1
(Malınızla, çoluk-çocuğunuzla ve bazı üstünlük lerinizle) çokluk taslamak sizi (Rabbinize itaat et mekten ve gazabından kurtaracak faziletli amellerle meşgul olmaktan) alıkoydu.
2
Tâ ki siz (aşiretinizin ve kavm-ü kabilenizin çokluğuyla övünmek için dirileri saymakla yetinmeyip,) kab ristanları ziyaret ettiniz (de, ölümden ibret alacak yerde işi tersine çevirerek, kabir ziyaretini bir gaflet se bebi yaptınız)!/ (Bu gurur ve iftiharı ömür boyu sür dürerek, âhiret gibi en önemli bir işi ihmal ettiniz,) tâ ki siz (ölüp gömülerek) mezarlıkları ziyaret ettiniz!/
3
Hayır! (Kendini düşünen bir kişinin, dinine önem vermeyip, bütün gayretini dünyaya sarfetmesi olacak şey değildir!) Yakında (can boğaza dayandığı zaman ve kabre girdiğinizde, yaptığınız işin kötü sonucunu) bileceksiniz!
4
Sonra hayır! (Akıllı birinin, gafleti bu kadar sürdürmesi yakışır bir şey değildir!) Yakında (dirilirken, uyarılarımızın ne kadar yerinde olduğunu) bileceksiniz!
5
Hayır! (Artık korkutulduğunuz şeyi önemsememeyi bırakın!) Eğer siz (gözle görür gibi) kesin bir ilimle (önünüzdeki tehlikeleri) bilseydiniz (, elbette bu düşünce sizi diğer meşguliyetlerinizden alıkoyardı, ama ne var ki siz cahil ve sapık kimselersiniz)!
6
Andolsun ki; elbette siz o şiddetle tutuşturulmuş ateşi göreceksiniz!
7
Sonra (yine) yemin olsun ki; elbette siz o nu, gerçeğin ta kendisi olan bir (göz görüşü) hal(in)de muhakkak göreceksiniz!
8
Sonra (tekrar) kasem olsun ki; elbette siz işte o gün (dünyada sizi Rabbinize itaat ve şükürden alıkoymuş olan) nimetlerden kesinlikle sorulacaksınız! Birçok sahih hadîs-i şerîflerde; hurma ve su gibi zaruri yiyecek ve içeceklerden dahi mesul olunacağı, özellikle güvenlik ve sağlık, göz ve kulak gibi nimetlerin şükrünün sorulacağı bildirilmişse de, bu sorgu, inkâr eden ve farzları ihmal eden kimseler hakkında azâba dönüşen bir azarlama niteliği taşıyacak, ibadetlerini yapan müminler hakkında ise, nimeti hatırlatma kabîlin den olacaktır! (Hâzin)