhu Aleyhi ve Sellem) hak yoldan) sapmamıştır ve bâtıla inanıp cehâlete düşmemiştir.
M.Ustaosmanoğlu 53:2
3
O nefsânî bir arzudan dolayı konuşmaz!
M.Ustaosmanoğlu 53:3
4
O(nun söyledikleri), ancak (Al lâh-u Te`âlâ tara fından Cebrâîl (Aley hisselâm) vasıtasıyla kendisine) vah yedilmekte olan bir vahiydir.
M.Ustaosmanoğlu 53:4
5
O kuvvetleri çok şiddetli olan (Cebrâîl) ona (Kur’ân’ı) öğretmiştir. (İşte o kuvvetinin bir gösterge si olarak, Lût kavminin beş vilayetini tek kanadıyla kö künden söküp göğe kaldırmış sonra ters çevirmiştir.)
M.Ustaosmanoğlu 53:5
6
O sağlam görüş sahibi/güzel görünüm sahibi (olan yüce melek)/! Derken o (Cibrîl (Aley hisselâm)), (her biri ufku kapatacak kadar büyük olan altı yüz ka nadıyla Hırâ’da Rasû lûl lâh (Sallâllâhu Aleyhi ve Sellem)`e) doğruca belirdi!
M.Ustaosmanoğlu 53:6
7
Böylece o, (Rasûlûllâh (Sallâllâhu Aleyhi ve Sellem)`e göre, doğuda) en üst ufukta idi.
M.Ustaosmanoğlu 53:7
8
Sonra (Cibrîl Rasûlûllâh (Sallâllâhu Aleyhi ve Sellem)`e) yanaştı da, (havadan aşağı doğru) sarkıp yanına indi.
M.Ustaosmanoğlu 53:8
9
Artık (Cibrîl ile Rasûlûllâh (Sallâllâhu Aleyhi ve Sellem) arasındaki mesafe, bakanlara göre, birbirine yapış tırılan) iki yay kadar yahut daha yakın oluverdi.
M.Ustaosmanoğlu 53:9
10
Bunun üzerine o (Cibrîl) O (Allâh-u Sübhâ ne hû)nun (şerefli) kulu (olan Muhammed Mus tafa’sı)na, vahyetmiş olduğu (pek önemli) şey leri vahyetti!
M.Ustaosmanoğlu 53:10
11
O (Rasûlûllâh (Sallâllâhu Aleyhi ve Sellem)`- in) kalb(i, Cibrîl’i asıl sureti üzere gördüğün de,) görmüş olduğu şeye dâir yalan söyle (yerek:“ Seni tanımadım!”de)medi.
M.Ustaosmanoğlu 53:11
12
Şimdi yoksa siz, gördüğü şeye karşı mı onunla çekişiyorsunuz?
M.Ustaosmanoğlu 53:12
13
Andolsun ki; elbette o onu (Mi’râc ge cesinde ki,) diğer bir inişte de (asıl yaratıldığı şekli üzere) gerçekten görmüştü!
M.Ustaosmanoğlu 53:13
14
(Yedinci kat semada Arş’ın sağında bulunan ve bütün kulların ilimlerinin, amellerinin, şe hitlerin ve müminlerin ruhlarının son durağı olan) o son nokta daki Sidre’nin (; o altında top landıkları Arabistan ki razını andıran ağacın) yanında,
M.Ustaosmanoğlu 53:14
15
Ki (takvâ sahiplerinin barınağı olan) Me’- vâ cen neti de onun yanındadır!
M.Ustaosmanoğlu 53:15
16
Hani o Sidre’yi kaplayan (İlâhî nur, yeşil kuş lar, altın çekirgeler, inci, yakut, zebercetler ve her yap rağına konan melekler) kapladığı zaman;
M.Ustaosmanoğlu 53:16
17
O (Rasûlün) göz(ü, bakmakla emrolunduğu şeyleri görmekten başka bir tarafa doğru) kaymamış ve (onların dışına) taşmamıştır.
M.Ustaosmanoğlu 53:17
18
Andolsun ki; elbette o, Rabbinin en büyük âyet lerinden önemli bir kısmını (Mi’râc gecesinde) kesinlikle görmüştür.
M.Ustaosmanoğlu 53:18
19
Gördünüz mü (; söyleyin bana) o (taptığınız) Lât ve Uzzâ’yı!
M.Ustaosmanoğlu 53:19
20
Bir de o çok geri kalmış üçüncü (put olan) Me nât’ı (ki, Allâh-u Te`âlâ’nın sahip olduğu sonsuz kudret karşısında onlar en ufak bir gü ce mi sahiptirler?)!
M.Ustaosmanoğlu 53:20
21
Yoksa erkekler sizin de, o (hoşlanmadığınız ve) dişi (sandığınız melek)ler O’na mı aittir?
M.Ustaosmanoğlu 53:21
22
İşte o takdirde bu, pek zâlimâne bir tak simdir!
M.Ustaosmanoğlu 53:22
23
O(tapı)n(dığınız put)lar ancak, sizin ve baba larınızın kendilerini ad olarak taktığınız birtakım isimlerdir ki, Allâh onlar(ın ilâhlığı) hakkında hiç bir delil indirmemiştir! Onlar ancak zanna (ve birtakım varsayımlara), bir de canların(ın) arzulamakta olduğu şeye harfiy yen uymaktadırlar. Oysa andolsun ki; elbette Rable rinden onlara gerçekten hidâyet gelmiştir.
M.Ustaosmanoğlu 53:23
24
Yoksa temenni etmiş olduğu her şey, insanın mı olacaktır?
M.Ustaosmanoğlu 53:24
25
Hâlbuki âhiret de, o en ilk olan (dünya) da sadece Allâh’a aittir. (Dolayısıyla sizin arzunuz değil, O’nun dilediği olacaktır.)
M.Ustaosmanoğlu 53:25
26
Göklerde nice melek vardır ki, şefaatleri hiç bir şeyle yararlı olamayacaktır! Ancak Allâh’ın di lediği ve râzı olduğu (iman ehli) kimselere (şefaat etmeleri için) izin vermesi müstesnâ! (İman etmeden meleklerin şefaatini bekleyenlerin durumu buyken, ya putlardan medet umanların hâli ne olur!)
M.Ustaosmanoğlu 53:26
27
Şüphesiz o kimseler ki, âhirete iman et me mektedirler, elbette onlar (“Melekler Allâh’ın kızları dır!” diyerek) dişi adı takmak suretiyle melekleri (birtakım bâtıl adlarla) isimlendirmektedirler.
M.Ustaosmanoğlu 53:27
28
Oysa kendileri için bu hususta hiçbir ilim bulunmamaktadır! Onlar ancak tamamen zanna (ve boş kuruntulara) uymaktadırlar. Hâlbuki zan (ve tahmin denen şey), haktan yana hiçbir şeyle fay dalı olamaz!
M.Ustaosmanoğlu 53:28
29
(Habîbim!) O halde sen Bizim zikrimizden (ve gerçek bilgi sağlayan kitabımızdan) yüz çevirmiş bu lunan ve o en alçak (dünya) hayat(ın)dan başka bir şey arzulamamış olan (Nadr ibni Hâris ve Velîd ibni Muğîre gibi) kimselerden yüz çevir!
M.Ustaosmanoğlu 53:29
30
İşte onların ilim olarak ulaştıkları son nokta ancak budur! Şüphesiz senin Rabbin; Kendi yolundan sapmış olan kimseleri pekiyi bilen ancak O’dur, hidâyet bulmuş olan kimseleri de en iyi bi len ancak O’dur!
M.Ustaosmanoğlu 53:30