1
Yaratan Rabb’inin adıyla duyur.[1] 1- Vahyin ilk ayeti olduğu kabul gören bu ayetteki “ıkra” sözcüğüne “oku” anlamı vermek önemli bir yanılgıdır. Henüz ortada okunacak bir metin olmadığına göre, okumaktan söz etmek mantık dışıdır. Bu sözcükle ifade edilen şey; sana vahyettiğimiz mesajımızı, aklında tut, derleyip toparla ve ondan sonra da insanlara duyurmaya, ilan etmeye, ulaştırmaya başladır. Mesajımı insanlara aktar. Ikra, sözcük olarak esasen “bir şeyleri biriktirip onu dağıtmak, başka yerlere nakletmek” demektir. Bu ayeti, İslam’ın bilgiye verdiği değeri örneklemek için konu edinmek; “İslam’ın ilk emri oku”dur türü bir tanımlama yapmak doğru değildir. Zira ayet, okumanın öneminden değil, vahyin insanlara duyurulmasından söz etmektedir. Nasıl ki “ezan okumak”, “türkü okumak” dendiği zaman, okunan bir metinden değil de duyurmaktan, söylemekten söz edilmiş olunuyorsa, tıpkı bunun gibi ayetteki “ıkra” sözcüğü de duyurma anlamında bir okumayı ifade etmektedir.
2
İnsanı alaktan[1] yarattı.1- Rahme tutunan, rahimde asılı olan.
3
Duyur, senin Rabb’in en büyük kerem[1] sahibidir.1- En cömert, en şerefli, en saygın.
5
İnsana bilmediğini öğretti.
6
Bu gerçeğe rağmen insan yine de tuğyan[1] yapar.1- Haddi aşma, zulüm, azgınlık, sapkınlık, isyan, küfür.
7
Kendisini yeterli gördüğü için.
8
Oysaki dönüş Rabb’inedir.
9
Gördün mü şu alıkoyanı?
10
Salla[1] ederken bir kulu! 1- Çağrıda bulunan. Salat sözcüğü, ilk bu ayette geçmektedir. Bu surenin, vahyedilen ilk sure olduğu dikkate alındığında, “salla” sözcüğüne namaz anlamı vermek önemli bir yanılgıdır. Bu yanılgı; bundan sonra da bu sözcüğe, geçtiği her yerde namaz anlamının verilmesine neden olmaktadır. Şirkten arınmış bir bilinçle Allah’a yönelmek, ibadete layık yegâne ilahın Allah olduğuna inanmak, dua, çağrıda bulunmak, namaz, rahmet, destek, dayanışma, Yahudi tapınağı, havra gibi anlamlara gelen “salat” sözcüğünün bu ayetteki karşılığı, çağrıda bulunmak, insanları İslam’a davete destek olmaktır.
11
Gördün mü? [1] Ya o doğru yolda ise! 1- Düşünsene.
12
Veya takvayı[1] buyuruyorsa? 1- Allah’ın buyruklarına içtenlikle uyarak; o buyruklarla, kötü ve zararlı şeylere karşı kendisini korumaya, güvenceye almak.
13
Gördün mü; ya yalanlayıp ve yüz çevirdi ise?[1] 1- Düşünsene, engelleme yapan kimsenin kendisi gerçeği yalanlıyorsa?
14
Allah’ın kesinlikle her şeyi gördüğünü bilmiyor mu?
15
Hayır, kesinlikle öyle değil! Eğer gerçekten vazgeçmezse perçeminden[1] yakalarız.1- Saçından.
16
Yalancı, günahkâr ve suçlu perçeminden.
17
Haydi, yardımcılarını çağırsın.
18
Biz de zebanileri çağıracağız.
19
Hayır, kesinlikle öyle değil! Ona boyun eğme; secde et ve yaklaş[1].1- Allah’a teslim ol, Allah’a boyun eğerek, saygıyla yönelerek, O’na yakın ol.