Ana SayfaMealler › Mahmut Ustaosmanoğlu
MU

Mahmut Ustaosmanoğlu

Bu mealle oku
Mahmut Ustaosmanoğlu meali ile okumaya başla
Tur 1 / 49
1
Andolsun (Mûsâ (Aleyhisselâm) ile konuştuğumuz o) Tûr (dağın)a!
M.Ustaosmanoğlu 52:1
2
(Kulların amelleri kendisinde) düzenli şekilde yazılmış (olup kıyâmet günü kimine sağından, kimine solundan verilecek) olan bir kitaba da!
M.Ustaosmanoğlu 52:2
3
(Meleklerin kendisine müracaatı ve insanların okuması çok kolay olsun diye) yayıl(ıp açıl)mış ince bir deri içerisinde!
M.Ustaosmanoğlu 52:3
4
(Yedi kat semanın üzerinde, Kâ`be’nin hizasında ve Arş’ın altında bulunan ve her gün farklı yetmişbin meleğin tavafıyla ihyâ edilen) Beyt-i Ma`mûr’a da!
M.Ustaosmanoğlu 52:4
5
O yükseltilmiş tavan (olan göğe de, cennetin tavanı olan Arş)a da!
M.Ustaosmanoğlu 52:5
6
O dolu denize (; büyük okyanuslara)/o (kıyâmet günü tandır gibi) tutuşturulmuş (ve kendisiyle cehennem kızdırılmış olan) denizlere/de (yemin olsun)!
M.Ustaosmanoğlu 52:6
7
Şüphesiz ki senin Rabbinin azâbı elbette gerçekleşecektir!
M.Ustaosmanoğlu 52:7
8
Onu savuşturacak hiçbir şey yoktur!
M.Ustaosmanoğlu 52:8
9
Göğün acayip bir çalkantıyla sallanacağı gün (azap başlayacaktır)!
M.Ustaosmanoğlu 52:9
10
(O gün) dağlar da (yerlerinden kopup) eşsiz bir yürüyüşle (havada bulut gibi) yürüy(üp, savrulan bir duman hâline gel)ecektir!
M.Ustaosmanoğlu 52:10
11
İşte o gün büyük bir helâk vardır o yalanlayıcılar için!
M.Ustaosmanoğlu 52:11
12
O kimseler ki onlar yalan yanlış şeylere ilginç bir girişim içerisinde (eğlenip) oynamaktadırlar.
M.Ustaosmanoğlu 52:12
13
(Elleri boyunlarına bağlı ve perçemleri ayaklarıyla birleşik bir halde) şiddetli bir itilişle cehennem ateşine itilecekleri gün (, onlara denilecektir ki):
M.Ustaosmanoğlu 52:13
14
“İşte ancak buydu o ateş ki siz onu yalanlamakta bulunmuştunuz!
M.Ustaosmanoğlu 52:14
15
(Dünyadayken size bu azâba düşeceğinizi haber veren vahye büyü diyordunuz, onun doğruluğunu gös teren) işte bu (manzara) da mı bir büyüymüş, yoksa siz (evvelce gerçekleri görmediğiniz gibi, burada da) görmüyor musunuz?
M.Ustaosmanoğlu 52:15
16
Girin oraya! Artık (cehennemdeki azaplara) sabredin ya da sabretmeyin, (bir şey fark edecek de ğildir, her iki durum da) size göre eşittir! Çünkü siz ancak yapmakta bulunmuş olduğunuz şeylerle ce zalandırıl(dığınıza göre hiçbir haksızlığa uğratılma) maktasınız!”
M.Ustaosmanoğlu 52:16
17
Şüphesiz ki o (haramlardan hakkıyla sakınan) takvâ sahipleri, pek değerli cennetler ve çok büyük nimetler içerisindedirler.
M.Ustaosmanoğlu 52:17
18
Rablerinin kendilerine vermiş olduğu şeylerle lezzetleniciler olarak! Rableri onları o şiddetle tutuşmuş ateşin azâbından da korumuştur!
M.Ustaosmanoğlu 52:18
19
(Cennete girdiklerinde kendilerine denilecektir ki:) “(Dünyadayken) yapmakta bulunmuş olduğunuz (güzel) şeylere karşılık sıkıntısız bir şe kilde yiyin için (, hazmı âsân olsun, afiyet olsun)!”
