Ana SayfaMealler › Erhan Aktaş
EA

Erhan Aktaş

Bu mealle oku
Erhan Aktaş meali ile okumaya başla
Beled 1 / 20
1
Hayır! Bu beldeye yemin ederim!
Erhan Aktaş 90:1
2
Senin de içinde yaşadığın beldeye,
Erhan Aktaş 90:2
3
Ant olsun doğurana ve doğurduğuna!
Erhan Aktaş 90:3
4
Biz insanı gerçekten zorluk arasında yarattık.
Erhan Aktaş 90:4
5
Kendisine hiç kimsenin güç yetiremeyeceğini mi sanıyor?
Erhan Aktaş 90:5
6
“Yığınlarca mal harcadım.” diyor.
Erhan Aktaş 90:6
7
Kendisini hiç kimsenin görmediğini mi sanıyor?
Erhan Aktaş 90:7
8
Ona iki gözü Biz vermedik mi?
Erhan Aktaş 90:8
9
Bir dil ve iki dudak.
Erhan Aktaş 90:9
10
Onu iki yol[1] gösterdik.1- Doğru ve eğri, Hakk ve Batıl, iman ve küfür, iyilik ve kötülük...
Erhan Aktaş 90:10
11
Ne var ki o, sarp yokuşu aşmayı göze alamadı.[1] 1- Köleye özgürlüğünü vermedi. Tutku ve kuruntuların isteklerine karşı koyamadı. Hakk’ı, hayrı, adaleti tercih etmek işine gelmedi.
Erhan Aktaş 90:11
12
Bilir misin nedir sarp yokuş?
Erhan Aktaş 90:12
13
Boynu çözmektir,[1] 1- Köleyi özgürleştirmektir. Rakabe, sözcük olarak, “boyun” demektir. Mecaz olarak, özgürlüğünü kaybetmiş insan için; esir veya köle için kullanılmaktadır. Boynuna boyunduruk vurulmuş olmak; özgürlüğü elinden alınmış olmak anlamına gelmektedir.
Erhan Aktaş 90:13
14
Veya darlık ve yoklukta doyurmaktır;
Erhan Aktaş 90:14
15
Yakınlık sahibi olan yetimi,[1] 1- Yakınında, çevrende bulunan sahipsiz, kimsesiz kalmışları.
Erhan Aktaş 90:15
16
Veya hiçbir şeyi olmayan miskini,[1] 1- Çalışacak gücü ve işi olmayan, yerlerde sürünen yoksul. Hiçbir şeyi olmayan.
Erhan Aktaş 90:16
17
Sonra birbirlerine sabrı[1] ve merhameti tavsiye eden inananlardan olmaktır.1- Direnmeyi, zorluklara göğüs germeyi, yılgınlık göstermemeyi.
Erhan Aktaş 90:17
18
İşte onlar, ashab-ı meymenedir.[1] 1- Sağın adamı. Meymene, sözcük olarak “sağ el” veya “uğurlu, bereketli” anlamındadır. Deyim olarak; bahtı iyi olan, bereketli, mutluluk sahibi” demektir. Veya deyim olarak, “yüksek makam, güç ve şeref” demektir. Keza Türkçede de birisine “Bu benim sağ kolumdur.” dendiği zaman, ona verilen değer gösterilmiş olunmaktadır.
Erhan Aktaş 90:18
19
Ayetlerimizi küfredenler[1] ashab-ı meşemedir.[2] 1- Gerçeği yalanlayan nankörler. Gerçeği görmezden gelenler, gerçeğin üzerini örtenler. 2- Sözcük olarak, “uğursuzluk, talihsizlik;” “sol el” demektir. “Sol el”, Arapça’da deyim olarak “zayıflık ve zillet” demektir.
Erhan Aktaş 90:19
20
Onlara, üzerlerine kapıları kapatılmış bir ateş vardır.
Erhan Aktaş 90:20
Beled suresi tamamlandı