Ana SayfaMealler › Erhan Aktaş
EA

Erhan Aktaş

Bu mealle oku
Erhan Aktaş meali ile okumaya başla
Enfal 1 / 75
1
Sana enfâlı [1] soruyorlar. De ki: “Enfâl, Allah ve Rasulü içindir. Eğer mü’min iseniz Allah’a karşı takva [2] sahibi olun, birbirinizin arasını düzeltin, Allah’a ve Rasul’üne itaat edin. 1-Enfâl; nfl (nafile)kökünden gelmektedir. Mastar olarak; karşılıksız vermek, bağışta bulunmak anlamına gelmektedir. Nfl; zorunlu yapılması gereken bir şeye, ayrıca gönüllü olarak fazladan ilave yapmaktır. Savaşta elde edilen ganimetler, savaşın değeri/önemi yanında, ancak nafile türünden bir öneme sahiptir. Bu kavramla, vurgu; savaşın, ganimet için değil cihat maksadıyla yapıldığına-dır. Sözcük olarak, Türkçede “boş” anlamında kullanılan “nafileyi“, Kur’an yukarıda verilen anlamda kullanmaktadır. 2-Korunma; Allah’ın buyruklarına içtenlikle uyarak; o buyruklarla, kötü ve zararlı şeylere karşı kendisini korumaya, güvenceye alan.
Erhan Aktaş 8:1
2
Mü’minler ancak o kimselerdir ki: Allah anıldığı zaman kalpleri ürperir, onlara Allah’ın ayetleri okunduğunda bu imanlarını artırır ve yalnızca Rabb’lerine tevekkül [1] ederler. 1-Allah’a güvenme, O’na dayanma; her türlü çabayı gösterdikten sonra sonucu Allah’a bırakma.
Erhan Aktaş 8:2
3
Onlar, salatı ikâme eden [1] ve kendilerine rızık olarak verdiğimiz şeylerden infak [2] edenlerdir. 1-Yardımlaşma ve dayanışmayı canlı ve diri tutan ve gereği gibi yerine getiren. 2-İhtiyaç sahipleri ile paylaşma.
Erhan Aktaş 8:3
4
İşte onlar gerçek mü’minlerdir. Onlar için Rabb’leri katında dereceler, bağışlanma ve kerim1 bir rızık vardır. 1-Cömertçe.
Erhan Aktaş 8:4
5
Keza, Rabb’in hakk uğruna seni evinden çıkardı. Oysa mü’ninlerden bir kısmı bundan hoşlanmamıştı.
Erhan Aktaş 8:5
6
Gerçek açığa çıktıktan sonra bile, sanki göz göre göre ölüme sürükleniyorlarmış gibi, seninle tartışıyorlardı.
Erhan Aktaş 8:6
7
Allah, iki topluluktan birinin sizin olacağını vaat ediyordu. Siz ise kuvveti bulunmayanı istiyordunuz. Oysa Allah da kelimeleriyle [1] Hakk’ı gerçekleştirmek ve gerçeği yalanlayan nankörlerin kökünün kesilmesini istiyordu. 1-Takdir edilmiş hüküm.
Erhan Aktaş 8:7
8
Bu, suçluların hoşuna gitmese de Hakk’ın ortaya çıkarılması ve Batıl’ın yok olması içindi.
Erhan Aktaş 8:8
9
Hani siz, Rabb’inizden yardım istiyordunuz. O da ardı ardına bin melekle yardım edeceğim diye, isteğinize karşılık vermişti.
Erhan Aktaş 8:9
10
Allah bunu, ancak bir müjde olsun ve onunla kalpleriniz yatışsın [1] diye yaptı. Yardım, ancak Allah’tandır. Kuşkusuz Allah, Mutlak Üstün Olan’dır, En İyi Hüküm Veren’dir. 1-Kalbinizde korku kalmasın, güven ve cesaret sahibi olun.
Erhan Aktaş 8:10
11
Hani O, size Kendi katından bir emniyet olmak üzere bir uyku sardırıyordu. Sizi arındırmak, sizden şeytanın pisliğini1 gidermek, kalplerinizi yatıştırmak ve ayaklarınızı yere sabit kılmak için gökten üzerinize bir su indiriyordu. 1-Vesvesesini.
Erhan Aktaş 8:11
12
Hani, Rabb’in meleklere, sizinle beraberim, diye vahyediyordu; “İman edenleri pekiştirin.” Gerçeği yalanlayan nankörlerin kalplerine korku salacağım. Haydi! Vurun onların boyunlarına, vurun onların parmaklarına.
Erhan Aktaş 8:12
13
Çünkü onlar, Allah’a ve Rasul’üne karşı geldiler. Kim Allah’a ve Rasul’üne karşı gelirse, bilsin ki, Allah’ın Azabı Çok Çetindir.
Erhan Aktaş 8:13
14
Şimdi onu tadın. Gerçeği yalanlayan nankörler için yalnızca ateşin azabı vardır.
Erhan Aktaş 8:14
15
Ey iman edenler! Gerçeği yalanlayan nankörlerin orduları ile karşılaştığınız zaman, onlara arkanızı dönmeyin.
Erhan Aktaş 8:15
16
Kim böyle bir günde, savaşmak için bir cepheye çekilmek amacıyla veya başka bir birliğe katılmanın dışında, düşmana arkasını dönerse, Allah’ın gazabına uğramış olur. Onun varacağı yer Cehennem’dir. O, ne kötü bir dönüş yeridir.
