1
(Habîbim!) Allâh’ın (düşmanlarına karşı sana) yar dımı ve (şirk beldelerini) fetih/o (Mekke’yi) fetih/ gel diği zaman;
2
Bir de sen (Mekke, Tâif ve Yemen ehliyle, Hevâzin vesâir Arap kabilelerine mensup) insanları (evvelce tek tek Müslüman oluyorlarken, daha sonra) kalabalık cema atler halinde Allâh’ın dinine giriyorlarken gördüğünde;
3
Artık (“Sübhânellâhi ve bihamdihî ve estağfirullâhe ve etûbü ileyh” diyerek) Rabbinin hamdiyle birlikte tes bîhte bulun ve (O’nun, şanına yakışmayan tüm noksanlık lardan uzak olduğunu ifade et, bir de nefsini kırmak ve amelini küçümsemek için) O’ndan bağışlanma talep et! Muhakkak ki O, dâimâ (tevbeleri çokça kabul eden bir) Tevvâb olmuştur.