Ana SayfaMealler › Erhan Aktaş
EA

Erhan Aktaş

Bu mealle oku
Erhan Aktaş meali ile okumaya başla
Alak 1 / 19
1
Yaratan Rabb’inin adıyla duyur.[1] 1- Vahyin ilk ayeti olduğu kabul gören bu ayetteki “ıkra” sözcüğüne “oku” anlamı vermek önemli bir yanılgıdır. Henüz ortada okunacak bir metin olmadığına göre, okumaktan söz etmek mantık dışıdır. Bu sözcükle ifade edilen şey; sana vahyettiğimiz mesajımızı, aklında tut, derleyip toparla ve ondan sonra da insanlara duyurmaya, ilan etmeye, ulaştırmaya başladır. Mesajımı insanlara aktar. Ikra, sözcük olarak esasen “bir şeyleri biriktirip onu dağıtmak, başka yerlere nakletmek” demektir. Bu ayeti, İslam’ın bilgiye verdiği değeri örneklemek için konu edinmek; “İslam’ın ilk emri oku”dur türü bir tanımlama yapmak doğru değildir. Zira ayet, okumanın öneminden değil, vahyin insanlara duyurulmasından söz etmektedir. Nasıl ki “ezan okumak”, “türkü okumak” dendiği zaman, okunan bir metinden değil de duyurmaktan, söylemekten söz edilmiş olunuyorsa, tıpkı bunun gibi ayetteki “ıkra” sözcüğü de duyurma anlamında bir okumayı ifade etmektedir.
Erhan Aktaş 96:1
2
İnsanı alaktan[1] yarattı.1- Rahme tutunan, rahimde asılı olan.
Erhan Aktaş 96:2
3
Duyur, senin Rabb’in en büyük kerem[1] sahibidir.1- En cömert, en şerefli, en saygın.
Erhan Aktaş 96:3
4
Kalemle öğretendir.
Erhan Aktaş 96:4
5
İnsana bilmediğini öğretti.
Erhan Aktaş 96:5
6
Bu gerçeğe rağmen insan yine de tuğyan[1] yapar.1- Haddi aşma, zulüm, azgınlık, sapkınlık, isyan, küfür.
Erhan Aktaş 96:6
7
Kendisini yeterli gördüğü için.
Erhan Aktaş 96:7
8
Oysaki dönüş Rabb’inedir.
Erhan Aktaş 96:8
9
Gördün mü şu alıkoyanı?
Erhan Aktaş 96:9
10
Salla[1] ederken bir kulu! 1- Çağrıda bulunan. Salat sözcüğü, ilk bu ayette geçmektedir. Bu surenin, vahyedilen ilk sure olduğu dikkate alındığında, “salla” sözcüğüne namaz anlamı vermek önemli bir yanılgıdır. Bu yanılgı; bundan sonra da bu sözcüğe, geçtiği her yerde namaz anlamının verilmesine neden olmaktadır. Şirkten arınmış bir bilinçle Allah’a yönelmek, ibadete layık yegâne ilahın Allah olduğuna inanmak, dua, çağrıda bulunmak, namaz, rahmet, destek, dayanışma, Yahudi tapınağı, havra gibi anlamlara gelen “salat” sözcüğünün bu ayetteki karşılığı, çağrıda bulunmak, insanları İslam’a davete destek olmaktır.
Erhan Aktaş 96:10
11
Gördün mü? [1] Ya o doğru yolda ise! 1- Düşünsene.
Erhan Aktaş 96:11
12
Veya takvayı[1] buyuruyorsa? 1- Allah’ın buyruklarına içtenlikle uyarak; o buyruklarla, kötü ve zararlı şeylere karşı kendisini korumaya, güvenceye almak.
Erhan Aktaş 96:12
13
Gördün mü; ya yalanlayıp ve yüz çevirdi ise?[1] 1- Düşünsene, engelleme yapan kimsenin kendisi gerçeği yalanlıyorsa?
Erhan Aktaş 96:13
14
Allah’ın kesinlikle her şeyi gördüğünü bilmiyor mu?
Erhan Aktaş 96:14
15
Hayır, kesinlikle öyle değil! Eğer gerçekten vazgeçmezse perçeminden[1] yakalarız.1- Saçından.
Erhan Aktaş 96:15
16
Yalancı, günahkâr ve suçlu perçeminden.
Erhan Aktaş 96:16
17
Haydi, yardımcılarını çağırsın.
Erhan Aktaş 96:17
18
Biz de zebanileri çağıracağız.
Erhan Aktaş 96:18
19
Hayır, kesinlikle öyle değil! Ona boyun eğme; secde et ve yaklaş[1].1- Allah’a teslim ol, Allah’a boyun eğerek, saygıyla yönelerek, O’na yakın ol.
Erhan Aktaş 96:19
Alak suresi tamamlandı