Ana SayfaMealler › Erhan Aktaş
EA

Erhan Aktaş

Bu mealle oku
Erhan Aktaş meali ile okumaya başla
Tekvir 1 / 29
1
Güneş köreltildiği zaman,[1] 1- Işığı karartıldığı zaman.
Erhan Aktaş 81:1
2
Yıldızlar bulanıklaştığı zaman,
Erhan Aktaş 81:2
3
Dağlar yürütüldüğü zaman,
Erhan Aktaş 81:3
4
Gebe develer başıboş bırakıldığı[1] zaman,1- Hiçbir malın öneminin kalmadığı zaman.
Erhan Aktaş 81:4
5
Vahşi hayvanlar bir araya toplandıkları zaman[1],1- Korkularından bir araya geldiklerinde.
Erhan Aktaş 81:5
6
Denizler kaynatıldığı zaman,
Erhan Aktaş 81:6
7
Nefisler eşleştirildiği[1] zaman,1- İnsanlar inançlarına göre gruplara ayrıldığı zaman. İnsanlar yaptıkları ile yüzleştikleri zaman. Ölü, yeniden diriltildiği zaman.
Erhan Aktaş 81:7
8
O diri diri toprağa gömülen kıza sorulduğu zaman;
Erhan Aktaş 81:8
9
Hangi suçtan dolayı öldürüldüğü!
Erhan Aktaş 81:9
10
Defterler açıldığı zaman,
Erhan Aktaş 81:10
11
Gök soyulduğu[1] zaman,1- Tıpkı bir gövdeden derisinin soyulması gibi. Tıpkı bir perde gibi açıldığı, ortadan kalktığı zaman.
Erhan Aktaş 81:11
12
Cehennem kızıştırıldığı zaman,
Erhan Aktaş 81:12
13
Cennet yaklaştırıldığı zaman,
Erhan Aktaş 81:13
14
İnsan, kendisi ile ne getirdiğini görecektir.
Erhan Aktaş 81:14
15
Hayır, ant olsun sinenlere[1],1- Gündüz kaybolan yıldızlara.
Erhan Aktaş 81:15
16
Yörüngesinde dönenlere,
Erhan Aktaş 81:16
17
Kararmaya başladığı an geceye,
Erhan Aktaş 81:17
18
Ağardığı zaman sabaha ant olsun ki,
Erhan Aktaş 81:18
19
Kuşkusuz o[1] çok şerefli bir rasul sözüdür;[2] 1- Vahiy/Kur’an. 2- “Elçi sözü,” elçilik yapanın kendisine ait sözler değildir. Onu elçi olarak gönderen otoriteye ait sözlerdir. Söz konusu elçi, efendimiz Nebi Muhammed’dir. Elçinin “Cebrail” olduğu şeklindeki ifadeler doğru değildir. “Elçi sözü” ile kast edilen de vahiydir.
Erhan Aktaş 81:19
20
Güç sahibi, arşın sahibi yanında itibarlıdır.
Erhan Aktaş 81:20
21
Kendisine itaat edilen, orada güvenilendir.
Erhan Aktaş 81:21
22
Arkadaşınız mecnun[1] değildir.1- Cinlenmiş. Aklını kaybetmiş.
Erhan Aktaş 81:22
23
Ant olsun o, onu açık ufukta gördü.[1] 1- Allah’tan vahyedileni; Allah’ın büyük tecellisini, hiçbir kuşku olmaksızın, apaçık bir şekilde kavradı.
Erhan Aktaş 81:23
24
O vahyi gizlemez.[1] 1- O; kimsenin duymadığı, görmediği, bilmediği yolla kendisine vahyolunanı, olduğu gibi muhatabına iletir.
Erhan Aktaş 81:24
25
O, taşlanmış şeytanın[1] sözü değildir.1- Hakk’tan uzak olan. Şeytan, Hakk’a aykırı hareket eden her türlü varlık, kişi ve kurumun ortak “karakteristik adı” dır.
Erhan Aktaş 81:25
26
O halde nereye gidiyorsunuz? [1] 1- Nebi ve vahiy hakkında nasıl bu kadar yanlış düşünüyorsunuz?
Erhan Aktaş 81:26
27
O âlemler için zikirden[1] başka bir şey değildir.1- Öğütten.
Erhan Aktaş 81:27
28
Sizden doğru yoldan gitmek isteyenler için.
Erhan Aktaş 81:28
29
Âlemlerin Rabb’i Allah dilemedikçe[1] siz dilemezsiniz.1- Allah sizi doğru yolu tercih etmek zorunda bırakmadıkça, kendiliğinizden doğru yola girmezsiniz. Hidayet ve dalalet konusu, insanın dilemesiyle ilişkilidir. Allah, hiç kimseyi hak etmedikçe ne zorla hidayete erdirir ne de dalalete düşürür. İman ve inkâr konusunda sorumluluk bütünüyle insana aittir. Allah, insana dilediğini seçme hakkı tanımamış olsaydı, hiç kimse dilediğini seçemezdi. Allah, doğru yola iletilmek isteyeni doğru yola iletir; sapkınlıkta kalmak isteyeni de sapkınlıkta bırakır. Bu bağlamda Allah’ın dilemesi, kulunun dilemesine bağlıdır. Diğer bir deyimle Allah, kulunun seçimine müdahale edecek olsa, kul dilediğini yapamaz. Ne var ki kul, Allah tarafından dilediğini seçme sınavı ile baş başa bırakılmıştır. Eğer seçimi Allah yapıyor olsa bir sınavdan söz edilemez.
Erhan Aktaş 81:29
Tekvir suresi tamamlandı