Erhan Aktaş 8:16
17
Onları siz öldürmediniz, fakat Allah öldürdü. Attığın zaman da sen atmadın, fakat Allah attı.[1] Allah, bunu mü’minleri iyi bir sınava tabi tutmak için yaptı. Kuşkusuz Allah, Her Şeyi Duyan’dır, Her Şeyi Bilen’dir. 1-Sakın elde ettiğiniz başarı sizi şımartmasın. Size gücü veren de, onu kullanacak aklı veren de Allah’tır. Sahip olduğunuz hiçbir şeyin yaratıcısı siz değilsiniz. Onu size vereni sakın göz ardı etmeyin. Unutmayın! Oku atan sizin eliniz olabilir ama ellerinizi de ellerinize atacak gücü de veren Allah’tır.
Erhan Aktaş 8:17
18
İşte size böyle yardım etti. Allah, gerçeği yalanlayan nankörlerin planlarını bozandır.
Erhan Aktaş 8:18
19
Eğer fetih istiyorsanız, işte size fetih geldi. Eğer son verirseniz, o sizin için daha hayırlıdır. Eğer dönerseniz, Biz de döneriz. Topluluğunuz çok olsa da kesinlikle size bir fayda vermez. Kuşkusuz Allah, mü’minlerle beraberdir.
Erhan Aktaş 8:19
20
Ey iman edenler! Allah’a ve Rasul’üne itaat edin. İşitip dururken ondan yüz çevirmeyin!
Erhan Aktaş 8:20
21
İşitmedikleri halde [1], işittik diyen [2] kimseler gibi olmayın! 1-Allah’ın emirlerine uymadıkları halde. 2-Allah’ın emirlerine uymadıkları halde, uyuyoruz diyen.
Erhan Aktaş 8:21
22
Allah katında, yeryüzündeki canlıların en değersizi, aklını kullanmayan sağırlar ve dilsizlerdir.
Erhan Aktaş 8:22
23
Eğer Allah, onlarda bir hayır olduğunu görseydi onlara işittirirdi. Onlara işittirseydi de aldırmayarak yine dönerlerdi.
Erhan Aktaş 8:23
24
Ey iman edenler! Sizi, size hayat verecek şeylere çağırdığı zaman, Allah’a ve Rasul’üne icabet edin. Bilin ki Allah, kişi ile kalbinin arasına girer [1]. Kuşkusuz hepiniz O’na dönüp toplanacaksınız. 1-Vahiy ile aklına, bilincine ve düşüncesine yön vererek; doğru yola yönelmesine aracı olur. Söz konusu edilen kalp, kan pompalayan organ değil; aklın, düşünmenin ve idrak etmenin merkezidir.
Erhan Aktaş 8:24
25
Yalnızca aranızdaki haksızlık edenlerin başlarına gelmekle sınırlı kalmayacak fitneye [1] karşı takva sahibi olun. Unutmayın ki Allah’ın azabı çok çetindir. 1-Samimiyet sınavı. Aldatma, aldatılma. Ateşte yakmak anlamındaki fetn kökünden türemiştir. ‘Anlamı, “altın, gümüş gibi değerli maddelerin kendileriyle kaynaşmış olan değersiz maddelerinden ayrıştırılması, yani saflaştırılması amacı ile yüksek ateşte eritilmesi” işlemidir.’ Fitne sözcüğü, kişinin samimiyetinin iç yüzünün ortaya çıkması için; savaş, baskı, zulüm, zenginlik, yoksulluk, hastalık, ölüm, ün, mevki, mal, mülk gibi konularda tabi tutulduğu samimiyet sınavıdır.
Erhan Aktaş 8:25
26
Ve hatırlayın; bir zamanlar yeryüzünde sayıca azdınız ve güçsüz kimselerdiniz. İnsanların sizi alıp götürmesinden korkuyordunuz. O, sizi barındırdı ve yardımıyla kuvvetlendirdi. Temiz şeylerden size rızık verdi. O halde şükretmelisiniz.
Erhan Aktaş 8:26
27
Ey iman edenler! Allah’a ve Rasul’üne ihanet etmeyin. Yoksa bile bile emanetlerinize ihanet etmiş olursunuz.
Erhan Aktaş 8:27
28
Bilin ki mallarınız ve evlatlarınız ancak birer fitnedir. Kuşkusuz Allah’ın yanında çok büyük ödül vardır.
Erhan Aktaş 8:28
29
Ey iman edenler! Eğer Allah için takvâlı [1] olursanız; O, size bir Furkan [2] verir, kötülüklerinizi örter ve sizi bağışlar. Allah, Büyük Fazl [3] Sahibidir. 1-Korunma; Allah’ın buyruklarına içtenlikle uyarak; o buyruklarla, kötü ve zararlı şeylere karşı kendisini korumaya, güvenceye alan Allah’ın buyruklarına içtenlikle uyarak; o buyruklarla, kötü ve zararlı şeylere karşı kendisini korumaya, güvenceye almak. 2-Doğruyu yanlıştan, hakkı batıldan ayırt etme anlayışı. 3-Hoşgörü, cömertlik ve ikram.
Erhan Aktaş 8:29
30
Gerçeği yalanlayan nankörler, seni tutuklamak, öldürmek veya sürgün etmek için plan yapıyorlardı. Onlar plan yaparlarken, Allah da plan yapıyordu. Allah, plan yapanların en hayırlısıdır.
Erhan Aktaş 8:30