1
Ant olsun şiddetle çekip alanlara.
2
Ant olsun kolayca çekip alanlara.
3
Ant olsun yüzdükçe yüzenlere.
4
Ve de yarıştıkça yarışanlara.
5
Ve de işi yerine getirenlere.[1] 1- İlk beş ayete; yıldızlarla veya meleklerle bağlantı kurarak anlam verenlerin yanı sıra; meleklerle, atlarla ve gemilerle bağlantı kurarak anlam verenler de bulunmaktadır. Bu ayetlerde, Rabb’imiz yıldız, gemi, at gibi nimetlere, o nimetleri yaratan güce evrendeki mükemmelliğe vurgu yapmaktadır.
7
Arkasından gelen onu izleyecek.
8
İzin Günü kalpler endişe ile çarpar.
9
Bakışları korku içindedir.
10
“Biz, tekrar eski halimize mi döndürülecekmişiz?” diyorlar;
11
Çürümüş, dağılmış kemikler olmuşken?
12
“Öyleyse, bu hüsranlı bir dönüştür.” dediler.
13
Oysaki o, tek bir haykırıştır!
14
Bir de bakmışsın meydandalar.[1] 1- Mahşer yerindedirler.
15
Musa’nın haberi sana geldi mi?
16
Hani, Rabb’i ona kutsal vadi Tuva’da seslenmişti!
17
Firavun’a git. Kuşkusuz o azgınlaştı.
18
Git ona de ki: “Arınmak ister misin?”
19
“Sana Rabb’inin yolunu göstereyim de içtenlikle O’na yönelmiş ol.
20
Sonra Musa, Firavun’a büyük ayeti[1] gösterdi.1- Göstergeyi, mucizeyi.
21
Fakat yalanladı ve karşı çıktı.
22
Sonra aleyhte çalışmaya koyuldu.
23
Adamlarını toplayarak seslendi:
24
“Ben sizin yüce Rabb’inizim.” dedi.
25
Allah da onu dünya ve ahiret azabıyla cezalandırdı.
26
Kuşkusuz bunda huşu[1] duyan kimse için ibret vardır.1- Derin saygı ve içten sevgi beslemek, üstün ve yüce görmenin sonucu olarak hayranlık duymak. Bu sözcüğün korku, korkmak anlamına gelen “havf” sözcüğü ile bir ilişkisi yoktur. Ra’d Suresi’nin 21. ayetinde her iki sözcük de bulunmakta ve farklı anlamlarda kullanılmaktadır.
27
Sizi yaratmak mı daha zor, yoksa göğü bina etmek mi?
28
Onu yükseltti ve düzene koydu.
29
Gecesini kararttı, gündüzünü aydınlattı.
30
Yeryüzünü yayıp döşedi.
Sonraki 16 ayet →