M.Ustaosmanoğlu 52:19
20
(Böylece onlar) düzgün bir sırayla yerleştirilmiş pek değerli tahtlar üzerinde (kurulup) yaslanan lar olarak (o cennetlere yerleşeceklerdir)! Üstelik Biz onları iri gözlü, beyaz tenli kadınlarla da eşleştirdik!
M.Ustaosmanoğlu 52:20
21
O kimseler ki; (inanılması gereken hususlara) iman etmişlerdir, zürriyetleri de tam bir imanla onları iyice izlemişlerdir; (fakat babaları ve dedeleri kadar iyi amel işleyememişlerdir,) Biz onların zürri yetlerini onlara kat(ıp cennette aynı derecede yerleş tirme kararı al) mışızdır, ama (bu iyiliğimiz nedeniyle) onlar(ın ataların)a da amellerinden hiçbir şeyi ek sik etmemişizdir. Her kişi (iyi veya kötü) kazanmış olduğu şey kar şılığında bir rehindir. (Salih amel sahibi olan, bu re hinini ödeyerek canını cehennemden azad ettirir, kötü amel sahibi olan ise, bu tutsaklığını hiçbir şekilde kal dıramaz.)
M.Ustaosmanoğlu 52:21
22
Biz onlara canlarının çekmekte olduğu türlü türlü meyveleri ve lezzetli etleri de (bunca nimetle rine ilâveten) fazlaca verdik.
M.Ustaosmanoğlu 52:22
23
(Aralarındaki sevgi ve kaynaş manın bir neticesi olarak) onlar orada şarap dolu öyle bir kadehi ka pışırlar ki; (dünya şaraplarında olduğu gibi) on(un içimi esnasın)da ne bir boş söz, ne de bir günaha sokma mevcut değildir.
M.Ustaosmanoğlu 52:23
24
Kendi özel mülkleri olan (, büluğ çağına yaklaşmış) birtakım genç hizmetçiler de onların etrafında (pervâne gibi) döner ki, sanki onlar (sedefinde) saklı inci (gibi, ak-pâk ve tertemiz)dirler.
M.Ustaosmanoğlu 52:24
25
(Onlar bir muhabbet ve sohbet esnasında) aralarında (birbirinin hal ve hatırından) soruşurlarken, onların bazısı diğer bir kısma yöneldi de,
M.Ustaosmanoğlu 52:25
26
Dediler ki: “Şüphesiz ki biz bundan ön ce (dünyada) ailemiz arasında (yumuşak kalp li, Allâh’a isyan dan korkan, taatına önem veren ve sonumuzla ilgili) endişe taşıyan kimselerdik!
M.Ustaosmanoğlu 52:26
27
Bu sebeple Allâh bize lütfetti de, gözenekle rin içine kadar nüfuz eden o ateşin azâbından bizi korudu.
M.Ustaosmanoğlu 52:27
28
Çünkü gerçekten biz daha önce sürekli O’na ibadet etmekteydik/(bizi bu ateşten koruması için) dua etmekteydik/. Şüphesiz ki O; (sonsuz iyilik sahibi olan) Berr de, (büyük rahmet sahibi olan) Rahîm de ancak O’dur! (Bu yüzden ibadetlerimize mükâfat vermiş ve duala rımızı kabul etmiştir.)”
M.Ustaosmanoğlu 52:28
29
(Habîbim!) Öyleyse sen (onların lüzumsuz konuşmalarına hiç önem vermeyip,) öğüt ver(meye devam et)! Rabbinin (lütfettiği üstün akıl ve peygamberlik) nimet(ler)i sayesinde sen asla ne (kendi kafasına göre gayptan haber veren) bir kâhin, ne de bir deli değilsin!
M.Ustaosmanoğlu 52:29
30
Yoksa onlar (senin için): “(O,) bir şâirdir ki; onun hakkında, ömürleri tü keten uzun zamanın ızdırap veren hâdiselerin( e çarpılmasını ve böylece bir an önce kendisinden kurtu luşa ermey)i bekliyoruz!” mu diyorlar?
M.Ustaosmanoğlu 52:30