Ana SayfaMealler › Erhan Aktaş
EA

Erhan Aktaş

Bu mealle oku
Erhan Aktaş meali ile okumaya başla
Kıyame 1 / 40
1
Hayır, Kıyamet Günü’ne yemin ederim.
Erhan Aktaş 75:1
2
Hayır, çok kınayan benliğe[1] yemin ederim. 1- Kıyamet Günü içine düştüğü durumdan ötürü kendisini çok ayıplayan, çok kınayan kimseye.
Erhan Aktaş 75:2
3
İnsan[1], kemiklerini asla bir araya getiremeyeceğimizi mi sanıyor? 1- Müşrikler.
Erhan Aktaş 75:3
4
Hayır, hayır! Biz, onu parmak uçlarına[1] varıncaya dek yeniden düzenlemeye gücü yetenleriz. 1- Deyim olarak, en küçük, en ayrıntılı parçasına varıncaya dek, yani “tepeden tırnağa kadar” demektir. Parmak uçları sözcüğüne “parmak izi” anlamını vermek, çok abartılı bir yaklaşımdır.
Erhan Aktaş 75:4
5
Aslında o insan[1], önünü[2] suç işleyerek[3] geçirmeyi ister.1- O müşrik. 2- Kalan ömrünü. 3- İnançsızca, sorumsuzca, boş arzu ve kuruntularını tatmin etmenin peşinde.
Erhan Aktaş 75:5
6
“Kıyamet Günü ne zamanmış?” diye sorar.
Erhan Aktaş 75:6
7
Gözler, dehşetle kamaştığında.
Erhan Aktaş 75:7
8
Ay, karardığında.
Erhan Aktaş 75:8
9
Güneş ve Ay bir araya getirildiği zaman.
Erhan Aktaş 75:9
10
İzin Günü, o insan,[1] “Kaçacak yer var mı?” diyecek. 1- Ayette söz konusu edilen “insan,” insanların tamamı değildir. İnsan sözcüğünün başında ki “el” takısıyla, bilinen, belli bir insan grubuna işaret edilmektedir. Ve bu söz konusu o insan gurubu, müşriklerdir, kâfirlerdir.
Erhan Aktaş 75:10
11
Hayır! Kesinlikle sığınacak bir yer yoktur!
Erhan Aktaş 75:11
12
İzin Günü, sığınılacak tek yer senin Rabb’indir.
Erhan Aktaş 75:12
13
İzin Günü, o insan[1], yaptıklarından da yapması gerektiği halde yapmadıklarından da bir bir haberdar edilir. 1- Ayette söz konusu edilen insan, insanların tamamı değildir. İnsan sözcüğünün başındaki “el” takısıyla, bilinen, belli bir insan grubuna işaret edilmektedir. Ve bu söz konusu o insan gurubu, müşriklerdir, kâfirlerdir.
Erhan Aktaş 75:13
14
Hayır! Aslında o insan, kendi aleyhine tanıktır.
Erhan Aktaş 75:14
15
Mazeretlerini ileri sürse bile.
Erhan Aktaş 75:15
16
Telaşla, geçiştirmeye çalışarak, dilini dolaştırıp durma![1] 1- Bu ayetin, Nebi Efendimizin Kur’an’ı ezberlemesindeki aceleciliğini uyarı konusu edindiğine dair yapılan çeviriler doğru değildir. Gerek konu bütünlüğüne ve gerek ayetin bağlamına bakıldığında, “amel defterleri” kendilerine verilip, okumaları istenen müşriklerin nasıl bir şaşkınlık ve endişe içinde telaşa kapıldıkları ve deyim yerinde ise dillerinin damaklarına yapıştığını ifade etmektedir. Öncesi ve sonrası ayetler dikkate alınarak okunduğunda bunun böyle olduğu açıkça görülecektir. (Bkz. 17/İsra, 14)
Erhan Aktaş 75:16
17
Kuşkusuz, onun toplanması ve okunması Bize aittir.[1] 1- Yaptıklarının ve ihmal ettiklerinin bir bir okunması, ortaya konması Bizim işimizdir.
Erhan Aktaş 75:17
18
O halde onu okuduğumuz zaman, onun okunuşuna tabi ol.[1] 1- Yaptıklarını ve ihmal ettiklerini bir bir anlattığımızda sen sadece dinle.
Erhan Aktaş 75:18
19
Sonra, onun beyanı yalnızca Bize aittir.[1] 1- Yaptıklarının ve ihmal ettiklerinin kanıtlarıyla ortaya konması, tek tek açıklanması Bize aittir.
Erhan Aktaş 75:19
20
“Hayır! İşin doğrusu, siz çabuk geçeni[1] seviyordunuz.” 1- Dünya hayatını.
Erhan Aktaş 75:20
21
“Ahireti de umursamıyordunuz.”
Erhan Aktaş 75:21
22
Birtakım yüzler İzin Günü ışıl ışıldır.
Erhan Aktaş 75:22
23
Rabb’lerine bakarlar.[1] 1- Rabb’lerinden ummaktalar, Rabb’lerinin lütfedeceği nimetleri beklemektedirler. “Rabb’e nazar etme”nin, Rabb’i görmekle, Rabb’e gözle bakmakla bir ilgisi yoktur. Nazar sözcüğünün; bakmanın yanı sıra, “bir kimsenin huzurunda beklemek, kapısının önünde beklemek” gibi anlamları da bulunmaktadır. Türkçedeki “eline bakmak” deyiminde olduğu gibi. Bu deyimde ele bakmaktan kast edilen şey, birilerinde n beklenen katkıdır, yardımdır.
Erhan Aktaş 75:23
24
Birtakım yüzler İzin Günü asıktır.
Erhan Aktaş 75:24
25
Bellerini bükecek bir felaketle karşı karşıya kaldıklarını anlarlar.
Erhan Aktaş 75:25
26
Hayır! Kesinlikle düşündükleri gibi değil. Köprücük kemiklerine dayandığı zaman;[1] 1- Can boğaza gelip dayandığı zaman. Ölüm anında.
Erhan Aktaş 75:26
27
“Kurtaracak olan kimdir?” denir.
Erhan Aktaş 75:27
28
Bunun ayrılık anı[1] olduğunu anlar.1- Öleceğini.
Erhan Aktaş 75:28
29
Ve ayakları bir birine dolaşır.
Erhan Aktaş 75:29
30
İzin Günü gidiş yalnızca Rabb’inedir.
Erhan Aktaş 75:30