2
Rabb’inin buyruğunu yerine getirdiği zaman,
3
Yeryüzü uzatıldığı[1] zaman,1- Dümdüz edildiği.
4
İçinde ne varsa atıp boşaldığı zaman,
5
Rabb’inin buyruğunu yerine getirdiği zaman,
6
Ey insan! Rabb’ine kavuşuncaya kadar didinip duracak ve sonunda O’na kavuşacaksın.[1] 1- Ey insan! Aklını başına al, bütün çabaların bir gün sona erecek ve sen hesap vermek için Rabb’inin huzuruna çıkacaksın. Gidecek hiçbir yerin yok.
7
Kime kitabı sağından[1] verilirse,1- Arap kültüründe sağ, “uğur, mutluluk, sağlamlık ve kurtuluşu” ifade etmektedir.
8
Hesabı çok kolay görülecek.
9
Ve sevinç içinde yakınlarına dönecek.
10
Fakat kime kitabı arkasından[1] verilirse,1- Hesaba katmadıkları bir şekilde.
11
Ölüp yok olmak isteyecek.
12
Fakat alevli ateşe girecek.
13
O, dünyada yakınları içindeyken sevinçliydi.
14
O, kesinlikle dönmeyeceğini[1] sanıyordu.1- Ölümden sonra diriltilmeyeceğine inanıyordu.
15
Bilakis! Rabb’i onu çok iyi görüyordu.
16
Şafak vaktine yemin ederim;
17
Geceye ve barındırdıklarına,
18
Dolunay halindeki aya,
19
Kesinlikle tabakadan tabakaya bineceksiniz.[1] 1- Kıyamet Günü halden hale sürekli değişecek ama asla yok olup gitmeyeceksiniz.
20
Onların nesi var ki inanmıyorlar?
21
Kendilerine Kur’an okunduğu zaman secde[1] etmiyorlar.1- Buyruklarını önemseyip gereğini yapmıyorlar. O’na teslim olmuyorlar.
22
Aksine, gerçeği yalanlayan nankörler, yalanlıyorlar.
23
Allah, onların içlerinde ne sakladıklarını en iyi bilendir.
24
O halde onları elem verici azapla müjdele!
25
Ancak iman eden ve salihatı[1] yapanlar hariç. Onlar için kesintisiz bir ödül vardır.1- Bozuk olan şeyi düzeltmeye çalışmak, düzeltici olmak, yapıcı olmak, düzeltmeye teşvik etmek, iyiye yönlendirmek.