Ana SayfaMealler › Erhan Aktaş
EA

Erhan Aktaş

Bu mealle oku
Erhan Aktaş meali ile okumaya başla
İnsan 1 / 31
1
Anılmaya değer bir şey değilken, insanın üzerinden “dehrden” [1] bir zaman gelip geçmedi mi? 1- Uzun bir zamandan.
Erhan Aktaş 76:1
2
İnsanı karışık bir nutfeden[1] yarattık. Onu sınava tabi tutacağız; bu nedenle onu duyan ve gören bir varlık yaptık. 1- “Ntf” kökünden türemiştir. Mastar olarak, “azar azar akmak, dökülmek, damlamak” anlamına gelmektedir. Meni/sperm bu kökten türemiştir.
Erhan Aktaş 76:2
3
Ona doğru yolu gösterdik. Ama isterse şükreden[1], isterse nankörlük eden biri olur. 1- Şükür, karşılık vermek demektir. Allah’a şükretmek demek; Allah’ın verdiği nimetlerin karşılığını, Allah’ın rızasına uygun şekilde kullanmak/harcamak demektir.
Erhan Aktaş 76:3
4
Gerçeği yalanlayan nankörler için zincirler, kelepçeler ve alevli ateş hazırladık.
Erhan Aktaş 76:4
5
İyi olanlar ise içinde kâfûr bulunan bir kadehten içerler.
Erhan Aktaş 76:5
6
Allah’ın kullarının, içtikleri ve diledikleri kadar yararlandıkları bir kaynak.
Erhan Aktaş 76:6
7
Verdikleri sözü yerine getirirler, kötülüğü salgın bir günden korkarlar.
Erhan Aktaş 76:7
8
İhtiyaçları olmasına rağmen yiyeceği; yoksula, öksüze ve tutsağa yedirirler.
Erhan Aktaş 76:8
9
Biz, sizi yalnızca Allah’ın rızası için doyuruyoruz. Sizden bir karşılık veya bir teşekkür beklemiyoruz.
Erhan Aktaş 76:9
10
Biz; yüzlerin asık olduğu, belâlı, zor günde Rabb’imizin azabından korkarız.
Erhan Aktaş 76:10
11
Allah da bu nedenle onları, o günün kötülüğünden koruyacak. Ve onları, mutluluk ve sevince kavuşturacak.
Erhan Aktaş 76:11
12
Sabretmelerine[1] karşılık onlara Cennet ve tam bir hürriyet[2] verecek. 1- Direnmek, zorluklara göğüs germek, yılgınlık göstermemek, kararlılık. 2- Ayette yer alan “harir” sözcüğüne, sözcüğün anlamlarından olan “ipek elbise” anlamının verilmesi ayetin bağlamına uygun düşmemektedir. Harir, hürriyet anlamındaki “hurr”den türetilmiştir. Arınmayı ve kurtulmayı ifade etmektedir. İpek giysi, bir tür hürriyetin simgesi sayıldığı için “harir”le ilişkilendirilmiştir. Zaten, Cennet gibi bir değerle birlikte anılan şeyin, bir elbise olması, değer olarak uygun da değildir. Cennet ve hürriyet, önem yakınlığı itibariyle birbirine daha uygun düşmektedir.
Erhan Aktaş 76:12
13
Orada, tahtlara kurulacaklar. Orada, ne şiddetli bir sıcak ne de dondurucu bir soğuk görecekler.
Erhan Aktaş 76:13
14
Meyve ağaçlarının gölgeleri üzerlerine sarkacak, meyveleri yemeye hazır olarak yaklaştırılacak.
Erhan Aktaş 76:14
15
Gümüşten kaplar ve billur kupalarla aralarında dolaşılır.
Erhan Aktaş 76:15
16
Miktarını kendilerinin belirledikleri gümüşten billur kadehler,
Erhan Aktaş 76:16
17
Ve orada, karışımı zencefil olan kadehler sunulur.
Erhan Aktaş 76:17
18
Selsebil denilen bir pınardan.
Erhan Aktaş 76:18
19
Ölümsüz gençler aralarında dolaşırlar. Onları gördüğünde, saçılmış inciler sanırsın.
Erhan Aktaş 76:19
20
Nereye baksan orada nimetler, büyük bir mülk ve saltanat görürsün.
Erhan Aktaş 76:20
21
Üzerlerinde yeşil ince ipekten ve parlak atlastan elbiseler vardır. Gümüş bileziklerle süslenecekler. Rabb’leri onlara tertemiz içecekler sunacak.
Erhan Aktaş 76:21
22
Bu sizin ödülünüzdür. Çabalarınız bu karşılığı hak etti.
Erhan Aktaş 76:22
23
Kur’an’ı sana parça parça indirdik.
Erhan Aktaş 76:23
24
Artık Rabb’inin hükmü için sabret. Onlardan, günahkârlara ve gerçeği yalanlayan nankörlere uyma.
Erhan Aktaş 76:24
25
Sabah akşam[1] Rabb’inin ismini an. 1- Her zaman, gün boyu, sürekli.
Erhan Aktaş 76:25
26
Gecenin bir bölümünde O’na secde[1] et. Ve gece uzunca O’nu tesbih[2] et. 1- Saygı gösterip, değerini takdir etme. Saygı sunma. Selama durma. Secde sözcüğü, yer aldığı ayetlerin tamamında bu anlama gelmekte olup, namazda yapılan secde gibi başın yere konmasıyla bir ilgisi yoktur. 2- Tesbihi, namaza indirgemek doğru değildir. Tesbih, tevhid inancının ve anlayışının kavranması ve Yaratıcının tüm nitelikleri ile tanınması ve tanıtılması etkinliğidir. Allah’ı tesbih etmek; O’nu şirk içeren her türlü düşünce ve inançtan arındırarak, Kendisine özgü nitelikleri ile yüceltmek demektir. (20/Taha, 130).
Erhan Aktaş 76:26
27
Onlar çabuk geçen dünyayı seviyorlar, zor günü umursamıyorlar.
Erhan Aktaş 76:27
28
Onları Biz yarattık. Yaradılışlarını sapasağlam yaptık. Dilersek onları yok eder, yerlerine benzerlerini getiririz.
Erhan Aktaş 76:28
29
Bu bir öğüttür. Artık dileyen onunla Rabb’ine varan bir yol edinir.
Erhan Aktaş 76:29
30
Allah dilemedikçe siz dileyemezsiniz.[1] Kuşkusuz Allah, Her Şeyi Bilen’dir, En İyi Hüküm Veren’dir. 1- Allah size seçme hakkı tanımasaydı siz istediğiniz şeyi seçme imkânına sahip olamazdınız.
Erhan Aktaş 76:30